Polisevi saldırganı, CHP’nin 2013’teki tutuklu gazeteciler raporunda çıktı

Mersin Mezitli’de polisevine silahla saldıran iki kişiden biri olan Dilşah Ercan’ın adı CHP’nin 2013’te yayımladığı “Dünyanın en büyük gazeteci cezaevi: Türkiye” başlıklı raporda geçiyor. Raporda “PKK üyeliği”nden hükümlü olduğu belirtilen Dilşah Ercan’ın tutuklandığı 2010 yılında Azadiya Welat gazetesi muhabiri olduğu yer alıyor. Dilşah Ercan’ın adının CHP’nin raporunda geçmesi hükümete yakın medyada geniş yer buldu; Sabah: “CHP'den skandal; Mersin'deki teröriste 'gazeteci' dediler”, Yeni Akit: “Polisimizi şehit eden terörist Dilşah Ercan’ı hapisten CHP çıkarmış.” Raporu hazırlayanlar arasında bulunan CHP'li Özel, suçlamalara tepki gösterdi: "CHP'nin 2013'te kamuoyuyla paylaştığı Tutuklu Gazeteciler Raporu'nun bir sayfasından CHP'ye iftira atan hadsizler var."

İçişleri Bakanlığı, Mersin Mezitli’de polisevine saldıran iki kişiden birinin “Zozan Tolan” kod adlı PKK üyesi Dilşah Ercan olduğunu açıklamıştı.

Dilşah Ercan’ın CHP’nin 2013’te yayımladığı “Dünyanın en büyük gazeteci cezaevi: Türkiye” başlıklı raporda, tutuklu gazeteciler arasında yer aldığı ortaya çıktı.

CHP’den halen milletvekilliği yapan Özgür Özel ve Veli Ağbaba ile o dönem milletvekili olan Nurettin Demir’in imzalarını taşıyan raporda, Dilşah Ercan’ın PKK üyeliği suçlamasından hükümlü olduğu ve iki buçuk yıldır cezaevinde bulunduğu yer alıyordu.

Raporda, “tutukluluk nedenleri” başlığının altında şunlar yazıyor:

“Azadiya Welat gazetesinde muhabirlik yapmasının tutuklanma nedenleri arasında olduğunu belirtiyor. Örgüte ilişkin propaganda, yürüyüş, gösterilere katılmaktan ve kanuna muhalefet suçlamalarından hükümlü. Tüm teknik eşyalarının (kamera-fotoğraf makinesi) dosya içine katılıp suç kanıtı sayıldığını belirtiyor. Sırt çantası da suç kanıtı sayılmış. Yaptığı haberler de kanıt olarak gösterilmiş.”

CHP’nin raporunda Dilşah Ercan’ın bulunduğu sayfa.

Milletvekilleri Özel, Ağbaba ve Demir, raporu CHP Genel Merkezi’nde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı   basın toplantısıyla açıklamıştı.

Erdoğan: “Bu teröristlerin izini takip ederseniz ucu ya HDP’ye ya CHP’nin gazeteci, siyasetçi diyerek sahip çıktığı kesimlere çıkar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısındaki konuşmasında Dilşah Ercan’ın CHP’nin raporunda yer almasına gönderme yaparak şunları söyledi:

“Dün gece Mersin’de PKK’lı alçaklar bir polisimizi şehit etti, bir polisimizi yaraladı. Teröristler anında hak ettiği karşılığı buldular.

“Bu teröristlerin hangisinin izini takip ederseniz edin, ucu ya HDP’ye ya CHP’nin gazeteci, siyasetçi, STK temsilcisi diyerek sahip çıktığı kesimlere ya da Batı ülkelerine çıkar.

“HDP’yi allayıp pullayarak meşrulaştırma ve iktidara ortak etme peşinde koşanların ellerinde yapılan her terör saldırısında dökülen kanların izi vardır, olacaktır.”

Sabah: “CHP teröriste gazeteci dedi”, Akit: “Dilşah Ercan’ı CHP çıkarmış”

Dilşah Ercan’ın adının CHP raporunda geçmesi hükümete yakın medyada da geniş yer aldı.

Sabah’ın internet sitesi haberi, “CHP’den skandal; Mersin’deki teröriste ‘gazeteci’ dediler” başlığıyla duyurdu.

Dilşah Ercan’ın CHP tarafından serbest bırakıldığını iddia eden Yeni Akit ise hem internet sitesinde hem de sosyal medya hesaplarında “Polisimizi şehit eden terörist Dilşah Ercan’ı hapisten CHP çıkarmış” başlığını attı.

Özel: “CHP’nin 2012’de yaptığı Tutuklu Gazeteciler Raporu’nun bir sayfasından CHP’ye iftira atan hadsizler var”

CHP’li Özel, Meclis’te basın toplantısı yaparak suçlamalara yanıt verdi.

Özel, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Mersin’deki terör saldırısı soruşturuldukça sosyal medyada son derece çirkin bir saldırı altında Cumhuriyet Halk Partisi. İğrenç bir algı operasyonuna niyetleniyorlar. Öyle ki CHP’nin 2012’de yaptığı 2013’te de kamuoyuyla paylaştığı o dönem tüm siyasi partilere yolladığımız ve halen daha referans bir kaynak olarak gösterilen Tutuklu Gazeteciler Raporu’nun bir sayfasından CHP’ye hesap sormaya çalışan, iftira atan hadsizler var.

Sosyal medyada bir sayfa ve saldırıda ölen Dilşah Ercan’ın yazması üzerine diyorlar ki ‘CHP bu kişiye gazeteci dedi.’ Rapor 2012 yılı. CHP hepiniz biliyorsunuz ki adı bilinen gazetecileri cezaevinde ziyaret ediyor ancak basın kartı olan ve gazetecilik faaliyetinden dolayı içeride olduğu bilinen toplam 71 kişiye de mektup yazıyor. 117 kişi de bu sırada önce tutuklu olabiliyor, gözaltında olabiliyor. Bu raporda toplam 188 gazetecinin ismi var. Bunun içinden Meclis’te 3 milletvekili var. Mehmet Balbay ve Mustafa Haberal da bizim geçen dönem milletvekilimizdi bu rapordan. Bu raporda Tuncay Özkan, Mustafa Balbay, Hikmet Çiçek, Yalçın Küçük, Nedim Şener, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu var.

Gazeteciyim deyip bunu ispat edenlere mektup yazmışız. 2012’de buna gelen cevaplardan birini alıyorlar. 2012’de Mehmet Baransu’ya ne diyordunuz? Baş tacı bir gazetecinizdi, şimdi terörist. Ekrem Dumanlı, firari terörist. Türkçe Olimpiyatları’nda ayırdığı koltuğa oturuyordunuz. Örneğin Zekeriya Öz, o tarihin en önemli savcısı bugün terörist. Yüksek Askeri Şura üyesi olarak en yüksek rütbeli darbeci Akın Öztürk bugün terörist. Mehmet Dişli, kardeşi yurtdışında Türkiye’yi temsil ediyor halen daha ama Hulusi Akar’ın en yakını o gece darbeci şimdi terörist. Sonra Erdoğan çıkacak, ‘Rabbim milletim beni affetsin’ deyip bu pisliklerden kurtulacak sonra siz 188 gazeteci ismi içinde adı geçmiş CHP’den 11 yıl önceki raporun hesabını soracaksınız öyle mi? Terbiyesizliğin, hadsizliğin hesabı yok!”