Anasayfa / Yazarlar / İyimser ya da karamsar olmak

İyimser ya da karamsar olmak

Son dönemde çoğulculuğu daha fazla benimseyen bir toplumsal yapı oluşuyor. Tekliğe ve aşırılığa zorlamak, zorlayanı zora sokar. Bunu en iyi bilmesi gereken de AK Parti olsa gerek.

 

Bir arkadaşımla konuşuyorum. "Hayır"ın fazla çıkacağını düşünüyor. Sandıktan "Evet" çıkması halinde ülkenin yaşanmaz duruma gelmesinden endişeli.

İlk başlarda, "Evet" ya da "Hayır" çıkmasının fazla bir şey değiştirmeyeceğini söylüyordum. İktidardaki parti de, Cumhurbaşkanı da iki yıl daha görev başında kalacaktı. Ülkeyi idare etme imkan ve kabiliyetleri sürecekti.

Ancak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bir çevre, değişiklik meselesine, bizim anladığımızdan farklı bir anlam yüklüyor. Konu bir "beka" meselesi olarak tanımlanıyor. AK Parti'yi de bu doğrultuda motive etmeye çalışıyorlar. Bir referanduma bu kadar keskin anlamlar yüklendiğinde içeriğinin ötesinde bir gerilim oluşuyor. Bir konu bu kadar beka meselesi gibi sunulursa, sonunda gerçekten bir beka meselesine dönüşebilir.

Meselelerden biri AK Parti'nin iç dengeleri. Davutoğlu tecrübesinden sonra Erdoğan ülkeyi doğrudan yönetebilmek bağlamında partisiyle ilişkilerinin önünde Başbakan, Parti Başkanı gibi "engeller" bulunmasını istemiyor. Bu yüzden "Partili Başkan" formülünü gündeme getirdi. "Çift başlılıktan kurtulacağız" söylemini de bu çerçevede anlamak mümkün.

AK Partili seçmen 

Referandumun kaderi bir ölçüde AK Partili seçmene bağlı görünüyor. Anketlerde AK Parti seçmeninin bir bölümünün "kafası karışık" çıkıyor. Bunun sandığa "hayır" şeklinde yönelmesi ne oranda mümkün?

Cumhurbaşkanı, bu durumu değiştirebilmek amacıyla meydanlarda kendi seçmenini ikna etmeye girişmiş bir görüntü veriyor.

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın