Lider olmak istifa gerektirir!

Avustralya’da pandeminin en kritik dönemine girilirken Covid-19’la mücadelede ön saflarda yer alan bir siyasetçi istifa etmek zorunda kaldı. Ülkeler yüz yılda bir görülen bir krizle savaşırken yolsuzluk veya kamu güvenini ihlal gibi nedenlerle yöneticileri değiştirmek sorumsuzluk mudur? Yoksa asıl sorumsuzluk çeşitli mazeretlerle yolsuzluğu ciddiye almamak mı? Bu bir siyasi kültür meselesi...

Dünyanın geri kalanıyla beraber Avustralya da yüz yılın kriziyle boğuşurken burada doğanın uyarıları daha sert gibi. Son birkaç haftada son dönemin en güçlü depremiyle sarsıldık. Bir anda ortaya çıkan devasa bir hortum herkesi şoke etti. Tüm dünya bizim Fransa’nın denizaltı projesini batırıp ABD ve İngiltere’yle yaptığımız nükleer denizaltı anlaşmasını konuştu. Yine dünya gündeminin ilk sıralarındaydık…

Ancak son birkaç gündür konuştuğumuz tek olay, başkenti Sydney olan ve ülkenin en büyük eyaleti Yeni Güney Galler’in kadın başbakanı Gladys Berejiklian’ın sürpriz istifası.

İstifa…

Pek duymaya alışık olmadığım/ız kelime…

Çok alışık olmadığım bu kelimeyi, 41 yaşımın getirdiği ağırlık ve görmüş geçirmiş teyze gibi son günlerde fazlasıyla kullandığım deyimler ile anlatmaya çalışacağım.

“Sezar’ın karısı şüpheler üstü olmalı”

Bundan iki bin yıl kadar önce…

Roma Cumhuriyeti’nin iddialı senatörü Jül Sezar, karısının isminin karıştığı bir skandal sonrası suçsuz olduğunu bile bile onu boşar. Yaptığı açıklamadır bu cümle… “Sezar’ın karısı şüpheler üstü olmalı” der.

Berejiklian’ın başını belaya sokan konu da bu… Eskiden birlikte olduğu ve yolsuzluğa karıştığını itiraf edip istifa eden bir siyasetçinin maddi yararına karar almakla suçlanıyor. Olay kırsalda bir spor merkezine aktarılan 5,5 milyon dolarlık fon hakkında…

Burada sadece devlet fonlarıyla çalışan ve teknik olarak Türkiye’de TRT’nin muadili olan ABC’de çalışan gazetecilerin olayın peşini bırakmamasının da etkisi var. Devletin fonlarıyla çalıştığı için önceliği kamu yararı…

Ayrıca olayı ortaya çıkaran eyaletin yolsuzluk komisyonu da konunun peşini bırakmadı. Ve pandemi boyunca Berejiklian’ın birlikte olduğu kişinin maddi yararına bilerek kararlar alıp almadığını sorguladı. Berejiklian yolsuzluğa karıştığı iddialarını reddetti. Tek hatasının özel hayatında aldığı kararlar olduğunu söyledi.

Pandemi döneminde konu hakkında başbakanı sorgulayan yolsuzluk komisyonu Cuma sabahı çıkıp Berejiklian’ın kamu güvenini ihlal suçlamasıyla soruşturulacağını açıkladı.

Yorumcular, Berejiklian’ın artık resmen soruşturmanın hedefi olmasından dolayı görevini bırakması gerektiğini söylemeye başladı. Berejiklian gibi güçlü bir siyasetçi, arkasındaki tüm desteğe rağmen “şüphe üstü” olmalıydı.  

Berejiklian da burada yine Roma dönemine ait ikinci deyimi hayata geçirdi ve “kılıcının üzerine düştü”, tam da, Roma döneminde savaş kaybeden generallerin şehre dönmektense kendi kılıçlarıyla intihar etmesi gibi…

Komisyonun kararından bir saat sonra basının karşısına çıkan Berejiklian, hiç istememesine ve suçsuz olmasına rağmen istifa etmekten başka çaresi olmadığını söyledi. Ayrıca vekillikten de istifa etti. 20 yıldan fazladır aktif olarak politikada bulunan ve ülkenin en güçlü liderlerinden biri olan 52 yaşındaki Berejiklian kılıcının üzerine düştü ve siyasi kariyeri sona erdi.

Binlerin, yüz binlerin ve milyonların desteğini alan, milyarlarca dolarlık harcamalara karar veren siyasilerden belli bir ahlaki duruş beklemek aslında olması gereken…

Çalıştığınız işte, aldığınız bir kararla yakınınıza veya yakınınızın yakınına bir yarar sağladıysanız görevinizi suistimal ediyorsunuz demektir. Normal hayatta biri size pahalı hediyeler veriyorsa, bu durum şüphe uyandırır. Kendinizi geri çekersiniz. En azından içinizden “Ne istiyor bu münasebetsiz” dersiniz…

Siyasiler arasında bu tür soruları soranlar az.

Berejiklian’dan iki dönem önce Yeni Güney Galler’de başbakanlık yapan Barry O’Farrell da kendisine gösterilen fazla ilgiden hoşlanan siyasetçilerdenmiş. Devletle iş yapan bir şirketten üç bin dolar değerinde bir şişe şarabı hediye olarak almakla suçlanan O’Farrell, bu iddiayı kesin bir dille reddetmiş.

Ancak O’Farrell’in unuttuğu bir şey varmış. Şirketin genel müdürüne şarap için gönderdiği teşekkür notu… Ki bu not doğrudan Berejiklian’ı kamu güvenini ihlalle suçlayan komisyona sunulmuş.

Olanlardan hafızasını suçlayan O’Farrell’in siyasi kariyerini de unutması gerekmiş sonra…

Siyasi hayatının bitmesi, emekli olduğu anlamına gelmiyor.

O’Farrell şimdi Hindistan’da Avustralya’yı temsil ediyor.

Berejiklian’a dönecek olursak, istifası Avustralya’nın gündemini tamamen değiştirdi.

Günlük vaka sayılarının pandemi döneminin en yüksek seviyesine ulaştığı böyle bir dönemde, siyasetin kısıtlı dünyasında olanların pek bilinmediği ve genelde de konuşulmadığı bu ülkede herkes Berejiklian’ın kararını yorumlamaya başladı. Rakip siyasilerden Berejiklian’a hizmetleri ve pandemi döneminde gösterdiği liderliğinden ötürü teşekkür mesajları yağmaya başladı.

Burada da üçüncü deyimimize geliyoruz. Covid-19 gibi yüz yılın krizinde Sydney ve çevre bölgede en fazla ölümlerin beklendiği ve sağlık sisteminin iflas edebileceğinin söylendiği bir dönemde, tüm eleştirilere rağmen pandemi dönemindeki liderliği genel olarak başarılı bulunan Berejiklian’ın istifası “zamansız” olarak değerlendirildi.

Dereyi geçerken at değiştirilmez!

Dünyada beraber olduğu erkek yüzünden cezalandırılan ilk kadın Berejiklian değil. Pandemi döneminde Berejiklian’a yönelik eleştiriler kadın olduğu için mi daha yoğundu, yoksa ülkenin en önemli şehrin, eyaletini ve ekonomisini yöneten ve lafını esirgemeyen biri olduğu için mi saldırılara hedef oluyordu, bilinmez…

Dünyamız hâlâ erkek egemen bir dünya ve Berejiklian’ın yerine bir erkeğin geçeceği de kesin.

Ancak günün sonunda Gladys Berejiklian “kamu güvenini ihlal” gibi ciddi bir suçlamayla karşı karşıyaydı. Henüz hiçbir suçu kanıtlanmasa da demokrasinin sağlığı ve halkın sisteme güveni için Avustralya’da siyasiler “şüphe üstü” olmalı.

Önceki İçerikZaaf arayan zaaf bulur…
Sonraki İçerikANALİZ | Hayır, Bahçeli kebapçıları suçlamadı; işsizliği HDP ile açıkladı