İshak Bey, bir düşün insanıydı. Zor dönemlerde, kritik konularda fikirlerini açıkça söyler, eleştirilerini sakınmazdı. Cumhuriyet Gazetesi için Öcalan’la yaptığım söyleşi (1993) nedeniyle cezaya çarptırıldığımda, ondan destek geldi. TÜSİAD, düşünce özgürlüğünü savunan bir açıklamayı da onun önerisiyle yaptı. Ortaköy’deki ofisi, bir buluşma yeri gibiydi. Onunla, deneyimlerini anlattığı konuşmalar yapmak bir keyifti.
Cumhuriyet Dergi’deki söyleşimizde (Ocak 1998) babasının Varlık Vergisi (1942) nedeniyle, sürgüne gönderilişini anlatmıştı. Mallarına mülklerine el konulmuş, yoksullaşmışlardı. Eğitimini yarım bırakmıştı. Üzeyir Garih’le Alarko Holding’i yoktan var etmişlerdi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.