Ana SayfaHaberlerGündemErdoğan'dan AP'ye: Sonucun bizim için kıymeti yok

Erdoğan’dan AP’ye: Sonucun bizim için kıymeti yok

 

İslâm İşbirliği Teşkilâtı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Dâimi Komitesi (İSEDAK) 32. Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'ne (AB) tepkisini sürdürdü. Avrupa Parlamentosu bu hafta Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerini askıya alıp almamayı değerlendiriyor. Konu, Perşembe günü oylamaya sunulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuyla ilgili, "Peşinen söylüyorum; sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur" dedi. "AP’nin böyle bir oylama yapması bile terör örgütlerine kol kanat gerdiğinin, onların yanında saf tuttuğunun ifadesidir" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

 

"Yarın (Perşembe) Avrupa Parlamentosu'nda bir toplantı olacak ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik müzakereleri için oylama yapacaklarmış. Peşinen ifade etmek isterim ki şu anda buradan söylüyorum, ekranları başında izleyen tüm dünyaya sesleniyorum: Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. 15 Temmuz gecesi demokrasi ve istiklâli için canlarını ortaya koymuş bir milletin iradesini hiçbir terazi tartamaz. Bu ülkenin istikrar ve istikbâl mücadelesi orada ellerin havaya kalkıp inmesiyle kesintiye uğrayacak değildir. Bu millet tatlı su demokratı olmadığını, iradesine, özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkmak için gerekirse canını feda edebileceğini 15 Temmuz gecesi tüm dünyaya ispat etmiştir. Bu oylamanın siyasi bir bağlayıcılığı olmasa da açıkçası verilmek istenen mesajı benim hazmetmem mümkün değildir. Avrupa Parlamentosu'nun böyle bir oylamaya gitmeye tevessül etmesi dahi terör örgütlerine kol kanat gerdiğinin, onların yanında saf tuttuğunun ifadesidir."

 

"Türkiye'ye yönelik algı operasyonları azalmak yerine artıyor"

 

"15 Temmuz gecesi büyük bedel ödeyen milletimiz, Batı tarafından insafsız eleştirilere, haksız ithamlara muhatap oldu. Demokrasiye sahip çıkan bu millet, taltif edilmek yerine adeta cezalandırılmaya çalışıldı. Bu çifte standartlı, ikiyüzlü tutum halen devam ediyor. Türkiye'ye yönelik algı operasyonları azalmak yerine artıyor."

 

"Biz, Avrupa Birliği'nin değerlerine pek çok üye ülkeden daha fazla sahip çıktığımızı bugüne kadar sayısız kez ortaya koyduk. Ancak, Batılı muhataplarımızdan kulağa hoş gelen sözlerin ötesinde somut bir destek görmedik. Tam tersine taahhütlerin hiçbiri gerçeğe dönüşmedi, verilen sözler yerine gelmedi."

 

"Bu örgüt, günümüzün neo haşhaşileri"

 

Erdoğan konuşmasında ayrıca Gülen örgütü için "neo haşhaşi" nitelemesi yaptı.

 

"Şunu burada bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum; Fetullahçı Terör Örgütü ve kendinin mehdi olduğu hezeyanına kapılan Pensilvanya'daki elebaşı, sadece Türkiye için değil, bir şekilde sızdıkları tüm ülkeler için büyük bir tehdittir."

 

"Bu örgüt, günümüzün neo haşhaşileridir. Eğitim, diyalog, hayır, hizmet gibi kavramların perdesini kaldırdığınızda göreceğiniz şey nedir biliyor musunuz? Riyadır, iftiradır, hırsızlıktır, sapkınlıktır, kindir, kandır. Ülkemizde son yıllarda işlenen siyasi cinayetlerden terör hadiselerine, ekonomik manipülasyonlardan yolsuzluklara kadar birçok hadisenin arkasında bu örgütün olduğunu artık çok daha iyi görüyoruz. Nasıl DEAŞ, PKK, El Kaide, Boko Haram ve Eş Şebab ile mücadele ediyorsak FETÖ ile de aynı kararlılıkla mücadele etmeliyiz."

 

'Diktatör' çıkışı

 

Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından diğer satır başları ise şöyle:

 

"Olaylar karşısında susarsak, bir şey demezsek, Batı'ya selâm duran eli kanlı tiranları kırmızı halılarda ağırlamayı, kendilerini eleştirenleri ise diktatör olarak yaftalamayı bunlar sürdüreceklerdir. Eğer bunlar birisine 'diktatör' diyorsa benim indimde o iyidir. Ecdadımız da değerlendirmeyi böyle yapmış. 'Filanca mı dedi, o zaman onun tersini düşün…' Ben de şimdi bunlar birilerine diktatör mü diyor, orada tam tersini düşüneceksin, o insan gayet iyidir. Çünkü onların çıkarlarına gelmiyor. Şimdi ABD bir seçim yaşadı değil mi? Hesap tutmadı. Hesap farklıydı, seçimi Trump kazandı. Amerika'da Trump'a ne demeye başladılar? Diktatör demeye başladılar. Avrupa'nın değişik ülkelerinde sokaklara döküldüler, diktatör demeye başladılar. Hani demokrattınız? Demokrasi sandık değil mi? Sandıktan çıkan neticeye saygı değil mi? Sandıktan çıkan neticeye niye saygı duymuyorsunuz? Sandıktan şimdi böyle bir netice çıktı, Trump çıktı, saygı duyun. Bize de geliyorlar diyorlar ki 'Bak Trump, Müslümanların aleyhinde konuştu, İslâm'ın aleyhinde konuştu'… Biz siyasette bu tür şeylerin hepsine alışığız. Bugün böyle konuşulur, sonra bu yanlış düzeltilir. Fakat biz burada kalkıp kesinlikle oyuna gelmememiz lâzım."

 

"Aynı oyunu, aynı numarayı çevirmek istiyorlar"

 

"En son Amerikan Kongresi'nin 11 Eylül terör hadisesi konusunda aldığı kararı biliyorsunuz değil mi? Ne kararı aldılar? Dediler ki 'Bu iki kuleyi Suudi Arabistan vurdu, öyleyse bunun bedelini Suudi Arabistan'dan alacağız. İsteyen Suudi Arabistan aleyhinde dava açabilir.' Başlattılar mı? Dava açmaya başladılar. Böyle mantıksız bir şey olabilir mi? Her ülkenin içinden terörist çıkar mı? Çıkar. Sen şimdi benim ülkemden bir terörist çıktı diye nasıl oluyor da bir devleti, bir ülkeyi cezalandırıyorsun. Böyle bir şey olabilir mi? Ama Amerikan Kongresi böyle bir kararı alabilme cüretini gösterdi. Bakın şimdi yeni bir adım daha atıyorlar. Onu da söyleyeyim. Yine Amerika. Kuveyt Türk ve Kuwait Foundation. Bunların bankalarıyla ilgili teröre destek verdikleri düşüncesiyle şimdi bunlara yönelik de aynı oyunu, aynı numarayı çevirmek istiyorlar."

 

"Sesimizi ve tepkimizi yükseltmemiz gerekiyor"

 

"İslâm ülkeleri olarak bu çifte standart karşısında, insanımıza zarar veren bu eylemler karşısında artık sesimizi ve tepkimizi yükseltmemiz gerektiğini düşünüyorum. Batılı ülkelerin kendi çıkmazlarını, kendi bunalımlarını İslâm dünyası ve Müslümanlar üzerine yansıtarak perdelemesine daha fazla tahammül edemeyiz. Çünkü biz tepkimizi demokrasinin imkanları içinde ortaya koymazsak, emin olun bu tavrın sahipleri daha fazla cesaret bulacaklardır. Biz haksızlıkları yüzlerine vurmazsak, korkarım ki bunların pervasızlıkları daha da artacaktır. Biz sessiz kalırsak, Batılı ülkeler için El Kaide, DEAŞ gibi terör örgütleri kötü, ama şu an için onlara zarar vermeyen PKK, YPG, DHKP-C, FETÖ gibi yapılar iyi olmaya devam edecek."

 

"Müslümanlar olarak adeta dünyanın yükünü bizler omuzlarımızda taşıyoruz"

 

"Dünya özellikle de içinde yer aldığımız bölge, uzun bir süredir siyasi, sosyal ve ekonomik buhranlarla boğuşuyor. Küresel sistemdeki fay hatlarının hareketlendiği, kırılmaların, sarsıntıların hatta Suriye, Irak, Libya, Yemen'de olduğu gibi devletleri altüst eden büyük depremlerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Hepimiz de bir şekilde bu kritik süreçten etkileniyoruz. Esasen bugün dünya siyasetini meşgul eden, gündemi esir alan krizlerin neredeyse tamamı İslâm ülkelerinde vuku buluyor. Müslümanlar olarak adeta dünyanın yükünü bizler omuzlarımızda taşıyoruz."

 

"Daha birkaç gün önce hemen yanı başımızda, Doğu Halep'teki sivillere hizmet veren son hastane de rejim ve destekçileri tarafından enkaza çevrildi. Sadece son 1 yıl içinde Akdeniz'in karanlık suları açlıktan, fakirlikten ve sefaletten kaçarken boğulan 5 bin mazluma mezar oldu. Suriye ve Irak'taki iç savaşın Avrupa'ya göçe zorladığı 10 bin kayıp çocuğun nerede olduğu, kimin elinde olduğu bilinmiyor. Bize her fırsatta insan hakları, demokrasi, özgürlük dersi veren ülkeler, kendilerine sığınan çocuklara dahi sahip çıkmaktan acizler. Onlara kapılarını açmadılar, açmıyorlar. Tam aksine onları dikenli tellere mahkûm ediyorlar."

 

Altın önerisi

 

"İslâmi finans 2015'te 2,1 trilyon dolar oldu. İslâmi finans ve varlık temelli yaklaşımla krizlere deva olacak çözümleri önemsiyorum. Uluslararası döviz baskısından nasıl kurtulacağız? Bunun adımlarını atmakta yarar görüyorum. Para birimde, hatta altına yönelik adımların atılmasından yanayım. Biz bunları artık, şu veya bu parayla değil, gelin bu paraları altına dönüştürelim ve altınla ifade edelim. Altınla ifade ettiğimiz zaman o paraların baskısı altında kalmayız. Bu sistemin potansiyelinin, mevcut rakamın çok daha üstünde, 7 trilyon dolar civarında olduğu ifade ediliyor.

 

Özellikle İSEDAK Gayrimenkul Kıymetler ve Altın Borsalarının kurulması yönündeki çalışmaları da yakından takip ediyoruz. İnşallah bu çalışmaların kısa sürede tamamlanarak ülkemizin istifadesine sunulacağını ümit ediyorum."

 

Kaynak: Al Jazeera, AA

- Advertisment -