Poyraz Ailesi’nin 40 yılı

9 çocuklu bir ailenin ferdi olan Deniz Poyraz, 1983 yılında Mardin'in Ömerli ilçesinde doğdu. Poyraz'ın ailesi 1990'lı yıllarda köylerine yönelik devlet baskısı nedeniyle İzmir'e göç etmek zorunda kaldı.

Dün (17 Haziran) öğle saatlerinde İzmir’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Binası’na saldıran Onur Gencer önce binayı ateşe verdi, ardından partili Deniz Poyraz’ı öldürdü. Poyraz Ailesi’nin hikâyesini Gazete Sabro’dan aktarıyoruz:

9 çocuklu bir ailenin ferdi olan Deniz Poyraz, 1983 yılında Mardin’in Ömerli ilçesinde doğdu. Poyraz’ın ailesi 1990’lı yıllarda köylerine yönelik devlet baskısı nedeniyle İzmir’e göç etmek zorunda kaldı. Göçe rağmen baskılardan kurtulamayan aileye yönelik hem devletin hem de ülkücülerin saldırısı durmadı. Poyraz’ın 3 kardeşi ise hala cezaevinde. Anne Fehime Poyraz, iki çocuğunun tutuklanmasına ilişkin 26 Mart 2012 tarihinde Dicle Haber Ajansı’na (DİHA) konuşmuştu. 

Göçle başlayan hikaye

Yaşadıkları baskılara ilişkin bilgiler veren Fehime Poyraz, 1990’lı yıllarda Mardin’de askerler tarafından sürekli işkenceye uğradıklarını ve işkenceden kaynaklı bir amcasının sakat kaldığını, bir diğerinin ise hayatını kaybettiğini aktardı. Poyraz, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “Eşim, ailem, amcalarım, akrabalarım ve herkes, devletten 30 senedir işkence görüyor. Bu zulmün üstüne de 3 çocuğum tutuklandı. Amcalarımın yaşadığı zulmü şimdi çocuklarım çekiyor. Artık bu zülüm bitsin, bu zulmü nereye kadar çekeceğiz. Artık yeter.” 

6 aylık bebeğin burnu kırıldı

Baskı halinin göçten sonra da devam ettiğini aktaran Poyraz, 1994 yılında Kadifekale’deki evlerine yapılan baskında polislerin kaldıkları odanın kapısını kırarak eve girdiğini, kırılan kapı ve camlarının o sıralar 6 aylık bebek olan oğlu Fehmi Poyraz’ın üstüne düşmesi sonucu burnunun kırıldığını dile getirdi. 

“Ben gözaltına alındıktan sonra komşular oğlumu hastaneye götürmüş” 

Poyraz, “Polis çocuğumu yaralı şekilde ortada bırakarak, beni gözaltına aldı. Bu sırada bebeğimin yaralandığını ifade ettim ve onu hastaneye götüreyim dedim. Polis, ‘O yılanın yavrusudur, büyüdü mü o da bizi sokacak’ diyerek, çocuğumu hastaneye götürmedi. Beni gözaltına aldıktan sonra komşular oğlumu hastaneye götürüyor. Ve 6 aylık bebeğin yüzüne dikiş attılar” dedi. Oğlu Süleyman Solmaz’ın Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İzmir İl Örgütü’nün kurduğu Demokratik Çözüm Çadırı’nı ziyaret ettiği gerekçesiyle 11 aydır Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde olduğunu ifade eden Poyraz, Newroz öncesi 20 Mart (2012) tarihinde Kadifekale’de bulunan evlerine yapılan baskında alınan oğlu Fehmi Poyraz ile 18 yaşından küçük olan K.P.’nin tutuklandıklarını ve kızı Deniz’in de “örgüt propagandası” iddiasıyla 10 ay ceza aldığını paylaştı.  

“Artık yeter”

Fehime Poyraz, çocuklarının tutuklanmasının ardından yaşadıklarını da şu sözlerle anlattı:

“Sonrasında dertten kahırdan felç geçirdim, ellerim ve ayaklarım felç oldu. Birinden destek almadan tek başıma yürüyemiyorum. İhtiyaçlarımı karşılayamıyorum. Sadece çocuklarım için değil, sebepsiz ve haksız şekilde tutuklanan binlerce insanımıza üzüldüğüm için felç oldum.”

“Tutuklanan çocuklarım benim geleceğimdi. Onlar da tutuklanınca perişan olduk. Eşimin kazandığıyla eve mi bakalım cezaevinde çocuklarıma mı? Bütün annelerin üstünde zulüm var. Benim üstümde de zulüm var. Bu zulüm yüzünden felç geçirdim. Başbakan Erdoğan Kürt halkını değil, kendisini kandırıyor.”

“Başbakan elini vicdanın üstüne koysun. Gelip Kürt halkının temsilcileriyle görüşüp bu sorunu çözsün. Annelerin yüreği çok yandı, artık yanmasın, ne asker ne gerilla ne de zindandakiler artık kimse ölmesin. Artık yeter, anneler ağlamasın, nereye kadar ağlayacağız. Artık yeter, özgürlüğümüzü istiyoruz.”

Kaynak: Gazete Sabro

https://www.gazetesabro.org/2021/06/17/poyraz-ailesinin-40-yili-goc-iskence-tutuklama-olum/

Önceki İçerikSol bedelini ödüyor… Sağ ne yapıyor?
Sonraki İçerikGüney Amerika’nın ‘Suriyeliler’i: Venezuelalılar