Cuma namazı için mesai düzenlemesi

 

AK Parti grup toplantısında konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, cuma namazı için mesai düzenlemesi konusunda taslak hazırladıkalrını açıkladı. Davutoğlu, "Cuma günleri ile öğle tatilinin ibadet hürriyetini engellemeyecek şekilde kullanılabilmesi için Başbakanlık genelgesi taslağı hazırladık" dedi.

 

Başbakan, "Bundan sonra cuma namazına gitmek isteyen huzur içinde gidebilecek, mesaide bir eksilme olmayacak" diye konuştu.

 

Yeni anayasa görüşmeleri

 

Başbakan Davutoğlu Yeni Anayasa hazırlığı için muhalefetle yaptıkları görüşmelerden de bahsetti. Görüşmelerin olumlu geçtiğini anlatan Başbakan, başkanlık sisteminin Türkiye için en doğru sistem olduğunu söyledi. Davutoğlu'nun konuyla ilgili Meclis Başkanı İsmail Kahraman ile görüşeceğini de duyurduğu açıklamaları şöyle:

 

"Muhalefet partileriyle mutabık kaldığımız husus, gerek gördüğümüzde her zaman kapımızın birbirimize açık olması. Anayasa yapımı sürecindeki yöntemde uzlaştık. Uzlaşma Komisyonu konusunda mutabıkız. Yeni Anayasa ihtiyacı liderler sırasında ortak görüştür. Vize muafiyeti konusunda da muhalefetin desteğini bekliyoruz. Partilerle yaptığım Anayasa görüşmeleriyle ilgili yarın (çarşamba günü) Meclis Başkanı ile görüşeceğim."

 

"En doğru sistem başkanlık"

 

"Kimse bize parlamenter sistemin bugüne kadar mükemmel işlediğini iddia edemez. 27 Mayıs’ta parlamenter sistemin içinden çıkmış ve görev üslenmiş bir başbakanı idam eden Anayasa için parlamenter denilebilir mi? 27 Nisan e-muhtırası doğrudan Meclis’e müdahale eden bir vesayet anlayışıydı. Biz  o gün AK Parti olarak o vesayet arayışına karşı dimdik durmasaydık, parlamentonun özgür iradesinden bahsetmek mümkün olmazdı. Türkiye için en doğru sistemin başkanlık olduğunu düşünüyoruz ve her zeminde tartışmaya hazırız. Muhalefet ise baştan tartışmayı reddediyor."

 

"Sistemi otoriter yapan şekli değil nasıl uygulandığı"

 

"30-40 yıl sonra bugünkü liderler büyük ihtimal biyolojik olarak hayatını sürdürmüyor olacak. Hiçbir şahsi hesap yapmadan, insan onuruna dayalı ve devleti insanı yaşattığı için yaşatan gerçek anlamda sivil bir Anayasa’yı hep birlikte yapalım. Bu dönemde hiç başka bir şey yapmasak bile ki yapacağız, bu Anayasa’yı yapmak ile çok önemli bir adım olacaktır. Anayasa’nın ruhu ve iskeleti konusunda anlaşmamak mümkün değil. Bir sistemi otoriter yapan şekli değil nasıl uygulandığıdır. Aklı selim içinde en doğruyu bulabileceğimize samimiyetle inanıyorum. Herhangi bir şekilde gücün tekelleşmediği, güçler ayrılığı prensibinin en iyi şekilde gerçekleştirildiği bir Anayasa'ya ihtiyacımız var. Gücün tek meşruiyet kaynağının halk olduğu, halkın onayını almamış hiçbir mekanizmanın, hiçbir vesayet odağının meşruiyet kazanamayacağı bir yapı öneriyoruz."

 

"HDP yol ayrımında"

 

Başbakan Davutoğlu, Güneydoğu illerinde süren operasyonlar üzerinden HDP'ye eleştirilerini de sürdürdü.

 

"Yeni Anayasa için başta HDP’den de randevu talep ettik. Ancak iyi niyetli yaklaşımımıza ciddiyetle yaklaşmadıkları için talebimizi geri çektik. HDP hesap sorma değil, hesap verme makamındadır. Şiddeti savunmaya, terör örgütüne sözcülük yapmaya bir an önce son vermeliler. Artık bir karar vermeleri şart. Bir yol ayrımındalar. HDP, Kandil'in kanlı diline mi kendini teslim edecek, yoksa siyasetin meşru zeminine mi? Kandil'in kanlı diline kendilerini teslim ederler, terörün, hendeğin, şiddetin savunucusu olmaya devam ederlerse, kendilerini muhatap almayız. Siyaseti merkeze alarak, çatısı altında bulundukları Meclis'te meşru siyaset yapmaya kalkarlarsa işte o zaman kendileri muhatap alınacak konuma gelirler. Hendek ve barikatları kınadıkları tek bir açıklama bile yok. Bunlar terör örgütüne laf söyleyemez."

 

Kamu görevlilerine teşekkür

 

"Cizre’de Sur’da, operasyon bölgelerinde görev yapan kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Bölge halkımız baskılara rağmen terör örgütüne destek vermedi. Bölge halkına destek vermek için çalışan kamu görevlilerimize teşekkürü bir borç bilirim. Bütün bunlar geçecek ve Türkiye her bölgesiyle bir ve beraber olmaya devam edecek."

 

"HDP'ye de siyasi bir maliyeti olacak"

 

"Hendeklerden öz yönetim ucubesi çıkmayacağı gibi demokrasi de çıkmayacak. Gayri meşru uygulamalara asla müsaade etmeyeceğiz."

 

"Terör çetelerine karşı verdiğimiz mücadelede sivillerin zarar görmemesi için nasıl seferber olduğumuzu herkes görüyor."

 

"Hiç şüpheniz olmasın; HDP, savunduğu bu hendek siyasetinin bedelini kendi ödeyecek, kazdığı hendeğe mutlaka kendi düşecektir. Onca insanın canına kastetmenin, onca insanı evinden etmenin, mahalleleri işgal etmenin teröristlere bir bedeli olduğu gibi onu savunan HDP'ye de siyasi bir maliyeti olacaktır. Kanlı bir şebekeden ve onun uzantısı siyasetten hayır gelmez."

 

"Türkiyelileşmenin önü Edirne’den, İstanbul’dan, Diyarbakır’dan geçer, Moskova’dan geçmez. HDP Diyarbakır’ın geleceğinin Moskova’dan geçmeyeceğini öğrenecek."

 

"Neden sizin çocuklarınız o hendeklerde yok?"

 

"Bütün ilçeler temizlenip, hendekler kapatılana kadar mücadelemiz sürecek."

 

Habur açıldı

 

Başbakan, 14 Aralık 2015'ten bu yana güvenlik nedeniyle kapalı olan Habur Sınır Kapısı'nın da açıldığını açıkladı. Davutoğlu, "İşlemez hale neden geldiği, kimlerin teröre destek verip bölge halkını mağdur ettiği ve ekmekleriyle oynadığını da halkımız biliyor. Bu kapıdan giriş çıkışlar bugün (salı günü) itibariyle yeniden başladı" dedi.

 

Kaynak: Al Jazeera

Önceki İçerikSuriye sınırına yeni duvar
Sonraki İçerikTahir Elçi’nin öldüğü çatışmada ’28 silah kullanıldı’