Sur’da ‘TOKİ’ iddialarına yalanlama

 

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Diyarbakır, Valiliğinde basın toplantısı düzenledi. Bakan Sarı, Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki kamulaştırma kararıyla ilgili bilgi verdi. Sarı, "Sur'da yapacağımız çalışmaları aslında temelini 2012 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi’nden onaylanan Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı çerçevesinde yapacağız. Burada yapacağımız çalışmanın temeli 2012 yılında onaylanmış, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi’nden geçmiş olan plan çerçevesinde yapılacaktır" diyerek, bu planın onaylanmasından hemen sonra Suriçi ve Sur'un çevresindeki halkanın riskli alan ilân edildiğini belirtti.

 

Riskli alandan sonra iç mahallede kamulaştırma ve oradaki bölgede bir çalışma başlatıldığını, bu çalışmayı yetki alan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 2014'teki yerel seçimlere kadar devam ettirdiğine değinen Sarı, yaklaşık 700'e yakın hak sahibine konut verildiğini, 20 milyon liraya yakın kamulaştırma bedeliyle oradaki kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini aktardı.

 

İlk çalışma 6 mahallede

 

Sarı, "Maalesef bu çalışmalar 2014'te Büyükşehir Belediye Başkanı’nın değişmesiyle tamamen durdurulmuştur. Bugün bu çalışmanın devamı şeklinde çalışmayı biz öncelikle operasyonların bittiği, terörden temizlenen 6 mahallede başlamak suretiyle gerçekleştireceğiz"  dedi.

 

Sarı, Sur'un genelinde yapacakları çalışmanın 2012 yılındaki Koruma Amaçlı İmar Planı’na uygun olacağına işaret ederek, şöyle devam etti:

 

"Sur'da bahsedildiği gibi TOKİ'nin yüksek katlı konutları olacak, orada bir rant elde edilecek, insansızlaştırılacak, başka insanlar getirilecek gibi bu iddialar kesinlikle karşılıksızdır ve yanlıştır. Böyle bir şey olmayacak. Buradaki vatandaşlarımız isterlerse rezerv alanlardaki konutları tercih ediyorlarsa oradan konut sahibi olacaklar. İsterlerse kendi bulundukları mahallelerde yeni yapılacak alanlarda konut sahibi olabilecekler. Esnafımız yine işlerine devam edecektir. Bu etap etap yapılacak bir çalışmadır."

 

"Bugün vatandaşlarımıza anlatılan, yansıtılan buradaki devlet her binaya el koyacak, tamamen burayı kamulaştıracak, hatta kamulaştırdı, hatta ihaleye çıktı. Falanca firmaya verdi gibi iddialar tamamen yanlıştır. Bizim öncelikle yapacağımız çalışma Türkiye'nin her yerinde yaptığımız her anlamda vatandaşla ikili görüşmeler onların istekleri doğrultusunda çözüm üretmek ve bu çözüm doğrultusunda da yeni bir yapılanmaya gitmektir. Yapacağımız çalışmalar bu doğrultuda olacaktır. Vatandaşlarımız kesinlikle mağdur edilmeyecektir. Orada yaşayan bütün vatandaşlarımızın ihtiyaçları doğrultusunda bütün çözüm önerilerini kendilerine sunacağız. Hiç kimse endişe etmesin, devletin güvencesi altında kendi tercihleri doğrultusunda yaşam alanları kendilerine teslim edilecektir."

 

Çalışmanın içeriğinin imar planında net olarak belirtildiğini, tescilli binaların ve yöresel mimariye sahip binaların korunması ve yeniden restore edilmesinin bu çalışmanın kapsamında olduğuna dikkat çeken Sarı, Sur'da yapacakları çalışmanın bu şekilde olacağını ifade etti.

 

"Devlet, şefkat eliyle burada"

 

Kültür Bakanı Ünal ise, "Bakanlıklarımızla 'şehir ve kültür' anlamında, şehirlerin hafızasını ve kimliğini ihya etmek, şehirleri taşralaştırmaktan kurtarmak ve şehirlerin yeniden kültür ve sanat üreten merkezler haline dönüşmesini sağlamak için başlattığımız çalışmaya biz öncelikle Sur'dan başlıyoruz" açıklamasını yaptı.

 

Yılmaz’ın konuşmasınan satır başları şöyle:

 

"Bugün devlet, şefkat eliyle burada. Devlet ihya, imar, inşa, kültür, sanat ve çevre için burada. O nedenle herhangi bir şekilde birileri engellemeye kalkışsalar, birileri maalesef ideolojik angajmanları ve talimatla hareket etseler de birileri maalesef yalanı ve iftirayı ısrarla bir propaganda biçimine dönüştürseler de biz Diyarbekir'den vazgeçmeyiz."

 

"Kültür, şehir, insan gibi varoluşumuzun temel anlamını oluşturan bu dinamikler birilerinin siyasi angajmanlarına kurban edilemez. Hele hele 40 yıldan beri dağda kalbi ve kafası artık taşlaşmış ve betonlaşmış birilerinin, terör baronlarının talimatlarıyla artık insanların yaşam ve özgürlük alanları, insanların kültür ve toplumsal talepleri engellenemez. Eğer siz şehirlere tonlarca bomba yerleştirip, el yapımı bombalarla şehirleri tahrip edip, sonra da kalkıp devlete ve güvenlik güçlerine söz söyleme hakkına sahip olamazsınız."

 

Kaynak: AA

Önceki İçerikMazlum devlet, zalim aydın?
Sonraki İçerikBir hastalanmanın anatomisi