Ana SayfaÖZEL HABERÖZEL HABER | İlk Ermeni kaymakamı Babadağ’da nasıl karşılandı? Resmi görüş: Hoşgörü;...

ÖZEL HABER | İlk Ermeni kaymakamı Babadağ’da nasıl karşılandı? Resmi görüş: Hoşgörü; off the record: Şüphe

Türkiye Ermeni toplumundan avukat Berk Acar, 99 yıllık cumhuriyet tarihinde kaymakam olarak atanan ilk Ermeni oldu. Babadağ’a gittik, ilçenin nabzını tuttuk. Babadağlıların bir kısmı kaymakamın Ermeni olduğunu ilçeye gelen gazetecilerden duymuş. Ermeninin ne olduğunu bilmeyenler, kaymakamın Ermenistan’dan geldiğini zannedenler de vardı. Kameraya konuşanlar karardan duydukları memnuniyeti anlattı, kendileri için önemli olanın hizmet olduğunu söyledi. Kameralara konuşmayanlar ise ilçede dile getirilmeyen rahatsızlıktan bahsetti. Kaymakam Acar, CHP’li belediye başkanı ve parti ilçe başkanlarının bizimle görüşmek istememesi de o şüphe ve gerginliği gösteriyordu.

2021 yılında kaymakamlık sınavını kazanan 27 yaşındaki Berk Acar, girdiği mülakatta da başarılı oldu ve geçen ay Denizli’nin altı bin nüfuslu ilçesi Babadağ’a kaymakam olarak atandı.

Bütün medyanın “Cumhuriyet tarihinde bir ilk” anonsuyla verdiği haberin Babadağ’daki yansımaları için Denizli’de iki gün geçirdik.

İlk gün dolaştığımız Denizli’nin şehir merkezinde bu atamadan haberdar olan insan sayısı oldukça azdı.

Kapısını çaldığımız birçok parti ve STK binasından elimiz boş döndük.

AK Parti Denizli İl Başkanlığı’ndaki bir partili bunu ilk bizden duyduğunu söyledi.

Atamayla ilgili yorumunu sorduğumuzda ise “Cumhurbaşkanımız uygun gördüyse bize üzerine söz söylemek uygun düşmez” cevabını aldık.

İYİ Parti Denizli İl Başkanlığı’nda, Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ile karşılaştık. Öztürk, atamadan memnundu:

“Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olan herkes için haklar eşittir. Ben bundan sonraki kısımda, çalışma hayatında liyakatı çerçevesinde başarılıysa daha üst makamlara bile gelebileceğini düşünüyorum. Ama bu, Türkiye’de tüm atamaların liyakatla yapıldığı anlamına gelmiyor tabii…”

Denizli-Babadağ.

Denizli’den sonra şehir merkezinden yaklaşık 40 kilometre uzakta olan Babadağ’a doğru yola çıktık.

Babadağ, resmi verilere göre 6 bin nüfusa sahip; köyden büyük, ilçeden küçük, beldeden hallice şirin bir Denizli ilçesi.

İsmini, sırtını yasladığı Babadağı’ndan alıyor.

Aslında ilçenin ismi 1900’lerin başına kadar Kadıköy’müş. Posta teşkilatında İstanbul’daki Kadıköy’le karışmasından yaşanan sorunlar sebebiyle ilçenin adı değiştirilmiş.

Kadıköy adını ilçenin yetiştirdiği din adamlarından alıyor. Tarih boyunca muhafazakâr bir yer olmuş Babadağ.

İlçenin 700 yıla yakın bir tarihi var. Babadağ tümüyle bir Türkmen / Manav yerleşkesi.

1990’lara kadar tekstilin kalbi olarak anılan ilçe, bu döneme kadar müreffeh bir yermiş. Türkiye’nin en zengin iş insanlarından, Zorlu Holding’in patronu Ahmet Nazif Zorlu da bir Babadağlı.

Fakat 1990’lardan itibaren teknolojinin gelişmesi ve tekstilin fabrikalara girmesiyle ilçe adeta ekonomik olarak bir kuraklaşma dönemine girmiş. Gençler ilçeyi terk etmiş.

Engebeli yapısı sebebiyle tarıma da çok elverişli olmayan ilçe hâlâ göç veriyor. Resmi verilere göre nüfus 6 bin olsa da Babadağlıların söylediğine göre ilçede yaşayanların sayısı 3-4 bin civarında.

Bırakın Ermeni bir Kaymakamı, bizim gibi ilçeye gelmiş bir yabancının bile hemen göze battığı, herkesin birbirini tanıdığı, farklılıklara çok alışkın olmayan bir yer.

Babadağ’a gitmeden önce görüştüğümüz Kaymakam Berk Acar, ısrarlı görüşme taleplerimizi, “devlet memuru olduğu için bizimle görüşmeyeceğini, açıklama yapmayacağını ve görüntü vermeyeceğini söyleyerek” kibarca reddetti.

Ama görüşmekten çekinen tek kişi kaymakam değildi.

Babadağ Belediyesi 25 yıl sonra ilk kez 2019 yerel seçimlerinde CHP’ye geçti. Önceden bizimle görüşeceğini söyleyen CHP’li başkan da ilçeye vardığımızda programının çok yoğun olduğunu ileri sürerek görüşmeyi iptal etti.

Sonrasında öğrendik ki; Berk Acar’ın kaymakam olarak atanmasının ardından gerek yurt içinden gerek de yurt dışından çok sayıda gazeteci ilçeye gelip haber yapmak istemiş, CHP Genel Merkezi’nden da bu konuda bir açıklama yapmamaları istenmiş.

Bizden önce Hürriyet gazetesi ve Yunanistan’dan bir gazeteci ilçeye gelerek görüşmeler yapmaya çalışmış. İlçeye Ermeni bir kaymakam atandığını pek çok kişinin bu vesileyle öğrendiği söyleniyor.

Özellikle Yunan gazetecinin gelmesi ilçedekileri biraz tedirgin etmiş.

İlk olarak ilçedeki bazı siyasetçiler ile görüşüyoruz. Ama bu görüşmeler de off the record.

Kimse adıyla konuşmak istemiyor.

Meclis’te grubu olan partilerden birinin ilçe başkanı bize çok karamsar bir tablo çizdi.

Babadağ’ın “çok ırkçı” bir yer olduğunu, Ermeni kaymakam atanmasının ardından pek çok kişinin bu kaymakamın Ermenistan’dan geldiğini sandığını, ilçede kulaktan kulağa “Benim oğlum-kızım atanamazken bu adamı neden getirip atadılar” gibi söylentiler çıktığını söyledi.

İlçede, Türkiye tarihinde ilk kez bir Ermeni kökenli vatandaşın kaymakam olarak atanmasını; ileride Afgan ve Suriyelileri de kaymakam/vali olarak atamak için düşünülmüş bir proje olarak görenler dahi varmış.

Bir gün önce Denizli’de, yine off the record olarak konuşan bir Denizlili de Babadağ ile ilgili benzer şeyler anlatmıştı.

Fakat sokaklara çıkıp kahvehaneleri gezdiğimizde, kameralarımıza konuşan Babadağlılar çizilen bu profile hiç uymayan mesajlar verdiler.

Birçok Babadağlı, yeni kaymakamlarının Ermeni kökenli bir Türkiye vatandaşı olduğunu ilçeye haber yapmaya gelen gazetecilerden öğrenmiş.

“Babadağ için, Türkiye için çalışan herkes canımızın yarısıdır” diyen de var, tek isteklerinin göç vermeye devam eden ilçeye hizmet getirilmesi olduğunu söyleyen de.

Bir Babadağlı “Türkiye tarihinde ilk kez böyle bir atama yapıldı. Bu bizim için bir gurur. Biz bu kardeşimizi bağrımıza basarız” diyor ve ekliyor: “Fakat biz Babadağlıların da Türkiye’nin de asıl gündemi bu değil. Asıl gündem, kış geliyor ve ısınma masrafları inanılmaz arttı. Doğalgaz fiyatları neyse ama bizim gibi kömürle ısınan yerlerde insanların ayda 4-5 bin lirayı ısınma için harcaması gerekecek.”

Babadağ’da sohbet ettiğimiz pek çok kişi Ermenilerin yüzyıllardır Türkiye’de yaşadığını, Osmanlı’da pek çok kritik göreve getirildiklerini bilmiyordu.

Hatta “Ermeni”nin ne demek olduğunu bilmeyenler de vardı:

“Ermeni olması hiç önemli değil. Zaten biz onun dinini, mezhebini daha bilmiyoruz.”

“Onu hep aramızda görmek isteriz, camide, kahvehanede..”

Bazı vatandaşlar ise Babadağ’ın bir “staj yeri” gibi görülmesinden şikâyetçiydi. Babadağ’a gelen kamu görevlilerinin, başta kaymakamlar olmak üzere kendilerini dinlemediklerini, sorunlarını çözmediklerini, birkaç ay görev yapıp başka bir yere atanmanın yoluna baktıklarını söyleyip dert yanıyorlar. Yeni kaymakam Berk Acar’dan beklentileri ise kendileriyle ve sorunlarıyla ilgilenmesi.

Yaptığımız görüşmelerin ardından ilçeden bir miktar kafamız karışarak ayrıldık.

Babadağlıların gerçek fikirleri kamera önünde söyledikleri miydi, yoksa siyasetçiler ve bazı vatandaşların bize off the record olarak anlattıkları mı?

Eğer bu atamayı herkes normal karşıladıysa neden Kaymakam, belediye başkanı ve parti yöneticileri bizimle röportaj yapmayı reddetmişti?

Galiba bu soruların gerçek cevapları Kaymakam Berk Acar’ın ilçede geçireceği ayların sonunda belli olacak.

- Advertisment -