CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tv100’de canlı yayın konuğu oldu.
“Hem grup başkanısın hem de başka parti kuracağım diyorsun”
Kılıçdaroğlu: “Hangi gerekçeyle ayrı parti kuruyorsunuz? Hem parti içindesiniz hem partinin grup başkanısınız hem de ben ayrı parti kurmak için çalışıyorum diyeceksiniz. Bu olur mu Allah aşkına? Biz elbette konuşuruz. Kavga etmedik, yumruklaşmadık.
Hangi gerekçeyle parti kurma ihtiyacı ortaya çıkmış?”
“Size iki annenin ‘çocuk benim’ diye tartıştığı bir öykü anlatayım.
Padişah ‘çocuğu ortadan ikiye böleceğim’ deyince, gerçek anne fedakârlık yapıp ‘hayır, çocuk onun olsun’ der ve padişah çocuğu ona verir. Şimdi fedakârlık bana düşüyor.
Grup toplantıları yapacağını söylüyor; yapsın, yapabilir. Ama bu doğru değil; ne hukuka ne partinin iç tüzüğüne ne de partinin iç hukukuna uygun. Ama ‘yapacağım’ diyor.”
Kılıçdaroğlu’ndan Numan Kurtulmuş’a
“Meclisi yöneten Numan Bey ne yapıyor? Bu sahtekarlığın sesini duydunuz mu Numan Bey’den? Senin sesin niye çıkmıyor? Eğer sesi çıkmazsa o da bu sahtekarlığın ortağıdır. Kimse kusura bakmasın!”
Soru: Çankaya Belediye Başkanı’na yapılan operasyonla ilgili neden açıklama yapmadınız?
Kılıçdaroğlu: “Kuşkularım vardı. Şimdi onlara girmeyelim. O konularda yorum yapmak istemiyorum.
Aklanıp gelecekler biz de onları kucaklayacağız. Bilmediğiniz bir konuda nasıl fikir beyan edeceksiniz? Çankaya Belediye Başkanımız herhalde kendisini savunacaktır. Az önce örnek verdim; Adıyaman Belediye Başkanı. O da yargılandı. Aklandı.”
Kılıçdaroğlu ‘Hain Kemal’ yazısı ve sloganlarına tepki gösterdi
“Tepki gelebilir ama tepkinin ahlaki dozu aşıp başka bir alana evrileceğini hiç düşünmemiştim; çünkü CHP’nin kültüründe bu yoktur. Genel Başkan saygı ölçüsü içinde eleştirilir.
Genel merkeze yazılan o yazıyla ilgili tespit yapılanlar var; görüntüler galiba savcılıkta. Kim olduğu biliniyor. Partinin kendi içindeki kameralardan o görüntülerin tamamı alındı ama görüntülerde tam olarak ne var ne yok çok fazla bilmiyorum.”
Kılıçdaroğlu:
“Daha önce bana Mansur Bey, Vahap Bey ve Engin Bey gelip bana bunu sordu. Mutlak butlan kararından çok önce geldiler. 100 yıllık partiyi kayyuma teslim edemeyiz dedim. Ama mutlak butlan kararı çıkarsa o zaman oturur konuşuruz dedim.
Parti bizim partimiz, kirlilikten arınması lazım. Bu parti kirliliği kabul etmez.
Arınma olmadan olmaz. CHP’nin de arınması lazım.
Milletvekillerinin tedbirli olarak disipline verilmesi de arınmanın ilk adımı. Bir il başkanını görevden aldık, 40 gazete için 10-20 milyon lira para vermişler. Yarın açıklayacaklar arkadaşlar. Belli ki naylon fatura. Bunlar olmaz. Partinin ahlakıyla uyuşmayan kişileri arındıracağız.”
Deniz Göktaş bana ‘CHP’yi salın’ demedi”
Kılıçdaroğlu Deniz Göktaş’la olan görüşmesini anlattı:
“Olayı ilk duyduğumda, bu kişiye kesinlikle sahip çıkmamız gerektiğini düşündüm. Neden mi? Çünkü bu arkadaşımız her şeyden önce bir sanatçı. Kendisini ve sanatını beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz, bu ayrı bir konudur; ama o bir sanatçıdır.
Hakkında soruşturma açıldığını öğrendiği an sırtında çantasıyla kendisi İstanbul’a gelmiş bir insanı, ters kelepçe vurarak mahkemeye çıkaramazsınız. Bu uygulama her şeyden önce benim demokrasi, sanat ve kültür anlayışıma tamamen aykırıdır. Sırf bu haksızlığa karşı durmak için yanına gittim.
Ziyaretimle ilgili basında bazı iddialar ortaya atıldı. Güya bana “CHP’yi boş verin, CHP’yi salın” gibi bir şey söylediği iddia edildi.
Açıkça ifade edeyim: Aramızda kesinlikle böyle bir konuşma geçmedi. Görüşme boyunca “CHP” lafı dahi telaffuz edilmedi. Kendisine sadece geçmiş olsun dileklerimi ilettim, moralini bozmaması gerektiğini söyledim, benden bir talebi olup olmadığını sordum ve yanından ayrıldım. Kaldı ki böyle bir şey söylemiş olsaydı bile ben bunu hoşgörüyle karşılardım. Karşımızdaki kişi bir sanatçı; duygularıyla hareket edebilir
Elbette bu süreçte katılmadığım, doğru bulmadığım noktalar da var. Dini duyguların istismar edilmesini hiçbir şartta doğru bulmam. Kişilerin inançları ve kutsalları asla mizah konusu yapılmamalıdır. İnanca da kimliğe de her zaman saygı duyulmalıdır. Bu değerler tartışma dışıdır.”
“Protesto edenler CHP’li değil TİP’li”
Kılıçdaroğlu: “Onlar CHP’li değil. Ağırlıklı olarak İşçi Partililer. Bir CHP’li, CHP Genel Başkanının çelengiyle uğraşmaz. Sever, sevmez o ayrı bir şey. Sloganı atanlar da CHP’li değil.”
“Belediye başkanları taraf seçmeye zorlanmamalı”
Kılıçdaroğlu: “Erdal Beşikçioğlu’nun cevabı çok güzel bir yanıt bana göre. Kişi tercihe zorlanmamalı. Hele Belediye Başkanları hiç zorlanmamalı. İl Başkanı bunu sorabilir ama Belediye Başkanları partiye bağlıdırlar. O kadar.”
Soru: “Ekrem İmamoğlu’nun son duruşmasında savunma hakkının elinden alındığını düşünüyor musunuz?”
Kılıçdaroğlu: “Doğru değil. Özgürce kendi savunmasını yapmalı ve yargı ona uygun ortamı sağlamak zorundadır. Avukatı dinliyorsunuz,iddia makamını dinliyorsunuz e bir de sanığı dinleyin. Savunma yapmasını engellerseniz adalet yara alır”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.