TÜGVA Başkanı: “Gerçekler manipüle ediliyor”; Bilal Erdoğan: “İftira, kıskanıyorlar”

TÜGVA Başkanı Eminoğlu yayımlanan dosyaların içinde doğru bilgiler ve manipüle edilmişlerin karışık olduğunu söyledi. TÜGVA kurucusu ve Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan ise iddiaları "iftira" olarak tanımladı ve bu iddiaların ortaya atılma sebebinin kıskançlık olduğunu söyledi.

Gazeteci Cüneyt Özdemir’in Youtube kanalına konuk olan TÜGVA Başkanı Enes Eminoğlu, Metin Cihan’ın TÜGVA’yla ilgili yayımladığı dosyalar üzerine konuştu.

TÜGVA’nın kendi ERP sistemi içinde yer alan bazı evrakların 2015-2017 arasındaki bir dönemde sızdırıldığını ve bu sızdırma işini yapan kişinin FETÖ’den tutuklanıp serbest bırakılan biri olduğunu söyleyen Eminoğlu, “ERP sisteminden bilgileri alarak üzerinde oynandığını düşünüyoruz” dedi.

Adını açıklamadığı, Cihan’a belgeleri ulaştıran kişinin, FETÖ tarafından TÜGVA’ya sızdırılmış biri olduğunu öne sürdü.

“Belge diye ifşa edilen çalışmalar vakfın normal süreçte devam eden çalışmaları. İçeriden belgeleri almış bu adam, sızdırmış, kendisine yedek yapmış. Şu anda ifşa ediyor. Buradan yola çıkarsak bile bu zihniyetin ne kadar sıkıntılı olduğunu buradan görmüş oluruz. Metin Bey’in ifşa ettiği çalışmalar bizim çalışmalarımız olduğu iddia ediliyor manipüle edilmiş yerler var, kendisinin evrakları düzenlediği yerler var. Doğru bilgiler de var. Çünkü ERP sistemimizden alınmış bilgiler. Yönteme baktığımız zaman aparılmış, gasp edilmiş, sisteme girmiş, kendi yedeklemesini yapmış, 4-5 yıl sonra ifşa eden bir zihniyetten bahsediyoruz” dedi.

Eminoğlu’nun bu ifadeleri sosyal medyada itiraf diye yorumlandı.

Yer tahsisini doğruladı, kadrolaşmayı yalanladı

Metin Cihan’ın yayımladığı dosyalar arasında yer alan, TÜGVA’ya yer tahsisiyle ilgili kısımların doğru olduğunu söyleyen Eminoğlu, kamu yararına çalışan vakıf statüsünde oldukları için Milli Emlak veya belediyelere resmi başvurular yaparak yer konusunda destek istediklerini ve olağan hukuki işleyiş içinde destek aldıklarını söyledi.

Devlet kurumlarına verilen referanslarla “yeni paralel yapı” oldukları yönündeki iddiaları yalanlayan Eminoğlu, “bunlarla ilgili bir belge varsa bunu ortaya çıkarmak çok kolay” dedi.

Bilal Erdoğan’dan açıklama: Kıskanıyorlar

TÜGVA’nın kurucusu ve Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan’dan da konuya ilişkin bir açıklama geldi.

Bilal Erdoğan, AK Partili Çorum Belediyesince inşa edilen Türkiye’nin ilk “oba konseptli” gençlik kampının açılışında Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı olarak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“TÜGVA ile uğraşıyorlar, neden biliyor musunuz? Niye uğraşıyorlar sizinle? Niye işlerine gelmiyor? Kıskanıyorlar değil mi?” 

“Vahdet inancının mirasçılarıyız, o vahdet inancını bozmaya yönelik bir iş bu kutuplaşma. ‘İnsanlık dinler olursa gelişemez’ diye bir inanış vardı. Bu dönem dünyada geride kaldı. Artık inananların inancına, inanmayanların da inanmamasına saygı duyma dönemine girildi. Ancak Türkiye’de o pozitivist akımın etkisinde, kendi karanlıklarını aydınlık sanan bir kesim kaldı. Bunlar hâlâ inandığınız zaman, bir Allah’a kul olduğunuz zaman gelişemeyeceğinizi, büyük işler yapamayacağınızı düşünüyorlar. Kendileri yapamıyorlar ya, herkesi kendileri gibi sanıyorlar.”

“Şimdi de Selçuk Bayraktar örneği var. Dindar mı? Dindar. Namazlı mı? Namazlı.”

“İnanan, namaz kılan, bir Allah’a kul olan, hacca giden, zekatını veren, insanlara faydalı bir hayat yaşamaya çalışan gelişemez mi? Teknolojide, bilimde, fende ilerleyemez mi? İlerler değil mi? Nereden biliyoruz ilerleyebildiğini. Bak, Selçuk Bayraktar’dan biliyoruz. Ecdadımızdan biliyoruz. Tarihin nice yüzyıllarına ecdadımız damga vurmuş. Sanıyoruz ki sadece savaş meydanında damga vurmuş. Edebiyatta, fende, bilimde de damga vurmuş. Çağının en büyük alimleri bizim ecdadımızdan çıkmış ama aynı zamanda çok da dindar, namazlı. Batı’dan onların yanına gelebilen kimse yok. Şimdi de Selçuk Bayraktar örneği var. Dindar mı? Dindar. Namazlı mı? Namazlı. Her türlü bu aydın sanan karanlıkların yobazlık dediği her şeyi yapıyor ama şu anda dünyada yanına yaklaşabilen yok. Böyle olsak daha iyi değil mi?”

“Avrupa’nın geleceği karanlık”

 “Batı’da intihar oranlarında çok büyük artış var. Aile mefhumu tamamen kayboldu. Cinsiyetsizlikten tutun başka şeylere kadar abuk sabuk, Batı medeniyeti şu anda kendilerinde test ediyor. Huzur diye bir şey kalmadı, Avrupa’nın geleceği karanlık.”

Önceki İçerikKuntz’un gözyaşları ve futbola yine ve yeniden damga basmaya gelen genç İspanya
Sonraki İçerikYazar Selim İleri hastaneye kaldırıldı