Yazı bayrama denk geleceğinden bir memleket yazısı yazmak istedim. Aklıma ‘memleket Mustafa Kutlu’dur cümlesi düştü. Yakınlarda ‘Bir Demet İstanbul’ adlı bir şehir kitabı çıktı ama henüz okuyamadım. “İstanbul için ya teslim ya tedbir” başlıklı yazısında Suavi Kemal Yazgıç kitabı şehrin kayıplarının manifestosu olarak okumak mümkün demiş: “Eski mimarinin, semt ve mahalle dokusunun, doğasının, nefes alınacak mekanlarının sadece mimari unsurlarının değil sosyal ve ekonomik arka planlarının da anlatıldığı yazılar bunlar.” Ülkemizde yaşadığımız dönüşüm, savrulma, sonra uzaklardan eve döner gibi değerlerle tekrar buluşmaya çalışma adına ne yaşanıyorsa, başımızdan ne geçiyorsa, hikayemizi yazıp şahadetname misali elimize veren kişidir Kutlu.
Bir yazarla karşılaşmanın vakti saati var. Kutlu’yu duymuş ama henüz hiçbir kitabına ulaşamamıştım. Ankara’da bir Ramazan günü Kocatepe Camii avlusunda gerçekleşen kitap fuarında İsmet Özel’le yan yana kitaplarını imzalarken gördüm ilkin. Kitaplardaki tarih 1987. Bir daha kopmak ne mümkün.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.