Anasayfa / Yazarlar / İstikrarsızlığın sürekliliği ABD’nin tercihi

İstikrarsızlığın sürekliliği ABD’nin tercihi

Eğer 17-25 Aralık’ta hükümet yıkılmış olsaydı, çok muhtemeldir ki yeni hükümet, öncekini yıkan iradenin isteği doğrultusunda Suriye’ye sokulabilecekti. Belki de o süreçlerde hükümetin yıkılmaması, Türkiye’yi bu felaketten bugüne kadar korudu.

 

ABD’nin zaman içinde değişmeyen bir Ortadoğu politikası olduğu doğru değil. Öyle “yüz yıllık planları” olduğu da.

 

Orada da dış politikayı belirleyen çok sayıda dinamik var ve dönemsel olarak onlardan biri öne çıkıyor. Ve bugün öne çıkan, genel olarak İslam coğrafyası ve özel olarak da Türkiye için hiç iyi değil.

 

ABD’nin Suriye politikası bunun yansıması. İstikrarsızlığın devamını öngören bir Suriye politikası var ve “müttefiki” kıvranırken o bunu ısrarla devam ettiriyor.

 

Bunun da Türkiye’nin Suriye politikasından bağımsız bir geçerliliği var.

 

ABD ne yaptı?

 

Esat rejimi halkkırıma başlamadan ve kurbanlarının sayısı yüzbinlerle ölçülmeden önce, onu devirmekte kararlı olduğu görüntüsü verdi.

 

Barışçı protesto gösterileri kana bulanan Suriye halkının direnme hakkını kullanmasında onun AB devletleriyle birlikte oluşturduğu “kararlılık illüzyonu” etkili oldu.  

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın