ÖZEL HABER | İhracı kolaylaştıran kanunun son haftasında en az 10 bin kişi kamudan ihraç edildi: “İhraçlar için devlet fazla mesai yapıyor”

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’in 2018’de sona ermesiyle kamudan kurum üstü amirlerin ve bakanların imzasıyla ihracın 3 yıllığına önünü açan ve geçen sene (2021) bir yıllığına uzatılan 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin süresi yarın sona eriyor. . Kanunun verdiği ihraç yetkisinin sona eriyor olması sebebiyle kamu görevlilerinin ihraçlarında bir patlama yaşanıyor. Son bir hafta içerisinde emniyetten 4 bin, silahlı kuvvetlerden bin ve diğer kamu kurumlarından da 5-6 bine yakın kişinin ihraç edildiği iddia ediliyor. Bu sayının ihraç kararı tebliğ edilmesinin ardından kesinleşmesi bekleniyor. İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu: “Teröristlerse 6 sene neden beklendi, değillerse neden yangından mal kaçırır gibi bir günde binlerce ihraç gerçekleştirildi?” Serbestiyet’e konuşan KHK Platformu’ndan avukat Levent Mazılıgüney: “Bu kanun yarın (31 Temmuz) bitiyor, yetki sona eriyor. Yarına kadar ihraçlar devam edecek görülüyor çünkü yine aldığımız bilgilere göre kamu kurumlarında bu konularda çalışan kişiler fazla mesai yapıyorlar.

Kanunun son haftasında gelen binlerce ihraca DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu tepki gösterdi:

“Uzatılmış OHAL yetkilerinin kullanılabileceği son gün, yetkiler suistimal edilerek, binlerce kamu görevlisi terörist torbasına konuldu ve ihraç edildi. Teröristlerse 6 sene neden beklendi, değillerse neden yangından mal kaçırır gibi bir günde binlerce ihraç gerçekleştirildi?”

İhraçları eleştiren avukat Ali Aktaş muhalefeti ihraçlara tepki vermeye çağırdı:

“375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi süresinin dolmasına 1 gün kala yapılan ihraçlar iktidar hoyratlığının açık bir göstergesi daha oldu. Kendisine savunma vermesi için yazı gönderilip daha cevap süresi dolmadan ihraç edilen müvekkilim var mesela. Bu tam bir rezalet.

Muhalefet son ihraçlara mutlaka tepki vermelidir. Çoğu beraat ve takipsizlik alan ya da hakkında herhangi bir işlem olmayan insanlardı. 375 sayılı KHK’nın geçici 35. maddesi süresinin dolmasına 1 gün kala yapılan ihraçlarda tek bir sağlıklı soruşturma yapılamadı. Zulüm bu.”

KHK Platformu’ndan avukat Levent Mazılıgüney son ihraç kararlarıyla ilgili Serbestiyet’e konuştu.

“OHAL döneminde KHK’lar ile kamudan çok sayıda ihraç yapıldı. 126 bin civarında. Bununla birlikte OHAL döneminde kurum üstü amirlerine bir yetki verilmişti. Bu yetki ile kamu görevlisi olup sözleşmeli çalışanlar da kurum üstü amirlerinin yetkisiyle kamu görevinden çıkartılabilmişti. Dolayısıyla OHAL döneminde 220 binin üzerinde kamu görevlisinin ihraç edildiğini düşünüyoruz.

2018 Temmuz’unda OHAL kalktı, o tarihte bazı yetkiler birtakım kanunlarla uzatıldı. Bunlardan birisi 7145 sayılı kanundu. Bu kanun ile kurum üst amirlerine ve bakanlara 3 yıl süreyle ihraç yetkisi verildi. Bu kanun 25 Temmuz 2018’de TBMM’de kabul edilmişti. 31 Temmuz’da da yürürlüğe girdi. 31 Temmuz 2018’den sonra bakanlar imzalarıyla ihraç yetkisine sahiptiler. Sonrasında 2021’de bu kanunun süresi donmadan önce Meclis’te tekrar görüşüldü ve tekrar uzatılmak istendi. Muhalefetin de baskısıyla yalnız 1 yıl uzatıldı. Uzatma kanunu da 28 Temmuz 2021’de yayınlandı. Dolayısıyla yarın son gün olacak şekilde bakanlar başta olmak üzere kurum üst amirlerinin imzasıyla kamu görevlileri ihraç edilebiliyordu.

Şimdi bu yetki bitmek üzere. Bu yetki bitmek üzereyken kurumlar alelacele ne kadar açıkta insan varsa, ne kadar hakkında herhangi bir şekilde iddia olan herkesi ihraç etmek için bir yarışa girdiler. Bu 6000 sayısı bir tahminden ibaret. Sayının biz son bir haftada 10 bini geçtiğini görüyoruz, anlıyoruz. Bunun sebebi şu ki aldığımız bilgiye göre 4000 civarında sadece emniyetten ihraç var. Düşünün ki bunların çoğunluğu görevde olan emniyet görevlileri. Silahlı kuvvetlerden aldığımız bilgiye göre binin üzerinde ihraç var orada da. Diğer başka kurumda da Milli Eğitim Bakanlığı gibi bu ihraçlar devam ediyor. Bunların hepsini alt ata koyup topladığımızda, halihazırda ulaşabildiğimiz rakam 8 bini geçiyor. Bu demek oluyor ki son bir hafta içerisinde 10 binin üzerindeki kamu görevlisi ihraç edildi.

Bu kanun yarın bitiyor, yetki sona eriyor. Yarına kadar ihraçlar devam edecek görülüyor çünkü yine aldığımız bilgilere göre kamu kurumlarında bu konularda çalışan kişiler fazla mesai yapıyorlar. Hemen tebliğ edilmek zorunda değil. Hafta içi de tebligatlar devam edecek görünüyor. Sayının ne kadar olduğunu belki de önümüzdeki hafta sonu gibi anlayabileceğiz. Yani 10 binin üzerinde olacağı kesin görünen, daha da artabilecek bir ihraçla karşı karşıyayız.

Bu ihraç olan arkadaşlar elbette bir şok yaşayacaklar. Ocaklara ateşler düşecek. Bir anda sivil ölüme mahkum olacaklar. Ama OHAL döneminde ihraç edilenlere göre bir nebze daha şanslılar çünkü artık dayanışabilecekleri ciddi bir kitle var. Biz de bu arkadaşlarla dayanışmaya her zaman açığız. Dayanışmadan vazgeçmeyeceğiz. Siyasi ve hukuki mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bu ihraçlar tamamen hukuksuzdur. Nitekim hukuksuz olduğu hem AYM’nin hem de AİHM’nin kararlarıyla artık ortadadır. AYM, Tatvan Belediyesi’nin işçilerinin bu yetki kapsamında ihraç edilmeleri konusunda hak ihlali vermiştir. AİHM de Habip Pişkin kararında hak ihlali kararı vermiştir. Dolayısıyla bunlar hukuksuzdur. Er ya da geç hukuka dönülecektir.

Bu ihraç olan kişilerin 60 gün içerisinde idari dava açmaları gerekmekte. 60 gün içerisinde en son ihraç edildikleri görev yerleri neresiyse oranın bağlı olduğu idare mahkemesine iptal davası açmaları gerekiyor.”