Paris temyiz mahkemesi ‘ayrımcı durdurma ve arama’yı mahkûm etti

Paris'te 2017 yılında kimlik kontrolleri sırasında etnik kökenleri nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını söyleyerek dava açan üç genç, Fransız devletine karşı giriştikleri hukuk mücadelesini kazandı.

Paris temyiz mahkemesi, geçen salı günü (8 Haziran) bir alt mahkemenin aleyhte kararını bozarak, Fransız polisini ayrımcı uygulamasından ötürü kusurlu buldu.

İlyas Haddaji, Mamadou Camara ve Zakaria Hadji Mmadi isimli öğrenciler, 2017 yılında Brüksel’e yaptıkları okul gezisinden dönerken, Paris Gare du Nord tren istasyonunda kimlik kontrolü için polis memurları tarafından durduruldu. Kimlik kontrolü sırasında 17 ila 18 yaşları arasında olan Fas, Mali ve Komorlar kökenli üç liseli, geziye katılan diğer 15 öğrencinin önünde çantalarını açmaya zorlandıkları için ayrımcılığa uğradıklarını ve kendilerini aşağılanmış hissettiklerini söyleyerek davacı oldular.

Temyiz mahkemesi yargıçları kararlarında, “Durdurulan kişilerin fiziksel özellikleri, özellikle kökenleri, yaşları ve cinsiyetleri, durdurmanın gerçek nedeniydi” diyerek, polis kontrolünün bu nedenle ayrımcı olduğunu ve devlet tarafından işlenmiş “ağır bir kusur” teşkil ettiğini vurguladı. Mahkeme, öğrencilere 1500 ila 1800 euro arasında değişen tazminat ödenmesini de kararlaştırdı.
Fransa’da ayrımcılık karşıtı aktivistler ve göçmenlerin yoğun olduğu banliyölerde yaşayanlar, uzun süredir polisin kimlik kontrollerinden şikâyet ediyor. Bu suçlamalarla karşı karşıya kalan polis sendikaları, kimlik kontrollerinin suçlularla mücadelede gerekli bir yöntem olduğunu savunuyor; ancak aktivistler, kimlik kontrolü yapılan kişilerin etnik kökenlerine göre belirlendiğini; bunun yaygın ve yerleşik bir uygulama olduğunu savunuyor.

Üç öğrenciyi temsil eden avukat Slim Ben Achour, bir alt mahkemede geleneksel olarak polis ifadesinin geçerli olduğunu; ancak yargıçların, özellikle de ayrımcılık davalarında davacının tarafına giderek daha yakın durduğunu söyledi.
Avukat Slim Ben Achour, bunda Fransa’nın en yüksek mahkemesi tarafından 2016’da verilen ve devleti ırksal profil çıkarmakla suçlayan dönüm noktası niteliğindeki mahkeme kararının etkili olduğuna işaret etti. Ben Achour, “Bir değişiklik olduğuna gerçekten inanıyorum. Eşitlik ilkesi, cumhuriyetçi yapının zirvesinde ve yargıçlar bu düşünceye çok duyarlı” dedi.
Paris’teki bir alt mahkeme, 2018’de, davacı üç öğrencinin sınıf arkadaşlarının çoğunun da etnik azınlıklardan olduğunu ve buna rağmen kimlik kontrolü için durdurulmadıklarını gerekçe göstererek, davacıların etnik kökenlerinden dolayı ayrımcılığa uğradıkları iddiasına karşı çıkmış ve devlet lehine karar vermişti.

Ancak Paris temyiz mahkemesi, üç öğrencinin karşılaştığı muameleyi, trenden inen ve durdurulmayan diğer yolcularla karşılaştırmanın daha mantıklı olduğunu savundu. Mahkeme, devletin kimlik kontrolü uygulamasındaki farklılığı haklı gösterecek gerekçeler gösteremediğine hükmetti.

Fransa’da siyah ya da Arap dış görünüşlü erkekler 20 kat daha fazla kimlik kontrolüne maruz kalıyorlar.

Cumhurbaşkanı Emmanuelle Macron, geçen yıl bir medya kuruluşuna verdiği mülakatta, “Ten renginiz beyaz olmadığında daha sık durdurulursunuz. Genç erkekseniz daha da sık durdurulursunuz” tespitinde bulunmuştu.
2017 tarihli resmi bir insan hakları ombudsman raporu Fransa’da, “Siyahi veya Arap olarak algılanan genç erkeklerin” nüfusun geri kalanına göre, 20 kat daha fazla kimlik kontrolüne maruz kaldığını tespit etti.
Macron hükümeti, ayrımcılık konusunda Fransız vatandaşları ile doğrudan danışmalarda bulunmak amacıyla geçen şubat ayında çevrimiçi bir platform kurdu.


İnsan hakları ombudsmanı Claire Hédon, kurulduğundan bu yana platforma 5 bin kişinin şikâyet başvurusunda bulunduğunu açıkladı. Hédon, bunu ilerleme kaydedildiğine işaret olarak yorumladı. (New York Times)
Çeviri: Serbestiyet

Önceki İçerikDemirören’in, kredi borcuna karşılık Ziraat’e verdiği 650 milyon dolarlık arazi şimdi 65 milyon dolar!
Sonraki İçerikCHP’nin Suriyeli sığınmacılara karşı tavrını ameliyat masasına yatıran rapor