Üniversiteye infaz daha acil mesele!

 

İlim ve Sanat Vakfı’nın kurduğu İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kapısına kilit vurulmak amacıyla hazırlanan yasa tasarısı, TBMM Mili Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’ndan geçti. Mevcut düzenlemeye göre, bir üniversitenin tamamen kapatılabilmesi için kurucu vakfa kayyım atanması halinde dahi tek yetkili organ vakıf mütevelli heyeti iken; Yüksek Öğrenim Kanunu’nun bazı maddelerinde değişiklik yapılmasını öngeren tasarı ile komisyondan geçirilen yeni kanun maddesyle bu yetki YÖK’e devredildi. Kurucuları arasında Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’na ve öncesinde de vakfın kurucusu olduğu İstanbul Şehir Üniversitesi’ne kayyum atanmıştı.

 

Tasarıdaki ilgili maddeye göre vakıf mütevelli heyeti, üniversite üzerindeki tüm yetki ve haklarını kaybediyor, bunlar  tümüyle YÖK’e devredilerek Şehir Üniversitesi’nin kapanmasının önü açılıyor. TBMM Milli Eğitim Komisyonu’na getirilen teklife İYİ Partili Şenol Sunat, CHP’li Utku Çakırözer ve HDP’li Mehmet Rüştü Tiryaki itiraz etti. İYİ Partili Şenol Sunat, ilgili maddeye ilişkin olarak “12. madde bana Şehir Üniversitesi’ni hatırlatıyor” derken, HDP’li Mehmet Rüştü Tiryaki de “Hepimizin aklına gelen o” diyerek, endişelerini dile getirdi. CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de Şehir Üniversitesi’nin son aylarda yaşadığı süreci aktardı. Çakırözer “Hem Genel Kurul’da hem de Plan Bütçe Komisyonu’nda birçok sektöre maddi imkanlar, aflar ve ödeme kolaylıkları çıkardık, bunu da hep o sektör yaşasın, o sektörde istihdam edilen insanlar yaşasın diye çıkardık ama ilginç bir şekilde iktidar, geçtiğimiz aylarda, büyük olasalıkla tabii yorumu size aittir, içinden çıkan muhalif hareketlere tepki olarak bir üniversiteyi ve onu kuran vakfı resmen kapattı, adı kapanma olmadı da devredildi” dedi. Çakırözer, şöyle devam etti: “Üniversite ve onun kurucu vakfı, ‘biz bunu ödemek istiyoruz’ diye çok talepte bulundu, buna bir ödeme kolaylığı sağlanabilir mi diye ama işte, medya kuruluşu satın alınsın diye kredi veren kamu bankaları bile buna sırt döndü ve bu noktada da Şehir Üniversitesi bir başka üniversiteye devredildi, vakfına kayyum atandı. Geldiğimiz noktada da bu madde çok açık bir şekilde nokta atışı ile Şehir Üniversitesi’nin kapatılmasını içeriyor.”

 

Vakıf üniversitelerinin faaliyetlerinin durdurulması, öğrencilerinin eğitiminin devamı gibi konularda da düzenlemeye yer verilen teklifin 13. maddesinin, Şehir Üniversitesi’ni kapatmaya imkan tanıyacak şekilde hazırlanması dikkat çekti. Düzenlemeye göre, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişiklikle kayyım atanarak garantör üniversiteye devredilen bir vakıf üniversitesinin ekonomik olarak borçlarını ödeyip ödeyemeyeceği her dönem sonu kontrol edilecek. Garantör üniversitenin kararı ve YÖK’ün onayı ile üniversitenin faaliyet izni kaldırılabilecek. Bu durumda kurucu vakfa atanan kayyımın görevi sona erecek ve vakıf üniversitesinin tüm mal varlığı garantör üniversiteye devredilecek.

 

Mevcut yasada bir vakıf üniversitesinin denetlenmesi ve hangi koşullarda garantör üniversiteye devredileceği gibi konularda yeterli düzenleme olmasına rağmen ‘kapatma’nın önünü açmak için kanun maddesine nokta atışı eklemeler yapılması dikkat çekti. Şehir Üniversitesi’ni tamamen kapatmaya yasal dayanak hazırlayan düzenleme şu şekilde: “Vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izinin kaldırılması, kurucu vakfın tüzel kişiliğini etkilemez. Faaliyet izni kaldırılan vakıf yükseköğretim kurum adına mülkiyeti Hazine’ye ait veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmazlara ilişkin tesis edilen irtifak hakları ile verilen kullanma izinleri iptal edilir ve bu taşınmazlar ile fiilen kullanılan taşınmazlar aynı amaçla kullanılmak üzere garantör üniversiteye tahsis edilir.”

 

“Vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin kaldırılması halinde, kurucu vakfa atanan kayyımın görevi sona erer. Faaliyet izni geçici olarak durdurulan vakıf yükseköğretim kurumunun, eğitim öğretim faaliyetleri için mülkiyetinde yeterli taşınmazı bulunmadığının veya mevcut malvarlığıyla eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdüremeyeceğinin garantör üniversite tarafından tespiti ve yükseköğretim kurulunca onaylanması halinde, üçüncü fıkra uyarınca faaliyet izni kaldırılır.”

 

'SİYASİ BİR CEZALANDIRMA'

 

Gelecek Partisi Sözcüsü Selim Temurci Şehir Üniversitesi’nin kapatılmaya çalışılmasına sosyal medyadan tepki gösterdi. “Krizi fırsata çevirmek isteyenler boş durmuyor” açıklamasında bulunan Temurci “Şehir Üniversite’sini tam anlamıyla ortadan kaldıracak yasal düzenleme Meclis’e sunuldu. En değerli vakıf üniversitelerimizden biri adeta siyasi bir cezalandırmaya kurban ediliyor. Türkiye virüsü, birileri Şehir’i bitirme gayretinde” dedi.

Önceki İçerikAçık cezaevindeki hükümlülere ‘korona’ izni
Sonraki İçerikKoronavirüs yarasa kanatlarından mı dünyaya yayıldı?