“Türkiye’nin Avrupa’nın mülteci ambarı olmak gibi bir görevi, mecburiyeti yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan kabine toplantısı sonrası mülteci tartışmaları üzerine konuştu: Düzensiz göçmenlerin ülkemizde yol açtığı huzursuzluğun farkındayız. Muhalefetin bu konudaki nefret söylemlerini de tehlikeli ve art niyetli buluyoruz. Türkiye elbette yol geçen hanı değildir. Biz sadece kendimizi düşünerek kapımıza gelenlere sırtımızı dönebilecek cibilliyette bir toplum değiliz. Türkiye'nin Avrupa'nın mülteci ambarı olmak gibi bir görevi, sorumluluğu, mecburiyeti yoktur. Suriyeliler meselesi farklı bir konudur. Bu ülkeden dilimizi öğrenip, sosyal uyumu sağlayarak ülkemizde kalanlar olacaktır. Bunu başaramayanların evlerine dönüşlerine yardımcı olmak da kendi vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun gereğidir.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan yerler şöyle:

“İran sınırımızı kontrol altına alma çalışmalarında sona geldik”

” Türkiye herkesin dilediği gibi hareket edebileceği sahipsiz bir ülke değildir. Devletimiz öncelikle 84 milyon vatandaşımızın güvenliği ve refahından sorumludur. Biz sadece kendimizi düşünerek kapımıza gelenlere sırtımızı dönebilecek cibilliyette bir toplum değiliz. Hali hazırda ülkemiz 3,6 milyonu Suriyeli sığınmacı, 1 milyon 100 bini ikamet sahibi yabancı ve 314 bini uluslararası koruma kapsamında 5 milyon kişiye ev sahipliği yapmaktadır.”

“İran sınırımızı göç, kaçakçılık ve terör faaliyetlerine karşı güvenlik duvarı, kanal ve elektronik sistemlerle kontrol altına alma çalışmalarında sona gelmekteyiz. Geri gönderme merkezlerimizin sayısını ve kapasitesini artırarak düzensiz göçmenlerin ülkelerin dönüşünü sağlıyoruz. Ülkemizde 2019’da 455 bin olan düzensiz göçmen sayısını 2020 yılında 122 bine indirdik. Bu yılın ilk 7 ayında 77 bin düzensiz göçmeni yakaladık. Son 3 yılda yakaladığımız düzensiz göçmelerin yarısı Afganistan uyrukludur.  Halen ülkemizde yaklaşık 180 bini kayıtlı ve 120 bini kayıtsız olmak üzere 300 bin civarında Afganistanlı olduğunu biliyoruz.”

“Ana muhalefetin dediği gibi veya ana muhalefetin yanındaki muhaliflerin dediği gibi 1,5 milyon Afganlı ülkemizde kesinlikle yoktur. Bunların hepsi birer yalan.”

“Muhalefetin bu konudaki nefret söylemlerini tehlikeli ve art niyetli buluyoruz”

“Düzensiz göçmenlerin ülkemizde yol açtığı huzursuzluğun farkındayız. Muhalefetin bu konudaki nefret söylemlerini de tehlikeli ve art niyetli buluyoruz. Türkiye elbette yol geçen hanı değildir. Bu ülkenin kanunlarına, kurallarına, düzenine uymayanların kaos çıkartacak tavırlar sergilemesine asla izin vermeyiz. Ülkemizde hukuk herkes içindir. Misafirlerimiz de bunun dışında değildir. Kamu güvenliğini tehdit edecek şekilde bu insanların hayatına kastedenleri yağmaya yeltenenleri asla affetmeyeceğiz.”

“450 bin Suriyeli kardeşimiz de kendi rızalarıyla ülkemizin güvenli hale getirdiği bölgelere dönmüştür”

“Milyonlarca insanın cazibe merkezi haline gelen Avrupa sırf kendi vatandaşlarının güvenliği ve refahı için sınırlarını kapatarak bunun dışında kalamaz. Türkiye’nin Avrupa’nın mülteci ambarı olmak gibi bir görevi, sorumluluğu, mecburiyeti yoktur. Mevcut düzensiz göçmenleri evlerine gönderdikten sonra bu insanların diğer kanallardan nereye gideceği kendilerinin bileceği iştir. Suriyeliler meselesi farklı bir konudur. Bu ülkeden dilimizi öğrenip, sosyal uyumu sağlayarak ülkemizde kalanlar olacaktır. Bunu başaramayanların evlerine dönüşlerine yardımcı olmak da kendi vatandaşlarımıza karşı sorumluluğumuzun gereğidir. Nitekim şu ana kadar 450 bin Suriyeli kardeşimiz de kendi rızalarıyla ülkemizin güvenli hale getirdiği bölgelere dönmüştür. Afganistan’da gönderdiğimiz kişi sayısı da 235 bini bulmuştur.”

“Aşı olmayanlardan düzenli PCR testi yaptırmalarını talep edeceğiz”

“Salgına karşı aşılamada dünyada ilk sıralarda yer alıyoruz. Toplam aşı sayısında 87 milyonu geçtik. Sürekli değişen virüse karşı aşıdan başka bir korunma yöntemi de bulunmuyor.”

“Bazı kesimlerin hâlâ aşıya tereddütle yaklaştığını görüyoruz. Aşı gönüllülük esasına göre yürütülmektedir. Tüm vatandaşlara bir kez daha aşılarını derhal olmaları çağrısında bulunuyorum.”

“Aşı olmayan üniversite öğrencilerimiz ve üniversite çalışanlarımızdan düzenli PCR testi yaptırmalarını talep edeceğiz. Uçak ve şehirler arası otobüs yolculuğu için zorunlu PCR testi uygulamasını devreye alacağız. Konser, tiyatro ve sinema gibi insanların toplu olarak bulunduğu faaliyetler için de zorunlu PCR testi uygulamalarını devreye alacağız.”