Kılıçdaroğlu’ndan Bahçeli’ye ‘Andımız’ tepkisi: “Hâkimi Erdoğan atıyor, sen Danıştay’ı suçluyorsun”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan’a “Andımızın hangi cümlesinden rahatsızsınız?” diye soran Kılıçdaroğlu, açıklanan ekonomi paketini de “eski cümleleri kopyalamışlar sözleriyle değerlendirdi.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeminde Andımız tartışmaları ve ekonomi paketi vardı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Andımızın hangi cümlesinden rahatsızsınız?”

“Vatanını milletini seven ve AK Parti’ye oy veren kardeşlerime ve parantez içinde Bahçeli’ye de seslenmek istiyorum. Sayın Erdoğan, Andımızın hangi cümlesinden rahatsızdır, çıksın milletin önünde açıklasın. Açıklayamaz.

“Andımızı Cumhur İttifakı kaldırdı”

“Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nda iki yıl bekledi, dört hâkim değiştirildi, Erdoğan’ın talimatıyla yeni hâkimler geldi ve Andımız kaldırıldı. Ben bunu söylemiştim. Kamuda uzun yıllar hocalık yapan Bahçeli’nin de bunu tahmin etmesi gerekirdi. Andımızı Cumhur İttifakı kaldırdı.

“Bahçeli’nin muhatabı Danıştay değil, Erdoğan’dır”

“Sayın Bahçeli, Erdoğan’ı değil de Danıştay’ı muhatap alıyorsa yanlıştır. Danıştay hâkimini Erdoğan tayin ediyor. Oradaki kumpası ayarlayan da Erdoğan. Sen kalkmışsın Erdoğan’ı değil, Danıştay’ı suçluyorsun. Muhatabın Erdoğan olacak. CHP gibi, Andımızın okunmasını istiyorsan, Erdoğan’a telefon açarsın, ‘Bu ant okunmadan biz bir daha bir araya gelemeyiz, çünkü ben ülkemi ve bayrağımı seviyorum, Andımızın okunmasını istiyorum’ dersin.”

“Ekonomi paketinde eski Kalkınma Planlarından cümleleri alt alta koymuşlar”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ekonomi paketini de değerlendiren Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

“2002’den bu yana 16’sı istihdamda teşvik olmak üzere 23 reform paketi açıkladılar. Hepsinden sonra işsizlik arttı, döviz tutulamadı, ekonomi kötüleşti ve buhran ortaya çıktı. Bunların Türkiye’nin sorununu çözme kapasiteleri yok, kontrolü kaybettiler. Eski Kalkınma Planlarından, programlardan cümleleri kopyalayıp alt alta yazmışlar. Böyle düzelmez ekonomi.”

Kılıçdaroğlu, ekonomi yönetimine ilişkin 13 vaadini şöyle sıraladı:

  1. “Kamuda israfa derhal son vereceğiz. Bütün bakanlıklar ve kamu kuruluşları kendi binalarında oturacak. Yandaşlar kazansın diye kira ödenmeyecek. Araba saltanatına son vereceğiz. Döviz garantili işler Türk Lirasına çevrilecek. Bundan en çok kamyon şoförleri memnun olacak. Yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gideceğiz. Kamu ihalelerini canlı yayınlayacağız. 100 liralık işi 1000 liraya yaptırmayacağız. Kamu İhale Kanunu’nu değiştireceğiz. Çağdaş ülkelerle aynı standartları getireceğiz. KÖİ’lerin tamamını kamulaştıracağız. Maliyeti çıkartacağız, makul bir kâr vereceğiz. Ardından bunlar devletin olacak. 85 milyon liralık Kütahya Havaalanı için şirkete 208 milyon avro para ödenecek. Bunun adı yasal soygundur. 600 milletvekilinin yarısı el kaldırıp indiriyor. 450 neyinize yetmiyor? Fakir fukaranın sırtından el kaldırıp indiren adamlara dünyanın parasını ödemeyeceğim. Saraylardaki lükse ve şatafata son. 50 bin avroluk çantayla gezerseniz devlete güven vermezsiniz.
  2. “Herkesin can ve mal güvenliğini sağlayacağız. Yargının bağımsızlığını sağlayacağız. Bir partinin genel başkanı mahkemeye hâkim tayin edemeyecek. Devleti yönetenler mahkeme kararı olmadan suçlu ilan edemeyecek. Can ve mal güvenliğinin olduğu yere yabancı sermaye gelir. Yatırım yapmak için değil vurgun için geliyorlar.
  3. “Devlet yönetiminde liyakat olur. Devletin kadrolarına eş, dost, partili, akraba atanmayacak. Bu rezaletlere son vereceğiz. Rüşvet alandan büyükelçi olmaz. Hırsız Türk bayrağı taşıyor. Hiç mi onur yok sizde?
  4. “Kuruluş kanununa göre bağımsız kurumlar var. Bu kurumlara müdahale olmayacak. Fiyat istikrarına kilitlenecekler. 
  5. “Devleti yönetenlerin iç borçlanmada işledikleri ilk günah bizim yönetimimizde olmayacak. Kendi vatandaşınızdan Türk lirasıyla borçlanırsanız bunun adı iktisatta ilk günahtır. Devlete maliyeti yüzde 90.
  6. “Bir Anayasal kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konsey’e işlev kazandıracağız. Rahmetli Ecevit’in bu ülkeye getirdiği en önemli kurumlardan bir tanesi. Ekonomi Koordinasyon Kurulu kuracağız diyorlar. Var olan kurumu bir daha kuruyorlar.
  7. “Bütçe disiplinini tam sağlayacağız. Ne demek bütçe dışında fon. Bir ayıptan Türkiye’yi kurtaracağız. Düyun-ı Umumiye’yi çağrıştıran Borçlar Genel Müdürlüğü’nü kapatacağız. İnsan utanır ya. Devlet o kadar borç aldı ki yönetemiyor. Osmanlı’nın son dönemindeki Düyun-ı Umumiye gibi. 
  8. “TBMM’de kesin hesap komisyonu kuracağız. Geçen yılın bütçesinin hesaplarını muhalefet partisine vereceğiz. Komisyon başkanlığı ana muhalefette olacak. 5 kuruşun hesabını vermekten onur duyacağız. 
  9. “Ulusal Vergi Konseyi kuracağız. Vergiyi en çok asgari ücretliler ödüyor. Bu ayıptan da Türkiye’yi kurtaracağız. Asıl vergiyi ödemesi gerekenler faiz baronları. 
  10. “Vatandaşın ödediği bütün vergileri Sayıştay denetler. Sayıştay’ın evrensel ölçülerde denetim yapması lazım. Sayıştay’ın mali raporu TBMM’ye gelmeden bütçenin görüşülmemesi lazım. Ve Sayıştay, Türkiye’nin en büyük kurumlarını bünyesinde toplayan Türkiye Varlık Fonu’nu denetleyemiyor. Yani TBMM bu kadar büyük bir potansiyeli denetleyemiyor. Tamamını bütçenin içine alacağız. Sayıştay’ın da evrensel ölçütlerde denetim yapmasını sağlayacağız.
  11. “Kaynakların en verimli ve güzel kullanılmasını sağlamak amacıyla mutlaka bir Stratejik Planlama Teşkilatı kuracağız. Bunlar kalktılar Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapattılar. Oradaki insanların tamamını da sağa sola sürdüler. En yetişmiş beyinler… Stratejik Planlama Teşkilatı’nı kesinlikle kuracağız. En nitelikli insanları oraya alacağız. Var olan kaynaklar en verimli ve en çok kalkınmamıza hizmet edecek alanlarda kullanılacaktır. 
  12. “Türkiye siyasetini kirlilikten arındıracağız. İhale takipçisi milletvekili olmaz. Milletvekilinin temiz ve ahlaklı olması lazım. Bir merkezden talimat almaması lazım. Siyasi ahlak yasasını mutlaka ama mutlaka çıkaracağız.
  13. “İzlenen kavgacı ve İhvan politikasını tamamen değiştireceğiz. Kavga etmediğimiz kimse kalmadı. Esnaf, sanayici, kamyoncu, ihracatçı, ithalatçı zarar görüyor. Mısır’la niye kavga ettin? Mısır’ın iç işlerine karışmak senin neyine? Onlar İhvan’ı terör örgütü ilan etmiş. Sen baş tacı ediyorsun. Şimdi yalvarıyorsun. Devletler Saray’dan yönetilmez. Akılla bilgiyle yönetilir. Kin ve nefretle yönetilmez. Dün söylediğini bugün geri alıyorsan devleti yönetemiyorsun demektir.”