Anasayfa / Haberler / “Üç ay bizim için çalış, sana iltica hakkı verelim”: Yunan polisi sığınmacıları başka sığınmacıları Türkiye’ye geri itmede kullanmış

“Üç ay bizim için çalış, sana iltica hakkı verelim”: Yunan polisi sığınmacıları başka sığınmacıları Türkiye’ye geri itmede kullanmış

Yunan güvenlik güçlerinin yakaladığı bazı sığınmacıları “serbest bırakma” ve Avrupa’da iltica başvurusu yapabilecekleri belge verme vaadiyle Türkiye sınırındaki yasa dışı geri itme operasyonlarında kullandığı ortaya çıktı

Araştırmaya göre Türkiye üzerinden Meriç’i geçerek Yunanistan’a ulaşan Afganistanlı ve İranlı iki sığınmacı, yakalandıktan sonra doğrudan Türkiye’ye gönderilmek yerine sınır karakolunda tutuldu ve başka göçmenleri tekrar Türkiye’ye gönderen operasyonlarda çalıştırıldı.

İki sığınmacının anlattığına göre süreç aynı şekilde başladı.

Önce yakalanıp gözaltına alındılar. Ardından İngilizce bilip bilmedikleri soruldu. İngilizce bildiklerini söyleyince polisler tarafından ayrı bir yere götürüldüler.

Afgan sığınmacının ifadesine göre görevli polisler kendisine şunu söyledi:

“Bizim için çalışırsanız size evrak vereceğiz. Üç ay sürecek. Sonra istediğiniz yere gidip iltica başvurusu yapabilirsiniz.”

İranlı sığınmacı da benzer teklifin kendisine yapıldığını anlattı:

“Üç ay burada çalışırsan sana ülkeden çıkmanı sağlayacak belge veririz.”

İki sığınmacı da “başka seçenekleri olmadığını düşündükleri için” bunu kabul ettiklerini söyledi.

100 gün boyunca sınır karakolunda tutulmuşlar

Sığınmacılar yaklaşık 100 gün boyunca Meriç sınırındaki Tychero Sınır Karakolu’nda tutulduklarını anlattı.

İfadelerine göre gündüzleri kilitli hücrelerde kalıyorlardı. Cep telefonları alınmıştı. Hücrelerde altı kişiye kadar insan metal ranzalarda kalıyordu.

Akşam olduğunda ise polisler gelip onları operasyonlara götürüyordu.

İranlı sığınmacının anlatımına göre polisler hücre kapısını açıp:

“Guys, guys, job, job” diyordu.

Sonra şişme botları hazırlıyor, araçlara yüklüyor ve yakalanan göçmenleri Meriç üzerinden Türkiye tarafına geri gönderiyorlardı.

İki sığınmacı da her gece onlarca kişinin geri itildiğini söyledi. Bazı günlerde sayı 300’e kadar çıkıyordu.

“Nefes alamıyorsan buraya gelme”

Tanıklıklar sırasında ağır şiddet iddiaları da ortaya çıktı.

Afgan sığınmacı, havasız kaldığı için kamyonetin kapısını yumruklayan 16-17 yaşlarında bir çocuğun polis tarafından bot küreğiyle dövüldüğünü anlattı.

İfadesine göre polis çocuğa sürekli:

“Nefes alamıyorsan buraya gelme” diyordu.

İki sığınmacı da karakolda bir kişinin kapalı odada dövüldüğünü duyduklarını söyledi. Afgan sığınmacıya göre adam bir süre bağırdıktan sonra sesi tamamen kesildi.

Bir başka olayda ise hamile bir kadının yardım istemesi üzerine bir polisin:

“Türkiye’de çok iyi doktorlar var, oraya gidince görürsün” dediği aktarıldı.

“Telefonlarını, paralarını, onurlarını aldılar”

Sığınmacıların ifadelerine göre geri itilen göçmenlerin telefonları, paraları ve kişisel eşyaları da alınıyordu.

Afgan sığınmacı, polislerin bir gün iki kadın sığınmacıyı odalarına getirip:

“Birini seçebilirsiniz, onunla seks bile yapabilirsiniz” dediğini anlattı.

İranlı sığınmacı ise yaşadıklarını şöyle özetledi:

“İnsanları dövüyorlardı. İşkence ediyorlardı. Hakaret ediyorlardı. Cinsel tacizde bulunuyorlardı. İnsanların pasaportlarını, paralarını, onurlarını alıyorlardı.”

Denetim gelince ormana saklamışlar

İki sığınmacı, karakoldaki varlıklarının hiçbir resmi kayda geçirilmediğini söyledi.

Anlattıklarına göre Avrupa Konseyi’nden denetim geleceği öğrenildiğinde polisler onları birkaç gün boyunca ormanda sakladı.

Döndüklerinde ise hücre duvarlarına yazdıkları yazıların boyandığını gördüler.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan bir raporda da Tychero’daki merkezde “yakın zamanda tutulmuş kişilere ait izler bulunduğu” belirtilmişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: “Sistematik geri itme işaretleri var”

Ocak 2025’te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Yunanistan hakkında verdiği kararda ülkede “sistematik geri itme uygulamalarına dair güçlü işaretler bulunduğunu” açıklamıştı.

Araştırmada ortaya çıkan yeni tanıklıklar ise Yunanistan’daki geri itme operasyonlarında bazen doğrudan sığınmacıların kullanıldığını gösteriyor.

İki sığınmacı, 100 günün sonunda parmak izleri alındıktan sonra serbest bırakıldıklarını anlattı. Daha sonra Selanik’e gidip Yunanistan’dan ayrıldılar. Şu anda İsviçre’de yaşıyorlar.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın