Hindistan Başbakanı Narendra Modi hükümeti, üniversite giriş sınavındaki soru sızıntıları nedeniyle düzenlenen kitlesel öğrenci protestolarında kullanılan yapay zekâ destekli gözetim sistemi nedeniyle yargıyla karşı karşıya kaldı.
Yeni Delhi Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada, protestolarda yüz tanıma teknolojisi ve biyometrik veri toplanmasının Anayasa’ya aykırı olduğunun tespit edilmesi ve elde edilen tüm kişisel verilerin imha edilmesi talep ediliyor.
Dava, protestolar sona ermiş olsa da devam ediyor ve Hindistan’da güvenlik güçlerinin gözetim yetkilerinin sınırlarını belirleyebilecek emsal bir karar olarak değerlendiriliyor.
Yapay zekâ destekli mobil gözetim aracı
Tartışmalar, geçen hafta binlerce öğrencinin üniversiteye giriş sınavı NEET‘te yaşanan soru sızıntılarını protesto etmek için Yeni Delhi’de düzenlediği gösteriler sırasında başladı.
Polis, gösteri alanına teleskopik direk üzerine yerleştirilmiş, 360 derece görüntü alabilen kameralarla donatılmış “Ikshana” adlı mobil gözetim aracını konuşlandırdı.
Reuters muhabirinin gözlemine göre aracın içindeki bilgisayarlardan biri, kameraya yakalanan kişilerin yüzünü yeşil bir çerçeve içine alıyor ve yanında “face accuracy” (yüz eşleşme doğruluğu) oranı gösteriliyordu.
Bir polis memuru, sistemin “sabıkası bulunan kişileri tespit ettiğini” ve yapay zekânın aynı zamanda protestocuların sayısını hesaplamaya da yardımcı olduğunu söyledi.
Protestocuların Instagram hesapları da kaydedildi
Reuters’ın aktardığına göre polis, gösteri alanına gelen bazı öğrencilerin Instagram kullanıcı adlarını da not aldı.
Polis yetkilileri bunun, protestoya suç kaydı bulunan kişilerin katılmasını engellemek amacıyla yapıldığını savundu.
Aktivistler: Hukuki dayanağı yok
Davayı açan öğrenci aktivisti Aishe Ghosh, kitlesel gözetimin orantısız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek protestolar sırasında toplanan tüm biyometrik verilerin silinmesini istiyor.
Dijital haklar örgütleri de Hindistan’da polislerin yüz tanıma teknolojisini hangi şartlarda kullanabileceğini düzenleyen açık bir yasanın bulunmadığına dikkat çekiyor.
Yeni Delhi merkezli Internet Freedom Foundation, polis komiserliğine gönderdiği yazıyla protestolarda toplanan biyometrik verilerin silinmesini talep etti.
Hükümet: Kamu düzeni için gerekliydi
Modi hükümeti ise uygulamanın tamamen yasal ve kamu yararına olduğunu savunuyor.
Hükümet adına mahkemede konuşan Başsavcı Tushar Mehta, kamuya açık bir protestoda mahremiyet iddiasının “ironik” olduğunu belirterek, yüz tanıma uygulamasının kamu düzenini sağlamak ve meşru devlet çıkarlarını korumak için gerekli olduğunu söyledi.
Muhalefet partileri ve dijital hak savunucuları ise Modi hükümetini uzun süredir devletin gözetim yetkilerini genişletmek ve dijital iletişim üzerindeki denetimi artırmakla suçluyor. Hükümet ise bu eleştirileri reddederek tüm uygulamaların kamu güvenliği amacıyla yapıldığını savunuyor.
Protestolar bakanın istifasıyla sonuçlandı
Öğrenci protestoları, Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasıyla sonuçlandı. Bu gelişme, Modi hükümetinin son yıllarda yaşadığı nadir siyasi geri adımlardan biri olarak değerlendirildi.
Hükümet daha sonra, sık sık kopya ve soru sızıntısı iddialarıyla gündeme gelen üniversite giriş sınavı sistemini yeniden düzenlemek üzere bir reform komisyonu kurulacağını açıkladı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.