Anasayfa / Yazarlar / Başkanlık sistemini konuşmak

Başkanlık sistemini konuşmak

İnsan onuruna dayalı özgürlükçü bir anayasanın içinde, yürütmeye abartılı yetkiler öngörmeyen ve bu sistemden beklenen asıl avantaja, yani gerçek kuvvetler ayrılığına yer veren bir başkanlık sistemini önermek, ülkedeki iklimi yeniden ılımlı hale getirebilir.

 

Biz aslında bir sistem tartışması yapmıyoruz.

 

Sorunu kişiler üzerinden, daha doğrusu bir kişi üzerinden tartışıyoruz. Erdoğan’ı sevenler ve sevmeyenler olarak bölünmüş bir tartışma bu. Erdoğan’ı sevip de başkanlık sistemine karşı olanlara veya sevmeyip de başkanlık sistemini savunanlara pek rastlamıyoruz.

 

Öte yandan, hükümet sistemlerine abartılı bir iyilik veya kötülük atfediyoruz. Ülkedeki egemenlik ilişkilerinden, siyasi kültürün etkisinden ve diğer faktörlerden bağımsız bir hükümet sistemi tartışması yürütüyoruz.

 

Başkanlık sistemine sihirli değnek gözüyle bakmak yanlış. Parlamenter sistem de bizim alın yazımız veya Türklerin Ötüken Yaylasından getirdiği bir hükümet sistemi falan değil.

 

Tartışamama sorunumuzun bir parçası da, Ak Parti’nin nasıl bir başkanlık sistemi istediğini hala netleştirmemiş olması.

 

“Türk tipi” başkanlık istiyor eleştirileri yapılıyor. Bu da doğal olarak insanlarda, ne olduğunu bilmedikleri bir yola girme kaygısı uyandırıyor.

 

Nitekim 7 Haziran sürecinde, nasıl bir başkanlık sistemi istendiğine dair bir model veya öneri sunmadan, seçim öncesinde avantajları ve dezavantajlarıyla onu tartışmadan genel bir başkanlık savunusu yapmanın yanlışlığı görüldü. Muhtevası somutlaştırılmamış bir başkanlık vaadi, “Türk tipi başkanlık” iddiaları veya “Erdoğan tek adam olmak istiyor” suçlamalarıyla birleştiğinde, hem Ak Parti’ye oy kaybettirdi, hem de sistem yine tartışılmamış oldu.

 

Bir yöntem önerisi…

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın