“Atatürk, yozlaşmış Avrasya rejimlerine duyulan hayranlığı gizleyecek bir maske değildir”

İYİ Parti lideri Meral Akşener parti grubunda konuştu: Bugün Türk milleti olarak hepimizin yüreği bir başka millet için çarpıyor. Ukrayna’nın vermiş olduğu mücadeleyi belki de en iyi biz anlıyoruz. Ukrayna’nın cesur evlatlarını saygıyla selamlıyorum. Putin, Ukrayna halkının iradesini tanımıyor. Siyasi egemenliğine saygı duymuyor. Asgari yollarla düpedüz vali atamaya çalışıyor. Vakit çekimser kalma vakti değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir. Ancak üzülerek söylüyorum ki; Türkiye, bu adımları atamayacak kadar Rusya'ya bağımlı hale getirilmiştir. İki ülke arasındaki ilişki, dengeli ve simetrik değildir.”

TBMM’deki partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Meral Akşener şunları söyledi:

“Altı siyasi parti olarak geçtiğimiz Pazartesi günü çok önemli bir adım attık. Ülkemizi sosyal hayattan ekonomiye, adaletten diplomasiye, doğadan demokrasiye her alanda yıpratan, milletimizi işsizlik, umutsuzluk ve hayat pahalılığı üçgenine hapseden, devletimizi de liyakatsizliğe ve beceriksizliğe mahkum eden partili cumhurbaşkanlığı sistemi ucubesinden kurtulmak için çok önemli bir adım attık. Mutlu, huzurlu ve güçlü bir Türkiye için, Yarının Türkiye’si için çok önemli bir adım attık.”

“Ukrayna’nın cesur evlatlarını selamlıyorum”

“Bugün Türk milleti olarak hepimizin yüreği bir başka millet için çarpıyor. Ukrayna’nın vermiş olduğu mücadeleyi belki de en iyi biz anlıyoruz. Ukrayna’nın cesur evlatlarını saygıyla selamlıyorum.”

“Ülkelerinin özgürlüğü ve egemenliği için vermiş oldukları savaşta onlarla birlikteyiz. Ukrayna’nın şehirleri, sivillerin yaşam alanları hedef alındı. Bunun açık bir işgal ve darbe girişimi olduğunu söylemek zorundayız. Çünkü Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna halkının iradesini tanımıyor. Siyasi egemenliğine saygı duymuyor. Askeri yollarla düpedüz vali atamaya çalışıyor.”

“Putin haddini aşmıştır”

“Ukrayna’da yaşanan, dünyadaki vicdanlı ve aklıselim sahibi herkesin, adalet duygusunu sarsan bu duruma uluslararası toplum daha fazla sessiz kalamaz. Bu şımarıklığa, bu hırsa, daha fazla izin veremeyiz. Başta Kırım’daki kardeşlerimiz olmak üzere, Putin’in zulmüne maruz kalan onca insanı, kaderlerine terk edemeyiz. Putin haddini aşmıştır.”

“Vakit çekimser kalma vakti değil, zalimin karşısında dik durma vaktidir”

“Vakit boş laf değil yaptırım vaktidir. Vakit çekimser kalma vakti değil zalimin karşısında dik durma vaktidir. Ancak üzülerek söylüyorum ki; Türkiye, bu adımları atamayacak kadar Rusya’ya bağımlı hale getirilmiştir. İki ülke arasındaki ilişki, dengeli ve simetrik değildir.”

“Bu ilişki, Rusya lehine asimetrik bir ilişkidir. S-400’lerden, Suriye’ye, Akkuyu’dan, turizme kadar, hemen her alanda, bu asimetrinin, Türkiye’yi düşürdüğü kırılgan durumun yansımalarını görüyoruz.”

“Bakın size hemen bir örnek vereyim. Geçen hafta, Sayın Erdoğan çıktı ve Ukrayna krizinde, NATO’yu göreve çağırdı. Ukrayna’ya daha fazla destek olmuyorlar diye, NATO ülkelerini eleştirdi, içeride de gazetelere demeç verdi. Aynı günün akşamında ise, Strazburg’da, Rusya’nın, Avrupa Konseyi’ndeki üyelik haklarının askıya alınmasına dair bir oylama vardı. Peki orada ne oldu? Sabah, Rusya’yı eleştiren ve Batılı devletleri göreve çağıran Sayın Erdoğan, aynı günün akşamı, konseyin 47 ülkesinden bir tek Ermenistan’ın Rusya’ya destek olduğu oylamada, çekimser kaldı. İşte size, AK Parti iktidarının, dış politikada memleketimizi düşürdüğü kırılgan durum.”

“Denge politikası yapabilmek, maharet ve liyakat ister”

“Türkiye gibi zorlu bir coğrafyada yer alan bir ülkede, denge politikası yapabilmek, maharet ve liyakat ister. Ancak AK Parti iktidarları döneminde, ikisi de maalesef kalmadı. O nedenle, denge politikası yapalım derken, Türkiye’yi ve dış ilişkilerini dengesizliğe ittiler. Oysa yapılacak basitti. Bu oylamada, Türkiye’nin yalnız kalmasına sebebiyet vermeyecektiniz. Çünkü diplomasi, Türkiye’yi uluslararası alanda yalnızlaştırmak değildir.”

 “Ne Batı’nın ne Avrasya’nın ne de çöllerin küçük-stratejik ortağı olamazsın”

“Ne bugün, bizzat kendisinin mucidi olduğunu iddia ettiği, fakat onlara, her icraatıyla ihanet eden ve bizzat şovunu yaptığı değerlere ve anlaşmalarına uymakta nazlanan bir Batı’nın; ne de yüze gülen, ama arkandan kuyu kazan bir sözde Avrasya’nın, veya çöllerinde altın kaplama cipler üzerinde borsa simsarlığı yapan bir alemin, ‘küçük-stratejik ortağı’ olamazsın!”

“Kaderini ne 11 askerinin başına çuval geçiren hadsizlere, ne de 34 askerini bombalayarak şehit eden bir zorbaya bağlayamazsın.”

“Ne vatandaşlığını bir avuç dolara satanların, ne de topraklarını, limanlarını, birkaç küçük avantaya devredenlerin marabası olamazsın. Ne burnunun dibinde savaş tamtamları çalarken Afrika seyahatine çıkan öngörü şampiyonlarının, ne de ‘Boğazlardan para kazanamıyoruz’ diyerek milletin tartışılmaz egemenlik haklarını berhava etmeye kalkanların kara düzenine araç olamazsın.”

“Türkiye, ya NATO’cusun ya Avrasyacı; ya Doğucusun ya Batıcı denilerek, iç ya da dış tek adamcıların hüllecisi olamaz”

“Büyük Türk Milleti! Türkiye; küresel bir dünyada yalnız kalamaz, yalnız bırakılamaz. Türkiye, her şeyi ikiye ayırmaya alışkın köhnemiş dimağların, boynu bükük bir köprüsü yapılamaz.”

“Türkiye, ya NATO’cusun ya Avrasyacı; ya Doğucusun ya Batıcı denilerek, iç ya da dış tek adamcıların hüllecisi olamaz.Saldırganlık ve hamasetle yoğrulmuş, fırsatçılık ve kurnazlığın, memleketimizi ve dünyayı sürüklediği bataklık, apaçık ortadadır.”

“Güvenilir ve güvenli bir dünya, geçmişte olduğu gibi bugün de, sözüne güvenilir, aldığı sözlere de, ihanet kabul etmez bir Türkiye ile mümkündür.”