ÖZEL HABER | Metaverse’de ticaret: ‘Cennetten arsa almanın modern hali’ mi gerçek bir fırsat mı?

Metaverse evreninden satın alınan arsalar, uzay gemileri ve binalar sadece görüntüden ibaret ama karşılığında somut binler, yüz binler, milyonlar ödeniyor. Konuyu, Metaverse evreninden arsa satın alan ilk siyasi parti olan DEVA’nın Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Politikaları Başkanı Burak Dalgın ve Metaverse evrenlerinden biri olan Star Atlas’tan uzay gemisi satın alan Metin Çolak’la konuştuk.

Burak Dalgın: “Metaverse en basit haliyle, içinde yaşadığımız internet demek”

Birçoğumuz algılamakta güçlük çekiyoruz. Metaverse kavramını bize açıklayabilir misiniz? 

Metaverse’i bir kurgusal evren olarak tanımlayabiliriz. Kelime olarak evren anlamına gelen “universe” ve öte anlamına gelen “meta” kelimelerinin birleşmesinden meydana geliyor. Kelime ilk olarak 30 yıl önce Neal Stephenson tarafından bir kitabında kullanıldı, şimdi ise Facebook, WhatsApp ve Instagram’ın ana şirketlerinin adını “meta” yapmasıyla daha da meşhur oldu.

Metaverse için içinde yaşadığımız internet de diyebiliriz. Bir sanal bir de reel hayat varken Metaverse bunların ikisini birleştirmeye çalışan melez bir hayat. Hayatlar arasında bir geçişkenlik sağlıyor. Sanal olarak bir süpermarkete gidip ürün seçiyorsunuz ama ürünler evinize geliyor. Yani sanal tecrübenizle gerçek hayatınız arasında bir karışım bu.

Yavaş yavaş bu evrende artık ayrı bir ekonomi de var oluyor. Mesela Dolce Gabbana sadece orada satılan bir kreasyon hazırladı. Bir de bu evrende veri, içerik ve maddi varlıklar iç içe geçiyor. Bir oyundan aldığınız bir jeton başka bir oyunda hatta gerçek hayatta da geçebiliyor dolayısıyla sınırlar da kalkıyor.

Dolce Gabbana NFT Koleksiyonu’ndan bir kare.

Metaverse evreninden arsa alımına Türkler çok rağbet ediyor. Sizce bunun sebepleri ne olabilir? 

Birkaç sebebi var. Mars’a giden uzay gemisine isim yazdırmakta da nüfusu daha yoğun olan Çin, Hindistan gibi ülkeler yerine Türkiye birinciydi. Demek ki yapısal olarak ilgimiz var böyle konulara. İkincisi emlak ve arsa işlerini çok seviyoruz biliyorsunuz. Üçüncüsü ise Türkiye’deki ekonomik şartlar malumunuz. İnsanlar paralarını koruyamıyorlar. Para eriyor, o yüzden de buldukları her yatırım fırsatına veya para kazanma imkânına ektsra bir ilgi gösteriyorlar. Çünkü fiyatlar artıyor, faturalar market alışverişleri derken cepteki para eriyor. Bu sebeple de böyle ciddi para kazanma imkânı olan şeylere doğal olarak bir yatkınlık oluşuyor.

Bildiğimiz kadarıyla herhangi bir hukuki düzenleme yok Metaverse ile ilgili. Bu durum da pek çok riski beraberinde getiriyor değil mi?

Riskler var tabi. Ne olduğunu ve ne olacağını hiç bilmiyoruz. Buradaki fırsatlar gerçek olmayabilir. Gerçek olsalar da hukuksal hiçbir düzenleme yok, bu sebeple çok riskli. Daha eski bir tarihi olan kripto alanında bile ne düzenleme olduğu belli değil. Bu sebeple ben Metaverse için “Kolomb’un Amerika’yı keşfi mi, yoksa cennetten arsa almak mı bilmiyoruz” diyorum. 

DEVA Partisi de Metaverse’de arsa satın aldı. Bu hamlenin sebeplerini ve faydalarını nasıl açıklarsınız?

DEVA olarak bir arsa alıp üzerine parti genel merkezini inşa ettik. Böylelikle DEVA partisinin sanal hayattaki karşılığı da alınmış oldu. İçine de avatarlarımızı koyduk. Bunun birkaç faydası var. Birincisi bu tip konuların konuşulmasını sağlamak, gündemde tutmak. İkincisi vatandaşlarımızın ufkunu genişletmek. Telefonunu göster, kombiyi kapat, kahve içme, et yeme derken ufkumuz çok daraldı. Daraltma yerine ufku açmaya yönelmek istiyoruz. Üçüncü sebep ise siyasi partilerin her yerde olması gerekliliği. Her mecra kullanılmalı diye düşünüyoruz.

Her zaman önce teknoloji ilerler sonra ekonomik ve toplumsal hayat, en arkadan da siyaset gelir. Bu hep böyledir. İstesek de istemesek de sevsek de sevmesek de teknoloji gelişiyor. Bu bir realite. Bununla savaşma şansımız yok. Bundan 150 sene önce telgraf, buharlı gemi ve demiryolunu beğenmenizin veya beğenmemenizin bir önemi yoktu. Bunlar geldiler ve dünyayı değiştirdiler. Önemli olan fırsatların farkında olmak, ne olup bittiğini kavramak ve riskleri yönetmek diye düşünüyorum.

Star Atlas evreni, uzayda bir evren. Bu evrende uzay gemileriyle elmas toplanabiliyor ve bu elmaslar tokene çevrilebiliyor.

Metin Çolak: “Arsalar daha pahalıydı diye kendi bütçeme göre yatırım amaçlı bir uzay gemisi aldım.”

“İlk önce evde kurduğum sistemle madencilik işine girdim. Ek iş olarak bir süre madenciliği sürdürerek kripto para ürettim. Gayet kazançlıydı çünkü maliyeti sadece elektrik faturasına yansıyan kısımdı. Şimdi ise Metaverse kavramı ortaya çıkınca herkes oraya yatırım yapmaya başladı. Arsa alma konusunda hangi evren popülerse genelde oraya daha çok rağbet oluyor. Facebook, Samsung gibi büyük firmalar bile yatırım yapıyor. Samsung 800 adet dijital mağaza açmış durumda. İş çok değişik bir yere doğru gidiyor. Yılbaşında Paris Hilton Metaverse üzerinden yılbaşı konseri verip 700 bin dolar kazandı. Tüm bunları hesaba katınca bu işin büyüyeceğini düşünüyorum.

“Benim gemi aldığım Star Atlas evreni uzayda bir evren. Arsalar daha pahalıydı diye ben de kendi bütçeme göre yatırım amaçlı bir uzay gemisi aldım. Sonra satıp, kâr edip işi büyütmeyi düşünüyorum. Şimdilik uzay gemisinin işletmesi, maliyeti gibi konularla uğraşıyorum. Gemilerle uzayda elmas arıyorsunuz. Elmas topladıkça Star Atlas’ın kendi jetonu olan atlas tokeni kazanıyorsunuz ve bu tokenleri borsada kullanabiliyorsunuz. Dolayısıyla işin içinde biraz da oyun kısmı var. Ama tabii sistemler daha çok yeni.

“Türkiye’den bu kadar çok talep olmasını da teknolojik konulara hevesli olmamıza bağlıyorum. Bir de tabii herkesin kolay yoldan para kazanma hevesi var. Bu da büyük bir etken.”