Kadınlardan ‘sığınak istiyoruz” kampanyası

Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezi Kurultayı Bileşenleri, şiddet mağduru kadın ve çocukların korunup desteklenebileceği sığınma evlerinin sayısının artırılması ve güçlendirilmesi talebiyle "Sığınak istiyoruz" kampanyası başlattı.

Sosyal medya hesaplarından #Sığınakİstiyoruz #SığınaksızBirDünya #YaşasınKadınDayanışması heştegleriyle duyurdukları kampanyaya kadınlar ve kadın örgütleri de destek verdi.  

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca yayımlanan “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı”nda, Anayasanın sığınma evi açmayı bir yükümlülük olarak görmesine ve Belediyeler Kanunu’nda “Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konuk evi açmak zorundadır” hükmü yer almasına rağmen Türkiye’de sadece toplam 3 bin 576 kişi kapasiteli 148 sığınma evi bulunuyor. Bu evlere ihtiyaç duyan ve sığınan kadınlar yalnızca bir ay kalabiliyor ve 10 yaşından büyük oğlan çocukları evlere alınmıyor.

Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezi Kurultayı Bileşenleri’nin açıklamasında İstanbul Sözleşmesi’nin halen yürürlükte olduğuna işaret ediliyor ve şöyle deniyor:

“Türkiye her ne kadar bu sözleşmeden, kadınların itirazına rağmen, çekilmiş olsa da bizler bu kararı tanımıyor ve İstanbul Sözleşmesi’ni temel almakta ısrar ediyoruz. Şiddete maruz kalan kadın ve çocuklara ihtiyaçları olan destekleri sağlamak ve kadına yönelik şiddeti önleyecek mekanizmaları kurmak merkezi ve yerel yönetimlerin sorumluluğu ve yükümlülüğüdür. Acilen İstanbul Sözleşmesi’nde tanımlanan sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz!”

Kampanyada dile getirilen talepler

■ Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sorumluluğunu yerine getirmeli, sığınakların sayısını ve kapasitesini artırmalıdır!

Avrupa Konseyi’nin standartlarına göre, sığınaklarda her 10.000 kişi için kalacak bir yer olması ve her 50.000 kadın için bir dayanışma merkezi açılması gerekmektedir.
■ Belediyeler sorumluluklarını yerine getirmeli, sığınakları açmalıdır!

*5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. Maddesinin a bendine göre, büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 binin  üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için sığınak açmakla yükümlüdürler.

■ Bakanlık ve belediyeler da(ya)nışma merkezleri açmalıdır!

■ Açılan ve açılacak sığınaklarda ve da(ya)nışma merkezlerinde feminist yöntemler uygulanmalıdır!

■ İstanbul Sözleşmesi’nin sığınaklar ve dayanışma merkezlerine dair getirdiği standartlardan vazgeçmiyoruz!

“Sığınak istiyoruz!” kampanya metninden alıntılar:

Sığınak istiyoruz çünkü; Kadınlar erkek şiddetinin çaresiz hissettiren sarmalından, şiddet tehdidinden ve şiddetin etkilerinden uzaklaşıp, varsa çocuklarıyla birlikte ihtiyaç duyduklarında şiddetsiz bir hayat kurmak için sığınaklara gidebilmelidir.

Sığınak istiyoruz çünkü; sığınaklar; erkek şiddetinden uzaklaşarak, bağımsız bir yaşam kurmak için ihtiyaç duyduğumuz sosyal, psikolojik, hukuki vb. destekleri alabileceğimiz ve kadınlarla dayanışma kurabileceğimiz güvenli yerlerdir. Sığınak, feminist mücadele ile kazanılmış bir haktır ve yaşam güvencesidir.

“Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sığınakların sayısını ve kapasitesi artırmalıdır!”
“83 milyonluk Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluştururken 148 sığınağın toplam kapasitesinin 3 bin 576 ile sınırlı olması, sığınak hakkımızın ihlalidir. Sığınakların sayıları ve sığınaklarda sağlanan hizmetlerin niteliği bu kadar yetersizken, kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadele edildiğini söylemek inandırıcı değildir. Avrupa Konseyi’nin standartlarına göre, sığınaklarda her 10.000 kişi için kalacak bir yer olması ve her 50.000 kadın için bir dayanışma merkezi açılması gerekmektedir.

“Belediyelerin duyarlılıkları afişlerde ve sözde kalmamalı; erkek şiddetini önlemek için da(ya)nışma merkezi ve sığınakları derhal açmaları zorunludur. Gittikçe yaygınlaşan kayyum belediyeleri var olan sığınakları işlevsiz hale getirirken, kadınların güçlendirilmesi için kurulan kurumları ve ilgili birimleri ya kapatmakta ya da bunların içini boşaltarak etkili bir çalışma yürütmelerini engellemektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. Maddesinin a bendine göre, büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için sığınak açmakla yükümlüdürler.

“Yalnızca üstünde çatısı olan dört duvarlar istemiyoruz”
“Şiddetle mücadelede sağlanan destekler sunulurken, sistematik şiddetin yarattığı tahribatı dayanışmayla gidermeye ve kadınların kolektif olarak güçlenmesine dayalı politikaların izlenmesi zorunludur. Çünkü yıllarca verdiğimiz mücadele deneyiminden biliyoruz ki kadınları dinleyen ve görüşlerini önemseyen, kendi ihtiyaçlarını görmelerini sağlayan ve kendi kararlarını verebilmeleri için güçlerini açığa çıkaran feminist yöntemler, kadınların şiddetten uzak bir hayat kurabilmeleri için onları destekler.

“Özgür ve bağımsız hayatlar için da(ya)nışma merkezleri ve sığınaklar istiyoruz!”
“Kadınları güçlendiren, bağımsız hayatlar kurmalarını teşvik eden yaklaşımla yapılacak sosyal çalışma sonucunda kadınlar şiddetten uzaklaşabilirler. Bu nedenle devletin feminist yöntemlerle, kadınları merkeze alan bakış açısıyla yürütülecek da(ya)nışma merkezi ve sığınaklar kurması ve sürdürmesi elzemdir. Yıllardır kadına yönelik şiddetle mücadele eden ve kadınların deneyimlerine tanıklık ederek, onlardan öğrenen, şiddetin her kadının hayatındaki farklı tezahürlerini ve şiddetten uzaklaşmaya çalışırken kadınların karşılarına çıkan engelleri gören feministler olarak, gerek ulusal ve uluslararası mevzuat, gerekse kadınların ihtiyaçları dikkate alınarak, kadın da(ya)nışma merkezleri ve sığınakların sayısının artırılmasını talep ediyor ve bu kurumlarda kadınlara onları güçlendirici, nitelikli desteklerin verilmesinin zorunlu olduğunu hatırlatıyoruz. Kayyum atamalarıyla değişen yönetimlerin kapattığı kadın dayanışma merkezleri ve sığınakların yeniden açılmasını, var olan da(ya)nışma merkezlerinin ve sığınakların korunmasını ve güçlendirilmesini talep ediyoruz.”

Açıklamanın tam metni için: http://siginaksizbirdunya.org/tr/haberler/167-kadin-siginaklari-ve-da-ya-nisma-merkezleri-kurultayi-bilesenleri-olarak-siginak-i-stiyoruz-kampanyasi-baslatiyoruz

Önceki İçerikProf. Dr. Doğan Kuban’a ‘Jean Tschumi mimari yazın’ ödülü verildi
Sonraki İçerik4 Mayıs 1937 Dersim