Anasayfa / Yazarlar / Kadına şiddet kayıtsızlığı

Kadına şiddet kayıtsızlığı

Her 8 Mart’ta en yetkili kişilerin kadın ve erkeğin eşit olmadığına dair konuşmalarına maruz kalan bir toplumda bu konuya hakkaniyetle eğilmek ne kadar mümkün? İki erkek ya da iki kadın da eşit değildir zaten. Mesele herkesin insanlık tahtında eşit ve eşdeğerde olmasının sindirilmesi.

 

Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği 1993’te Ayla Kerimoğlu ve arkadaşları tarafından kuruldu. Toplumsal fayda ve dönüşümün aracı olarak insanın hak ve hukukundan yana bir politika izleyeceklerini deklare etmişlerdi. İnsana ve topluma dair “emaneti üstlenen” kadınların eğitimine ve bilinç yükselmesine katkı sunmayı misyon edinerek kolektif emeğe ve bilgiye yöneldiler.

 

Bugüne kadar dernekte felsefeden ilahiyata, sosyolojiden tarihe sayısız alternatif eğitim gerçekleşti ve birçok sözlü tarih çalışmasına ve sosyal faaliyete imza atıldı.

 

Türkiye’nin Örtülü Gerçeği (2007) başlıklı araştırma, başörtü yasaklarının etkileri, sonuçları, toplumda yayılma ve algılanma biçimlerine dair en kapsamlı çalışmalardan biri olarak değerini koruyor.

 

Avrupa Birliği ve Türkiye tarafından desteklenen Kadınlar için Kadınlar: Kadına Karşı Şiddet Araştırması çalışmasının proje raporu (2015) yayınlandı ve içinde kadına yönelik şiddetle ilgili çok değerli veriler var. Küçükçekmece ve Üsküdar ilçe sınırları içinde yaşayan kadınlarla yapılan çalışmada şiddet bütün boyutlarıyla ele alınmış.

 

BM verilerine göre, dünyada her üç kadından biri şiddet görüyor. Dünyada cinsel istismar ve şiddete maruz kalan kadınların yarısını 16 yaşından küçük savunmasız kız çocuklarının oluşturması hiç şaşırtıcı değil. Finlandiya’da %6, İtalya’da %12, Danimarka’da %20, Japonya’da %13 iken Türkiye’de neden Hindistan’ın %35 oranını bile geçip %39’a ulaştığımız üzerine düşünmemiz gerekmez mi? Bazı üniversite araştırmaları ve sosyal politikalar bakanlığı çalışmalarının dışında neden mütedeyyin erkek yazarların, kanaat önderlerinin gündeminde değil bu can yakıcı mesele? 

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın