Ana SayfaHaberlerGündem'El Bab'dan sonra Münbiç'e gideceğiz'

‘El Bab’dan sonra Münbiç’e gideceğiz’

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Konferans Merkezi'nde Polis Akademisi tarafından düzenlenen Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti Konferansı'nda konuştu.

 

"El Bab'dan sonra Münbiç'e gideceğiz"

 

Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'deki hedeflerini ise şöyle sıraladı:

 

"Şu anda El Bab'a dayandık, El Bab'ı batıdan da ayrıca çevreledik, kuşattık. Yetmez, biz şimdi oradan da Münbiç'e doğru ayrıca gideceğiz. Niye Münbiç'e gideceğiz, çok meraklı olduğumuz için değil. Münbiç'te PYD var, YPG var. Onlar da orayı terk etsin, doğuya gitsin. Bunu söyledik. 'Gidecekler' dediler, 'gitsin' dedik. Şu ana kadar bir miktar gittiğini söylüyorlar. Biz tamamen orayı PYD ve YPG'nin boşaltmasını istiyoruz."

 

PKK meselesini de, DEAŞ meselesini de, mezhep çatışması tehdidini de kaynağında önlemek için ne gerekiyorsa yapacağız. Suriye'de terörden arındırılmış güvenli bölge oluşturma çabamızın önüne kimse geçemez. Ne yapıp edip, Suriye sınırımızı tüm terör örgütlerine karşı güvenli hale getireceğiz. Irak'ta terör ve mezhep çatışması tehditleri konusunda da aynı şekilde askeri güç destekli aktif politika izlemeye devam edeceğiz."

 

"Kendi ülkesinde egemenliğini tesis edemeyen, topraklarına hakim olamayan, terör örgütlerinin canımızı acıtmasına mani olamayan hükümetlerin, Türkiye'yi eleştirmeye hakları yoktur. Türkiye, vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak için ne gerekiyorsa onu yapmaktan asla imtina etmeyecektir."

 

"Kepenk indiren bedelini ödeyecek"

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre karşı Türkiye genelinde mücadele verdiğinin altını çizerek, "Tüm güvenlik güçlerimiz, silahlı kuvvetlerimiz, tüm emniyet teşkilatımız, polisimiz ve bunun yanında köy korucularımız, hep birlikte milletçe başta Güneydoğu, Doğu olmak üzere Türkiye genelinde bir mücadele veriliyor. Bu neyi getirecek biliyor musunuz? Bölgede yaşayan tüm insanımızın da kendine olan öz güvenini artıracak. 'Kepenk indir' dediği zaman artık kepenk indiren bir Güneydoğulu, Doğulu olmayacak, ben buna inanıyorum. Çünkü böyle bir şey yaptığı takdirde onlar da bedel ödeyecekler. 'Geldiler bizi tehdit ettiler o yüzden kepenk indirdik' yok. Bu görev sadece askerin, polisin, köy korucusunun görevi değil aynı zamanda milletçe senin de görevin. Sana 'kepenk indir' diyene sen meydan okuyacaksın." değerlendirmesini yaptı.

 

PKK'lılara caddeleri, meydanları dar edeceklerini ifade eden Erdoğan, "Sokaklara hendekler açanlara karşı 'evinin içinde buyur otur' diyeceksin, ondan sonra bir evden öbür eve koridorlar açacaksın, böyle saçmalık olur mu? Buna vatanseverlik, milliyetperverlik denmez. Buna terör örgütüne yardım yataklık denir." dedi.

 

Erdoğan, polis teşkilatının, askerin, köy korucularının hep birlikte dayanışma halinde bu mücadelenin son safhasında bu işi bitireceğine inandığını dile getirerek, terörle mücadele konusunda şu anda en önemli noktaya gelindiğine dikkati çekti.

 

"FETÖ hâlen TSK, polis, yargı ve devletin içinde var"

 

Erdoğan Gülen yapılanmasının hâlen devletin içinde olduğunu söyledi ve şu ifadeleri kullandı:" 

 

"Devletin bu ihanet çetesinden tamamen temizlenmediğini biliyoruz. FETÖ hâlen TSK, polis, yargı ve devletin içinde var. Bunu bilmenizi istiyorum. Sorumluluk makamında olan Cumhurbaşkanınız olarak söylüyorum. Gereği neyse onu yapacağız. Çünkü ecdad bize bunların mantalitesi içerisinde bir ülke teslim etmedir. Ne diyor, O bize şahdamarından daha yakın. Bu ifade öyle tehlikeli bir ifadeki. Kutsal kitabımızda Rabbimiz buyuruyor. Bunun dışında hiçbir güç bize şahdamarımızdan daha yakın olamaz. Bu ifadeyi kullanmak küfürdür, şirktir. Görevimizin ve sorumluluğumuzun ağır olduğunu biliyorum."

 

"Polisimiz artık Türk milletinin, Türk devletinin polisi olacaktır"

 

Erdoğan  konuşmasında "Ruhunu Pensilvanya'ya, bölücü örgüte veya bir başka illegal yapıya satmış hiç kimseye bu akademinin çatısı altında da şehit kanlarıyla sulanmış bu mübarek topraklarda da yer yoktur, olamaz. Mesleki taassupla kariyerini, ilişkilerini, beklentilerini milletinin ve devletinin üzerinde tutan zihniyeti bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde ortadan kaldırdık, kaldırmaya devam edeceğiz." dedi ve 15 Temmuz gecesi bombalanan ve en çok şehidin verildiği Gölbaşı Özel Harekat Merkezinin hemen yanında yaklaşık 800 Polis Akademisi öğrencisi ve idarecisinin de bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

 

"Bu kardeşlerimizi de ben doğrusu gazi olarak görüyorum. Aynı şekilde Didim'de kampta bulunan akademi öğrencilerinin de darbecilere karşı direnmek üzere her türlü tedbiri alarak sabaha kadar teyakkuz halinde beklediklerini biliyorum, onlara da teşekkür ediyorum. Darbe gecesi mücadelenin en ön saflarında, son yıllarda akademiden yetişmiş genç amir ve memur polis kardeşlerimin de bulunduğunu görmekten memnuniyet duydum. Bu tablo, doğru yolda olduğumuzun işaretidir. Polisimiz artık şu grubun veya bu kesimin değil, sadece ve sadece Türk milletinin, Türk devletinin polisi olacaktır. Polis Akademisi Akademi Başkanlığı, Güvenlik ve Adli Bilimler Enstitüleri, Polis Amirleri Eğitim Merkezi, Polis Meslek Eğitim Merkezleri, Polis Meslek Yüksekokullarıyla işte bu anlayışla çalışmalarını sürdürmektedir."

 

"Müslüman aynı delikten iki kez ısırılmaz"

 

"Akademinin kapıları, 81 vilayetimizdeki tüm vatandaşlarımızın şartları tutan evlatlarının tamamına açıktır." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Akademiye girmek için tek ölçümüz, ülkesine ve milletine sadakatle bağlı olmak, başka herhangi bir yere değil, sadece Türkiye Cumhuriyeti devletine hizmet etmektir. Ruhunu Pensilvanya'ya, bölücü örgüte veya bir başka illegal yapıya satmış hiç kimseye bu akademinin çatısı altında da, şehit kanlarıyla sulanmış bu mübarek topraklarda da yer yoktur, olamaz. Mesleki taassupla kariyerini, ilişkilerini, beklentilerini milletinin ve devletinin üzerinde tutan zihniyeti, bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde ortadan kaldırdık, kaldırmaya devam edeceğiz. Çünkü bu kurum milletin kurumudur, devletin kurumudur ve sadece onlara hizmetle mükellef insanlar yetiştirmekle görevlidir.

 

Müslüman aynı delikten iki kez ısırılmaz, bu şuurda olacağız. Geçmişte yapılan hatalardan gereken dersleri çıkararak, kendimize yeni ve aydınlık bir gelecek kurmakta kararlıyız. Bu konuda en büyük görev işte bu anlayışla yeniden yapılandırdığımız Polis Akademisi'nin idareci ve öğrenci mensupları olarak sizlere düşüyor. Yeni Türkiye'yi inşallah gerek saygıdeğer hocalarımız, gerekse sevgili öğrencilerimiz sizlerle birlikte inşa edeceğiz."

 

Kaynak: AA

- Advertisment -