4 kulübün borcu 5 milyara dayandı

 

UEFA'nın 2010'da kabul ettiği ve 2012'den itibaren uygulamaya konulan FFP kuralları, kulüplerin gelir gider tablosunu en azından denkleştirmek, bu sayede de adil yarışma ortamını korumak ve takımların ilerleyen yıllarda karşılaşacağı iflas riskinin önüne geçmeyi amaçlıyor.

 

Bu çerçevede takımların son 3 yıldaki mali tablolarını inceleyen UEFA, kriterleri yerine getirmeyen ekiplere, içlerinde puan silme, transfer yasağı koyma, Avrupa kupalarından men etme gibi yaptırımların da bulunduğu 9 kalemden oluşan ceza sistemi belirlemiş durumda.

 

Galatasaray'ın mali yapısı sebebiyle UEFA ile yaşadığı sorun, aslında Türk futbolu için hiç de yabancı değil. Bundan sadece 3 yıl önce Beşiktaş, Gaziantepspor ve Bursaspor da aynı problemle karşı karşıya kalırken, 3 kulüp Avrupa'dan kupalarından birer yıl men cezaları aldı.

 

UEFA, 2014'te ise hesaplarında aykırılık tespit edilen Galatasaray ve Trabzonspor'a 200 bin avro para cezası verdi.

 

Avrupa'da da birçok  kulüp cezalandırıldı

 

UEFA'nın finansal sorunlar sebebiyle ceza verdiği kulüpler, sadece Türkiye'dekilerle sınırlı değil.

 

İspanya'dan Malaga, Romanya'dan Rapid Bükreş ve Yunanistan'dan Giannina ile Panathinaikos, 2012'de Avrupa kupalarından birer yıl men edildi. UEFA, 2014'te Romanya’nın Cluj ve Astra takımlarıyla, Litvanya temsilcisi Ekranas ve Sırbistan ekibi Kızılyıldız'a aynı gerekçeyle 1 yıl Avrupa kupalarından men cezası verdi.

 

FFP kuralları sonucu 2015'te men cezası alan kulüp Dinamo Moskova oldu ve Rus takımı, içinde bulunduğumuz 2015-2016 sezonunda UEFA turnuvalarına katılamadı. Yine 2015'te İngiltere İkinci Futbol Ligi (Championship) ekiplerinden Blackburn Rovers, Leeds United ve Nottingham Forest'a transfer yasağı getirildi.

 

UEFA, şu ana dek uyguladığı cezai işlemlerde en çok para cezasına başvurdu.

 

Türk ekiplerinin haricinde para cezası alan ya da gelirlerine tedbir kararı konulan kulüpler arasında Manchester City (İngiltere), Paris Saint-Germain (Fransa), Rubin Kazan, Anzhi, Zenit (Rusya), Levski Sofya, CSKA Sofya (Bulgaristan), Borac Banja Luka, Sarajevo, Zeljeznicar (Bosna Hersek), Vojvodina (Sırbistan), Maccabi Netanya (İsrail), Shkendija (Makedonya), Buducnost Podgorica, Rudar Pjevlja (Karadağ), Floriana (Malta), Ruch Chorzow, Lech Poznan (Polonya), Sporting Lizbon (Portekiz), Vaslui (Romanya), Arsenal Kiev (Ukrayna) ve Atletico Madrid (İspanya) bulunuyor.

 

Geçen sezon 6 Türk kulübü, UEFA'dan lisans alamadı

 

UEFA, geride kalan 2014-2015 sezonunda Spor Toto Süper Lig'de mücadele eden 6 kulübe lisans vermedi.

 

Kulüplerin UEFA tarafından düzenlenen müsabakalarda yer alabilmeleri için UEFA'nın belirlemiş olduğu, Kulüp Lisans ve FFP kriterlerini yerine getirmesi gerekiyor. Bu kriterler; sportif, altyapı, personel-idari, hukuki ve mali kriterler olmak üzere 5 başlık altında toplandı.

 

UEFA, bilhassa mali yükümlülükten dolayı, 2014-2015 sezonunda Kasımpaşa, Gaziantepspor, Eskişehirspor, Mersin İdmanyurdu, Kayseri Erciyesspor ve Balıkesirspor'a söz konusu lisansı vermedi. Bu kulüpler, geçtiğimiz sezon Avrupa kupalarına katılma hakkı kazansalardı, UEFA lisansı alamadıkları için bu sezon "Avrupa sahnesine" çıkamayacaktı.

 

UEFA'nın bu sene hangi takımlara lisans verip vermeyeceği ise mayıs ayında belli olacak.

 

Bu arada UEFA Kulüp Lisansı haricinde, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından da kulüplere Ulusal Kulüp Lisansı veriliyor. Türkiye liglerinde oynayabilmek için her kulübün bu lisansı alması gerekiyor.

 

Ulusal lisans için gerekli şartlar ise UEFA lisansı için sunulan kriterlerle aynı ama cezai müeyyideler, "kaldırılmış" denecek kadar hafifletilmiş durumda. Bu sebeple de UEFA'dan ceza alan ve lisans verilmeyen kulüplerin hiçbiri yerel federasyondan herhangi yaptırımla karşılaşmadı.

 

Söz konusu kriterler gerekçe gösterilerek, TFF'nin bu sezon başında ceza verdiği kulüpler ise PTT 1. Lig ekiplerinden Samsunspor ve Denizlispor ile Spor Toto 2. Lig'de mücadele eden Orduspor, MKE Ankaragücü, Kahramanmaraşspor, Bucaspor ve Tarsus İdmanyurdu oldu. TFF, alt liglerde mücadele eden bu 7 kulübe, 3 puan silme cezası uyguladı.

 

Süper Lig, yayın gelirlerinde Avrupa 6.'sı

 

Spor Toto Süper Lig, yayın gelirleri sıralamasında Avrupa'da 6. sırada bulunuyor.

 

Süper Lig kulüpleri 90'lı yılların ortasına kadar yayın hakkından pek de kar elde edemedi. Kulüplerin para kazandığı ilk sezon, 1994-1995 ve 1995-1996 sezonlarıydı. Söz konusu iki yılda takımların yayın hakkından elde ettiği toplam gelir 30 milyon doları buldu ancak bir sıkıntı vardı. Her takım kendi yayın hakkını pazarladığından, İstanbul'un üç büyük takımı Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe ile Anadolu takımlarının gelirleri arasında uçurum mevcuttu.

 

Bu sorunu biraz olsun hafifletmek adına 1996'da havuz sistemine geçildi ve yapılan 3 sezonluk ihale sonucunda da ligin tüm maçları 140 milyon dolara (ilk yıl 40, 2. yıl 45, 3. yıl 55 milyon dolar) pazarlandı.

 

Bir sonraki ihale 1999'da gerçekleştirildi ve 2 sezonluk yayın bedeli 120 milyon dolar (yıllık 60 milyon dolar) oldu. 2001'de yapılan 4 sezonluk ihale neticesinde ise bu rakam 614 milyon dolara (yıllık 153 milyon dolar) çıktı ancak o yıllarda yaşanan ekonomik kriz sebebiyle kur sabitlemesi yöntemine başvuruldu ve kulüplerin kazancı da yaklaşık olarak yarı yarıya azaldı.

 

Söz konusu kriz, 2004-2008 arasındaki sezonlar için yapılan ihalede de kendisini gösterdi ve yayın hakları, toplam 376 milyon dolara (yıllık 94 milyon dolar) alıcı buldu. 2008'deki ihale 2 sezonu kapsadı ve ihaleyi kazanan kuruluş, yıllık 140 milyon dolar vermeyi taahhüt etti.

 

2010'daki ihalede rekor kırıldı

 

2010'da yapılan ihalede ise rekor kırıldı ve Süper Lig'in yayın geliri yıllık 321 milyon dolara çıktı.

 

Bu meblağa özet görüntüler için yapılan ihale bedeli de eklenince, kulüplerin yıllık toplam geliri yaklaşık 450 milyon dolara kadar yükseldi. Taraflar arasında, her sezon yüzde 5'lik artış şartıyla 4 sezonluk mutabakat sağlanırken, ilk 3 yıl sonunda, mevcut anlaşma 2017 yılına dek uzatıldı. Böylece Süper Lig, Avrupa'da en fazla yayın geliri elde eden 6. lig oldu.

 

Yayın geliri, Süper Lig takımlarına; yüzde 35'i katılım payı olarak (18 kulübe eşit), yüzde 45'i performansa göre (puan), yüzde 11'i şampiyonluk sayılarına göre, yüzde 9'u da ilk altıya giren takımlara dağıtılıyor.

 

TFF, geçtiğimiz sezon tüm kulüplere toplam 800 milyon lira civarında ödeme yaptı. Buna göre her kulüp 15 milyon 500 bin lira katılım parası aldı. Takımlar, ligde aldıkları her galibiyette 1 milyon 150 bin, beraberlikte de 575 bin lira kazandı.

 

Lig tarihi boyunca şampiyonluk yaşayan takımlar ise mutlu sona ulaştıkları her sezon için 1 milyon 600 bin lirayı kasasına koydu.

 

UEFA yayın gelirlerinde "servet" dağıtıyor

 

Futbol kulüpleri için Avrupa kupaları büyük bir gelir kapısı. Bilhassa UEFA Şampiyonlar Ligi grup maçlarına katılan takımların aldığı para ödülü dikkati çekici.

 

UEFA, grup maçlarına kalan her takıma 12 milyon avro katılım bedeli ödüyor. Grup maçlarında alınan her galibiyetin 1 milyon 500 bin, beraberliğin ise 500 bin avro ödülü var. Bunlara ilaveten gruptan çıkan her takım 5 milyon 500 bin avro kazanıyor. Tüm bunların haricinde takımlar pazarlama gelirinden de pay almakta.

 

Son 9 yılda Türkiye'nin pazar payı ortalaması 9 milyon avro. Türkiye'den tek takım gruplara kaldığında bu parayı tek başına alıyor. Gruplara iki takım gittiğinde ise bu ödül, ikiye (yaklaşık olarak birinci takım yüzde 60, ikinci takım yüzde 40) bölünüyor.

 

UEFA Avrupa Ligi ödülleri, Şampiyonlar Ligi'ne göre az olsa da Türkiye şartlarında hiç de azımsanacak nitelikte değil. Bu ligin katılım ödülü 2 milyon 400 bin avro. Gruplarda alınan galibiyetin 360 bin, beraberliğin 120 bin avro değeri var.

 

Grubunu lider bitirenlere 500 bin, ikincilere de 250 bin avro veren UEFA, son 32 turuna kalanları 500 bin, son 16 turuna yükselenleri 750 bin, çeyrek finalistleri 1 milyon, yarı finalistleri de 1 milyon 500 bin avro ile ödüllendiriyor.

 

 En düşük yayın geliri Türkiye Kupası'nda

 

UEFA ve Süper Lig yayın gelirleri karşısında Türkiye Kupası ödülleri, kulüplere pek de cazip gelmiyor.

 

Kupaya grup aşamasında katılan bir takım, finale kadar önündeki 11 maçı kazanması durumunda toplamda 1 milyon 440 bin dolar para kazanıyor.

 

Bilhassa Süper Lig'de zirveye oynayan takımlar ise gerek yüksek maliyetli kadroları gerekse ligdeki galibiyet değerinin çok daha fazla olmasından dolayı kupa maçlarına pek de sıcak bakmıyor.

 

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım son yapılan divan kurulu toplantısında, "TFF ya kupaya çözüm bulur ya da biz Türkiye Kupası'na katılmayacağız. Ceza verseler de katılmayacağız" değerlendirmesinde bulundu.

 

Avrupa'da en düşük vergi uygulanan ikinci ülke

 

Türkiye, Spor Toto Süper Lig'de forma giyen oyunculara uyguladığı yüzde 15'lik gelir vergisi oranıyla, Avrupa'da futbolculardan en düşük vergi alan 2. ülke konumunda.

 

Klasmanda Bulgaristan yüzde 10 ile zirvede. Litvanya ve Türkiye ise yüzde 15 ile ikinciliği paylaşıyor. İsveç yüzde 56,9'luk oranla en yüksek vergi uygulayan Avrupa ülkesi olurken, bu ülkeyi sırasıyla yüzde 56,5 ile Portekiz, yüzde 55,6 ile Danimarka, yüzde 53,7 ile Belçika izliyor.

 

Avrupa futbolunun kalbi olan ülkelerden İngiltere'de profesyonel futbolcu gelirlerinden yüzde 45 vergi alınırken, bu oran Almanya'da yüzde 47,5, İtalya'da yüzde 47,9, Fransa'da ise yüzde 50,3 olarak gerçekleşiyor.

 

Sponsorluk, reklam ve hasılat gelirleri

 

Süper Lig'de mücadele eden kulüpler içinde bilhassa Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın sponsorluk, reklam ve hasılat gelirleri, geçtiğimiz yıllara oranla düşse de gelir hanesinde hatırı sayılır derecede yer bulmakta.

 

Galatasaray, Seyrantepe'deki stadının ana sponsorluğu için 10 yıllığına Türk Telekom ile 150 milyon dolar karşılığında anlaştı. Fenerbahçe'nin Kadıköy'deki stadı için Ülker, sarı-lacivertli kulübe 10 yıllık sözleşme karşılığında 90 milyon dolar vermeyi taahhüt etti. Beşiktaş ise yapımı devam eden yeni stadı için Vodafone'dan 15 yıllık toplam 116 milyon dolar alacak.

 

Formaların göğüs, sırt, kol, şort bölümlerinin yanında çoraplara da sponsor bulan kulüpler, sağlık ve ulaşım sponsorları haricinde, reklam ve maç hasılatlarıyla da gelirlerini artırdı.

 

Geçtiğimiz sezon sponsorluktan Galatasaray 100,5 , Fenerbahçe 39,5 , Beşiktaş 35,4 ve Trabzonspor 7,76 milyon lira gelir elde etti. Maç hasılatları kaleminde ise Galatasaray 52,4, Fenerbahçe 65,9 , Beşiktaş 25,9 ve Trabzonspor da 6,2 milyon kazanç sağladı.

 

Kaynak: AA

Önceki İçerikRoma’da IŞİD toplantısı
Sonraki İçerikFotoğrafçının gözünden bebeğin ölümü