Anasayfa / Yazarlar / Çözüm için CHP desteği

Çözüm için CHP desteği

“Çözüm süreci” şimdi yalnızca bir “başarısızlık simgesi” olarak gündeme geliyor. Akil insanlar da, “bu oyunun beceriksiz piyonları” olarak görülüyor… Çünkü şimdi “çatışma zamanı”. Uzlaşma arayışı gerilerde kaldı.

PKK ile mücadele, evrensel bir karaktere sahip mi? Evet sahip. Bölgedeki kaos, iki süper devletin varlığı, mezhepsel ve etnik çatışmaların yükselişi, bu meseleyi “bizim meselemiz” olmaktan çıkarmış durumda.

 

PKK ile mücadele, hem bir iç mesele, hem de bölgesel bir mesele. Peki biz şu noktada “içeride” ne yapabiliriz? Sorunun çözümünde toplumsal mutabakat (ve mecliste grubu bulunan partilerin katkısı) gerekli.

 

7 Haziran seçimlerinin ardından, çözüm sürecinin kırılması ve şiddet perdesinin açılmasının en temel nedeni, toplumsal mutabakatın sağlanamamasıydı.

 

1 Kasım sendromu

Masanın devrilmesi ve 1 Kasım seçimlerinin AK Parti'yi güçlendirmesi, iktidardaki “şahin” eğilimi güçlendirdi.

 

“Terörün kökünün kazınması” retoriği, yeniden ön plana çıktı ve egemenlik kurdu. Çatışmaların tırmanmaya başlamasından bu yana 11 ay geçti. Türkiye büyük bir çatışma sarmalının içinde.

 

Çok sayıda güvenlik gücümüzü kurban vermemiz, toplumdaki öfkeyi, çatışmacı gerilimi artırıyor. Böyle dönemlerde “makul” o kadar kolay gündeme getirilemez. Çözüm arayışı, ilgi görmediği gibi, tepkiyle karşılaşabilir.

 

“Çözüm süreci” şimdi yalnızca bir “başarısızlık simgesi” olarak gündeme geliyor. Akil insanlar da, “bu oyunun beceriksiz piyonları” olarak görülüyor… Çünkü şimdi “çatışma zamanı”. Uzlaşma arayışı gerilerde kaldı.

 

PKK’nın o dönemde silah yığınağı yaptığına dikkat çekiliyor. Nedenlerden birisi bu.

 

Ancak daha da önemlisi muhalefetin çözüm sürecini hazmedemeyişiydi. CHP, çözüm sürecini, “ihanet süreci” olarak adlandırıyordu. MHP zaten baştan karşıydı. HDP, “AKP Kürtleri kandırıyor” havalarındaydı.

 

Çözüm Süreci yanlış değildi

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın