“15Temmuz'da, Batı'nın bir çok ünlü TV yorumcusu Türkiye’deydi. Darbe başarılı olamayınca hepsi tıpış tıpış gittiler.”
Bir TV kanalında aynen bu cümleyi duydum. Kimmiş bu “ünlü Batılı televizyon yorumcuları”(!), doğrusu merak ettim…
MİT'in darbeden haberi yok, Genelkurmay, Jandarma, Emniyet İstihbarat bir şey bilmiyor. Hükümet derin uykuda. İçişleri Bakanı darbeye havada yakalanıyor. Cumhurbaşkanı ailesiyle tatilde. Başyaveri darbeci…
Ama, Batının TV yorumcuları darbeyi önceden biliyorlar(!)…
Hatta önemli isimlerin darbe yayını yapmak amacıyla darbe gecesi Türkiye'de olmasını sağlıyorlar. “Madem öyleydi, bari onların gelişi nedeniyle istihbaratımız bir uyanıklık gösterseydi” demeye bile gerek yok…
Mantık baştan sakat çünkü… Batıya gerçekçi eleştiri yapmak…
Bununla birlikte, şunlar gerçek: Avrupa ve ABD, Türkiye darbeyle boğuşurken, seyretmeyi tercih etti. İçten içe “darbe başarılı olsun” diye bekleyenlerin olduğunu da gördük.
Batının önde gelen gazetelerinde; duyarsız, taraflı, gerçeklikten uzak yorumlar yapıldı…
Birçok batılı politikacı, sonradan, "Darbeye karşı gereken tepkiyi gösteremedik" diye özeleştiri yapmak zorunda kaldı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.