Anasayfa / Yazarlar / Sanat tapınaklarından MoMA

Sanat tapınaklarından MoMA

Trump’ın yedi Müslüman ülke halkının ABD’ye giriş yasağına karşı durmak için MoMA’nın bu ülke sanatçılarının bazı işlerini açıklamalarla birlikte müzenin göz alıcı yerlerine yerleştirmesi önemli bir çıkış. 1929’da açılan MoMA elbette kıymetli; nice insanın emeği, aklı, ruhu var işin içinde.

 

New York’a gelip de insanlığın birikimine eğildiği düşünülen çağdaş sanat müzesi MoMa’yı ziyaret etmeden olmazdı. Hafta içi sabah vaktinde bile müzenin büyük bir kalabalığı ağırlaması, dünyanın en gözde sanat merkezlerinden birine şenlik havası katmıştı biraz. Öte yandan ziyaretçilerin elitliği, yalnız sessiz ve derin bir huşu içinde eserlerin önünde vakit geçirmeleri, sevilen ressamların sanatçıların orijinal çalışmaları karşısında duygulanmaları -ki onlardan biriydim doğrusu-eserler kadar ilgi çekiciydi. Mattise, Monet, Miro, Kahlo, Hovard, Picasso ve daha nice ressamların eserleri yan yana asılı.

 

Öte yandan Amerika ve Avrupa’daki sanat ortamlarının istisnalar dışında sadece Batı sanatına yer vermesi bizzat kimi Batılı sanat erbabı tarafından sert biçimde eleştiriliyor. Belli bir üstenci evrenselci yaklaşımın hem sebebi hem de sonucu olan bu ortamlar, insanlığın önünde bu yüzden verilen emekle orantılı bir güçte meş’ale olamıyor. Amerika’nın bağımsız sanat ortamlarında bu meseleler hakkında yapılan ayrıntılı tartışmalar önemli. Katları dolaşırken düşünmeden edemedim. Mesela Suriye’nin yerle bir olduğu şu günlerde daha önce dünya çapında kıymetli eserlerine İstanbul Sultanahmet’teki bir sergide tanık olduğum Suriyeli sanatçıların birkaç yapıtına olsun yer verilseydi. Bu sanatçıların bazıları ağır bombardımanlarda dünyanın gözleri önünde hayatlarını kaybettiler. Yaşanan insanlık krizini not düşen bir köşe yapılabilseydi sanat dünyasına istemli istemsiz sıvı gibi dağılmış olan kolonyal ruh ve akıl biraz sarsılırdı, izleyiciler kendileri yaşarken bu dünyada olan nice kötülüklerin sorumluluğunu paylaşır, üzerine biraz kalp talimi yaparlardı. 

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN 

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın