Başbakan Binali Yıldırım, bir meydan konuşmasında, Holllanda’daki seçim sonuçlarını yorumlarken, "Türkiye Hollanda'ya ayar verdi" şeklinde bir cümle kurdu. "Ne ayarı, nasıl bir ayar?" gibi sorular sormak mümkün.
“Toplantı yasaklıyorlar, ırkçılık yapıyorlar, Naziler, faşistler” gibi söylemler, yükseltilerek devam ettiriliyor. Yasaklamalara tepki gösterirken, önce, haklı bir yerden başlamıştık… Ancak, kibirli cümleler kurarak, gerçeklikten kopuk değerlendirmelere savrularak, argo dil kullanarak, haklılığı sürdürmek mümkün değil.
"Avrupa çöküyor, Türkiye kahramanlaşıyor. Önümüzdeki yıllarda Türkiye onları geçecek, bundan korkuyorlar, bizi çekemiyorlar, havaalanımızı kıskanıyorlar… Avrupa Birliği zaten dağılmak üzere, onları ciddiye almaya bile gerek yok…"
Hem sosyal medyada, hem basılı ve görsel medyada, bu tür ifadeler, yaygınlaşıyor. Gerçeklikten koptuğumuz oranda, öfkemiz de tırmanıyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.