Anasayfa / Gündem / Özgür Özel’den ilk röportaj: Yedekte bir parti olduğu doğru

Özgür Özel’den ilk röportaj: Yedekte bir parti olduğu doğru

CHP lideri Özgür Özel, mutlak butlan kararı sonrası ilk değerlendirmeyi DW Türkçe'ye yaptı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından iktidarın baskın seçim yapması durumunda kendi adaylarını göstererek seçimi kazanacaklarını belirterek, partiden ayrılma gibi bir seçeneğin söz konusu olmadığını, yedek partinin kapatılma ihtimali için düşünüldüğünü kaydetti.  

Özel, mutlak butlan kararını DW Türkçe ekibiyle söyleşi sırasında öğrendi. Söyleşiye ara vererek hukukçu kurmaylarıyla kısa bir toplantı yapan ve bilgi alan Özel, ardından olağanüstü MYK’nın toplanması kararını vererek söyleşiye geri döndü.

Mutlak butlan kararının gelmesi sonrasında Özel’e yöneltilen sorular ve yanıtlar şöyle:

Mutlak butlan kararının anlamı ne?

Soru: Henüz parti kurulları ile görüşmediniz ama mutlak butlan kararına ilk yorumunuz nedir?

Özel: Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına gelen, yıllardır uğraşılan butlan davasının şimdi gündeme gelmesiyle iktidar CHP ile AK Parti’nin yani at başı iki partinin önde olduğu diğer partilerin yüzde 10’un altında oldukları, anketlerde kendisini yenebilecek tek rakibini felç etmeye, paralize etmeye, ortadan kaldırmaya ya da onun başındaki yönetimi değiştirmeye, hiç değilse o partiyi siyaset üretemez ve kendi sorunlarıyla meşgul olur hale getirmeye çalışıyor.

Bu Türkiye’deki otoriterleşmenin vardığı son nokta. Yani illa sandığı getirmemek ya da ‘ben seçimleri kaldırdım’ demek gerekmiyor. Sandıkta yarışacağı rakibini belirlemek, belli rakibini sokmak, kurumsal olarak rakibi olan siyasi partinin yönetimini değiştirmek, bunların hepsi buna dair şeyler.

Belediyelerle başladı operasyon. Yolsuzluk denildi, adayımız alındı. Sonra yayıldı, yayıldı. Geldiğimiz noktada artık özel hayata varan iddialarla muhatap oluyorsunuz ve çocukluk arkadaşınız alınıyor. Hedef sizin çevreniz, hedef direkt sizsiniz aslında.

Partinin önünde iki seçenek vardı. Bu seçeneklerden bir tanesi Ekrem İmamoğlu’na ve partiye yapılan saldırıların birer hukuki süreç değil, siyasi bir süreç olduğunu kabul ettik. Bunun üzerinden arkadaşlarımızı yalnız bırakmadık, onlara inandık. İddianame yokken, iddianameyi yargılanmak değil, yargılamak için beklediğimizi söyledik. Atılan iftiraların işte bir dizi dünya kadar iftira hiçbir iddianamede yer almayan ama günlerce konuşan işte içi para dolu bavullar, yapılan toplantılar, parke altından çıkan paralar, Ekrem İmamoğlu’nun arabaları, kurultayda dağıtılan cep telefonları gibi yalanların hiçbirine itibar etmedik ve iddianamede hiçbiri olmadı.

Muhalif seçmeni ayağa kaldırdık ve bu şartlar altında İmamoğlu’nu hedef alanlar gördüler ki onu itibarsızlaştıramıyorlar. Aksine itibarı yükseliyor ve döndüler dediler ki CHP’yi hedef almalıyız, dolayısıyla CHP’nin belini kırmalıyız. Özgür Özel’in belini kırmadan, Özgür Özel’in direncini kırmadan, Özgür Özel’i itibarsızlaştırmadan, Özgür Özel’i uzaklaştırmadan CHP’den kurtulamayız. O yüzden de hedefteyiz.

Temel hedef benim. Beni yıldırmak, beni durdurmak. Bana defalarca çağrı yapmadılar mı? Ankara’ya gel otur partinin başında dur diye. Bana konforlu bir muhalefet alanı teklif ettiler. Ama biz ne olursa olsun iktidar hedefledik. İktidarı hedeflediğimiz için de iktidarın hedefindeyiz.

Butlanın ardından baskın seçim gelir mi?

Soru: Hep şöyle yorumlar yapıldı; mutlak butlan kararı gelirse ardından baskın seçim gelir. Sizce gelir mi baskın seçim ve ne olur?

Özel: Yapsınlar baskın seçimi, bekliyoruz, yapsınlar bekliyoruz.

Soru: Peki o arada CHP kendini toparlayabilir mi?

Özel: Toparlanırız. Bir şey söyleyeyim mi? Yapsınlar baskın seçimi, bekliyoruz. En kısa sürede yapsınlar Cumhurbaşkanlığı seçimini. Getirsinler sandığı biz bu ülkede iktidarı değiştiririz. Bizim adayımız Cumhurbaşkanı seçilir. Getirsinler baskın seçimi yapsınlar, adayımızı gösterir, biz bu seçimi kazanırız.

Soru: Peki Kılıçdaroğlu kayyum olarak gelince aday nasıl gösterilecek?

Özel: Partinin adayı belli. İmamoğlu’nu aday gösterebileceğimiz güne kadar adayımız odur. Yoksa bu parti seçimi kazanacak adayı gösterir. O kadar net. Onun dışında Cumhurbaşkanı adayı olmak için ayrıca yüz bin imza seçeneği de var. Biz 15,5 milyon imzayla İmamoğlu’nu aday göstermişiz. 25,5 milyon imzayla arkasında durmuşuz. Yüz bin imzanın iki yüz elli katını toplamışız. Bir aday gösterir, bu seçimi kazanırız.

Yedek ya da yeni parti ihtimali var mı?

Soru: Bazı iddialar söz konusu, yedek ya da yeni parti ile ilgili para ayrıldığı vb gibi. Böyle çalışmalar var mı?

Özel: Parasını ayırma ve bunların hepsi fasarya ama şöyle bir şey var; yedekte bir parti olduğu doğru ama bunu mutlak butlan kararından önce de söylüyordum. Şimdi mutlak butlan kararı çıktı yine söylüyorum, bu parti hazırlığı partiden ayrılmak ve bir başka parti kurmak üzere değil. Olası bir kapatma davası ya da Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili listelerini veremeyecek hale getirilmesi durumuna karşı bir tedbir.

Yani bunu butlan kararından önce de söylüyordum belki inanmıyorlardı. Şimdi karardan sonra da söylüyorum şimdi. Yani butlan kararına karşı bir tedbir değildir bu yaptığımız iş. Bu iş parti kapatma ya da partinin seçimlere sokulmamasına ya da partinin seçimlere doğru listelerle seçimlere sokulmaması yönünde bir hamle yapılırsa ona karşı yapılmış bir hazırlık.”

Kılıçdaroğlu hakkında ne düşünüyor?

Soru: Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili dikkatli bir dil kullandığınızı biliyoruz. Ancak bir kesim de var ki artık Kılıçdaroğlu’na ve destekçilerine karşı daha sert olunmasını isteyen. Çünkü 22 vekil videosunu paylaştı. Kılıçdaroğlu ekibiyle oturup konuşmak, bir uzlaşıya ulaşmak mümkün müdür bu saatten sonra? Şimdi karar da çıktı, son düşünceleriniz nedir?

Özel: Ben bu partide saatin vidasından geliyorum. Bu partinin kültüründe önceki genel başkanlara saygı var. Önceki genel başkanlar bizi eleştirse de biz onları eleştirmemeye dikkat ederiz ve onların hukukunu korumak mevcut genel başkanın görevidir diye düşündüm. Bugüne kadar bunu korudum. Dünkü videodan sonra da korumaya çalıştım, halen de koruyorum.

Hatta genel başkanın ‘ben bir butlan kararı durumunda ya bu kararın verdiği görevi kabul etmem veya işte partimi kanunun izin verdiği en kısa sürede huzura kavuşturacak adımları atarım’ diye bir açıklama yapmasını bugüne kadar hep bekledik. Halen daha da o beklentimiz mevcut.

Onun dışında zaten benim söylemediğim şeyleri, her birisi seçimlerde Sayın Kılıçdaroğlu’na oy vermiş insanlar, onunla yıllarca siyaset yapmış olanlar çeşitli eleştirilerde bulunuyor. Ben bırakın kendim eleştirmek ya da o eleştirileri körüklemeyi, Sayın Genel Başkan’a saygısızlık yapılmamasını hep bugüne kadar telkin ettim. Bu benim parti kültürümün ve partinin genel başkanı olmanın verdiği yükümlülük.

Biz şimdiye kadar parti grubunda bir ikilik çıkmamasına hep özen gösterdik. Partinin birliği ve bütünlüğü konusunda uzlaşmak lazım. Bunun için de çok kez fırsat oldu ve soru soruldu arkadaşlara. Biz kimseyi dışlamadık. Ben her seferinde olumlu mesaj verdim. Üç kez kapalı toplantıda ‘Bu salonda haklı olanlar, haksız olanlar vardır geçmiş tartışmalarda. Bütün haklı olanlardan, bütün haksızlar adına ben özür diliyorum genel başkanınız olarak’ dedim. Bu vakitten sonra kırgınlık, küskünlük olmasın, hep birlikte olun diye teklif ettik, hep söyledik.

Ama bir türlü böyle hani bizim kapsayamadığımız ve bize sürekli mesafe koyan bir grup arkadaşımız var. Onların o dünkü açıklamayı RT etmelerini de yine biz en geniş anlamda düşünce fikir özgürlüğü falan olarak değerlendirdik, yine bir şey yapmadık. Ama AK Parti yargısını artık kabullenen ve partinin o yargıyla şekillendirilmesine yol açacak tutumları da kabul etmeyeceğimizi de söyledik.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın