Kılıçdaroğlu’nun kapısına gittiği SADAT’tan açıklama: “SADAT ne bir paramiliter ordudur ne de milis gücü yetiştirir”

SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi: “SADAT ne bir paramiliter ordudur ne de milis gücü yetiştirir. SADAT’ın çatışma bölgelerinde herhangi bir faaliyeti de bulunmamaktadır. SADAT’ın Suriye iç savaşıyla ya da Suriye’den Türkiye’ye iltica eden sığınmacılarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün SADAT’ın Beylikdüzü’ndeki merkezine giderek, kurum önünde basın açıklaması yapmıştı. Kılıçdaroğlu açıklamasında “Burası terörist yetiştiren bir kurumdur. SADAT bir paramiliter kuruluştur. Türkiye asla paramiliter kuruluşlara, kurumlara, kişilere teslim edilmeyecektir” demişti.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının ardından akşam saatlerinde kurumun merkezinin önünde SADAT adına biri şirketin yönetiminden biri ise hukuk bürosundan olmak üzere iki ayrı açıklama yapıldı.

“SADAT ne bir paramiliter ordudur ne de milis gücü yetiştirir”

SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi imzasıyla yapılan ilk açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“SADAT, Türk Ticaret Kanunu’na tabii olarak faaliyetini sürdüren ticari bir şirkettir. SADAT kurulduğu tarihten bu yana pek çok defa maksatlı iftiralarla hakkında şaibe oluşturma çabalarıyla karşı karşıya kalmış; fakat çoğunlukla tartışmanın tarafı olmaktan kaçınarak çalışmalarına odaklanmıştır. SADAT ne bir paramiliter ordudur ne de milis gücü yetiştirir. SADAT’ın çatışma bölgelerinde herhangi bir faaliyeti de bulunmamaktadır. SADAT’ın Suriye iç savaşıyla ya da Suriye’den Türkiye’ye iltica eden sığınmacılarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

“Hakkımızda yapılan mesnetsiz iddialarla ilgili kamuoyuna defalarca açıklamalarda bulunduk. İnternet sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızda şeffaflıkla yer alan tüm açıklamalarımıza rağmen; internet köşelerinde çapulsuz ve okyanus ötesinden talimat alarak yayınlanan mesnetsiz ve provakatif iddialara, Ana muhalefet partisi liderinin de sahiplenmesini manidar bulmaktayız.

“SADAT’ın yaklaşan genel seçimlerle ilişkilendirilmesi ise seçim güvenliğine gölge düşürme gayretinden ibarettir. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanlığı koltuğunda oturan bir şahıs, bir ticari şirketi kamuoyu nezdinde hedef göstermiş ve terörle yaftalamıştır. Bu açıkça ortaya koymaktadır ki Ana Muhalefet lideri en temel evrensel hukuk ilkelerinden nasibini almamıştır. Ana Muhalefet lideri, karşısına aldığı yapının bir siyasi parti değil, bir ticari şirket olduğunun farkında değildir. Bir şirket ve yöneticileri, Ana Muhalefet lideri tarafından saldırıların hedefi haline getirilmiştir. Kendisinin bundan sonra da başka bir vatandaşı veya şirketi de en ufak bir dayanağı olmaksızın hedef haline getirmeyeceğinin garantisi var mıdır? Kılıçdaroğlu toplumun kalabalık bir kesimini siyaseten temsil ettiğinin ve bu kesimi toplumun başka bir kesimine karşı kışkırttığının farkında mıdır? Ana muhalefet lideri, siyasi menfaatleri için herhangi bir özel şirkete ve kişiye iftira atmaktan çekinmeyeceğini açık şekilde ortaya koymuştur.

“Hiçbir Türk Vatandaşının evi veya işyeri, Ana Muhalefet Partisi liderinin taşkınlık yaparak zorla girebileceği yerler değildir. Şirketimize gerçekleştirilen saldırılara karşı bugüne dek avukatlarımız tarafından hukuki süreç kararlılıkla yürütülmekte ve bundan sonra da kararlılıkla yürütülecektir. Kamuoyunun bilgisine sunarız.”

“Kılıçdaroğlu iddialarını ispatla mükellef”

SADAT adına Saran & Ceran Hukuk Ofisi’nden yapılan açıklamada ise şu ifadeler yer aldı:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyetin müvekkilimiz SADAT Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Beylikdüzü’ndeki merkezine gerçekleştirdiği hukuksuz baskını hayretle öğrendik.

“Bir ticari şirketin bir siyasi parti lideri ve milletvekilleri tarafından basılması, Türk Siyasi Tarihi’ne kara leke olarak geçmiştir.

“Madem ki CHP Genel Başkanı’nın böyle bir iddiası vardır o halde bu iddiasını ispat yükü sırtına yüklenmiştir.

“Tüm bu hukuka aykırı eylemler sebebiyle tarafımızca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulacak ve hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılacaktır.”