Anasayfa / Yazarlar / ‘Arap Baharı’ndan ‘Katar Kışı’na…

‘Arap Baharı’ndan ‘Katar Kışı’na…

Arap Baharı Tunus’ta patlayınca ve bölgeye yayılınca; Batı dünyası, başlangıçta bu hareketlere olumlu yaklaştı. Diktatörlükler birer birer yıkılıp, seçimlere dayalı yeni iktidarlar oluşurken, yeni oluşan yönetimler, Batı’ya uzak bir çizgi tutturdu.

 

2003’te ABD’nin Irak’ı işgal etmesinin ardından bir grup kurduk. “Doğu Konferansı” adını verdiğimiz bu grupta çok değişik eğilimden insanlar yer almıştı. Dindarlarla seküler kesimin bir araya geldiği bu toplulukla doğumuzdaki ülkelere yolculuğa başladık. Ürdün’de ve Mısır’da konuştuğumuz aydınlar arasında “Müslüman Kardeşler” üyeleri de bulunuyordu. Her iki ülkede de yarı legal olan Müslüman Kardeşlerin, yasaklara ve baskılara rağmen her iki ülke Meclisinde de belli sayıda üyeleri bulunuyordu. Kahire’de ziyaret ettiğimiz Baro, Tabipler Odası, Sendikalar, Gazeteciler Cemiyeti gibi kuruluşların büyük çoğunluğunda Müslüman Kardeşler’in üye ve taraftarları yönetimdeydi.

İslam dünyasında iki çizgi 

Arap dünyasında, Müslüman Kardeşler; meşru zeminde, şiddete sürüklenmeden muhalefet yürüten bir “islamcı” çizgi anlamına geliyor. Tabii zaman zaman bu örgütlerden de şiddet yanlısı gruplar çıkıyor. Aşırı baskıcı yönetimler özellikle genç kuşağı şiddete sürüklüyor. Mısır’daki Sisi darbesi sonrasında, Müslüman Kardeşler, zorlandı. İçlerinden silaha başvurmayı savunan gruplar oluştu. Ancak ana gövde barışçı çizgiyi terk etmedi.

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın