Mardin milletvekili, yazar Orhan Miroğlu, “Oral Dara’yı görmelisin” deyince durakladım. Dara neresiydi? Orhan, “Efes kadar önemli bir yerden söz ediyorum” diye karşılık verdi.
Mardin'de, şehrin dar sokaklarında dolaştım. Bir müze güzelliğindeki yapıları seyrettim. Eski Mardin'de, 1.Cadde'de bir aşağı bir yukarı yürüdüm. Sokaktaki insanlarla sohbet ettim. Gazeteci Adnan Avuka'yla buluştum. Kentin seçilmiş-görevden alınmış belediye başkanı Ahmet Türk'ü aradım, Ankara'daymış. Baro'dan Nevzat Çıray'la son gelişmeleri konuştuk.
Bölge, “şehir savaşları”yla manen ve madden ağır hasar gördü. Nusaybin, "özyönetim" yüzünden yer ile yeksan oldu. Bölgenin beklentisi tutuklanan milletvekilleri ve belediye başkanlarının serbest bırakılmaso. Soruna barışçı çözüm üretecek bir inisiyatifin oluşması.
Dinleyip not ettikten sonra, Orhan Miroğlu'yla, Dara'ya doğru yola çıktık.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.