Aslında Kürtler HDP’yi barajın altında bıraktı

24 Haziran seçimleri öncesinde Kürt mahallesine dair gözlem yapanlar, aşırı güvenlikçi politikalar, Demirtaş’ın tutuklu olması, Barzani referandumunda Erdoğan’ın takındığı tutum, Afrin’e Zeytindalı Operasyonu gibi dört faktörü ileri sürerek, Erdoğan’ın Kürtleri kaybettiğini HDP’nin bölgede çok ciddi oy artışı sağlayacağını söylüyordu. Bu tezlerin hiçbiri gerçekleşmedi. Tam tersine, HDP bölgede çok ciddi oranlarda oy kaybetti. CHP’den gelen “taktik oylar” olmasa barajı dahi aşamayacaktı.

26.06.2018 10:11
Cengiz-Kapmaz



 

24 Haziran seçimleri öncesinde Kürt mahallesine dair gözlem yapanlar, aşırı güvenlikçi politikalar, Demirtaş’ın tutuklu olması, Barzani referandumunda Erdoğan’ın takındığı tutum, Afrin’e Zeytindalı Operasyonu gibi dört faktörü ileri sürerek, Erdoğan’ın Kürtleri kaybettiğini HDP’nin bölgede çok ciddi oy artışı sağlayacağını söylüyordu. Bu tezlerin hiçbiri gerçekleşmedi. Tam tersine, HDP bölgede çok ciddi oranlarda oy kaybetti. CHP’den gelen “taktik oylar” olmasa barajı dahi aşamayacaktı.

 

HDP’nin bölgede kaybettiği oyların ne kadar önemli ve stratejik olduğunu, en güzel HDP’nin çok üstün ve hâkim olageldiği, en politize 10 ile bakarak anlayabileceğiz. Bunlar Hakkari, Diyarbakır, Batman, Şırnak, Ağrı, Mardin, Van, Siirt, Muş ve Iğdır. Gerçekten de bu illerde “ciddi olamazsın” dedirten bulgular var.

 

HDP 7 Haziran 2015 seçimlerinde bu illerde toplam yüzde 74.3 oranında oy aldı. Ancak beş ay sonra gerçekleşen 1 Kasım seçimlerinde, bu illerde 6 puan civarında oy kaybederek yüzde 68.4 alabildi. 24 Haziran seçimlerinde de, HDP’nin çok güçlü olduğu bu kalelerde düşüş sürdü. HDP ortalama 9, Demirtaş ise ortalama 9.4 puan oy kaybetti.

 

Erdoğann ve AK Parti açısından baktığımızda, HDP’de yaşanan oransal inişin tersine, AK Parti oylarında senkronize bir artış yaşandı. Örneğin Erdoğan ve AK Parti 7 Haziran seçimlerinde söz konusu 10 ilde yüzde 16.6 oy almış. 1 Kasım seçimlerinde oylarını 10 puan arttırarak yüzde 26’ya çıkarmış. 24 Haziran seçimlerinde Erdoğan oylarını 5-6 puan daha artırarak yüzde 31.5’e çıkarmış. Yazıyı iller bazına indirgeyerek istatistiklere boğmak istemiyorum. İsteyen, yazının sonundaki dipnota bakarak, iller bazında yaşanan karşılaştırmalı seçmen davranışı değişikliklerine bakabilir.

 

Bu rakamlar, bu veriler, bu değişiklikler bize bir şey söylüyor. Kürt sosyolojisinin değiştiğini, değişen Kürt sosyolojisinin de bizleri şaşırttığını haykırıyor. Buna değineceğim. Ancak tüm fotoğrafı gösterebilmem için bir ara parantez açarak, CHP’den HDP’ye giden “taktik oylara” bakmam, bu rakamları anlamlandırmam gerekiyor.

 

Taktik oylar olmasa

 

24 Haziran seçimlerinde HDP’nin gerçek oyu Demirtaş’a verilen yüzde 8.4’lük oy oranıdır. Bu rakamın dışında kalan oylar, CHP’den HDP’ye giden taktik oylardır.

 

HDP siyasi dâvâ güdüsü ve ideolojik aidiyeti güçlü bir partidir. O yüzden partinin kemik oyları başka yere zor gider. Zaten bölgeye baktığımızda Demirtaş ile partisi arasında makas farkı olmadığını görüyoruz. Örneğin yukarıda değindiğim 10 ilde HDP’nin aldığı ortalama oy yüzde 59.8, Demirtaş’ın ise yüzde 59.4. Yani makas farkı yok denecek kadar az. Ortaya çıkan farkın da İnce’ye gitmediğini, tamamen okuma-yazma bilmeyen seçmenlerin doğru tercih yapamamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Çünkü İnce bölgede olanca propagandaya rağmen umduğunu bulabilmiş değil.

Ben CHP’den HDP’ye yaklaşık yüzde 4’e yakın bir oy kayması olduğunu düşünüyorum. Bu kayma da bölgede değil batıda yaşandı. Zaten CHP’de yaşanan oy kaybı ile HDP’nin yaşadığı oy artışına baktığımızda, neredeyse tamamen örtüştüğünü görüyoruz.

 

HDP 1 Kasım 2015 seçimlerinde 5,148,000 oy ile yüzde 10.7 toplamıştı. Bu seçimlerde 5,772,000 oy aldı. Demirtaş ise 4,147,000 oy aldı. Demirtaş ile partisi arasındaki oy farkı tam 1,625,000. HDP’deki bu artışın büyük kısmı İstanbul’da yaşandı.

 

İstanbul birinci bölgede CHP yüzde 28.1, HDP yüzde 11.2, Demirtaş yüzde 7.2 aldı. 1 Kasım 2015 seçimlerinde ise CHP yüzde 33, HDP 8.2 almıştı. Birinci bölgede CHP’nin oy kaybı 4, HDP’nin oy artışı ise 3 puan.

 

İstanbul ikinci bölgede ise CHP yüzde 25, HDP yüzde 12.2, Demirtaş yüzde 7.2 oy aldı. 1 Kasım 2015 seçimlerinde ise CHP yüzde 28.6, HDP yüzde 9.9 oy almıştı. HDP’nin oy artışı 2.3 puan, CHP’nin oy kaybı ise 3.6 puan.

 

Üçüncü bölgede de durum neredeyse bire bir aynı. 24 Haziran seçimlerinde CHP yüzde 25.5, HDP 14.4, Demirtaş 7.2 oy aldı. 1 Kasım 2015 seçimlerinde ise CHP yüzde 29.3, HDP 11.8 oy almıştı. HDP’nin oy artışı yüzde 2.6 puanı, CHP’nin oy kaybı 3.8 puanı buldu.

 

Sonuçlar ne anlama geliyor?

 

Ben seçimler öncesi, Kürtlere dair şu tezin neye evrileceğinin merakı içindeydim. Bizler Haziran 2015 seçimlerinden sonra Kürt milliyetçiliğinin Türkiye’nin batısında yaşattığını konsolide etmesine şahit olduk. Bu konsolidasyon sona erdikten sonra bu kez de Türkiye’nin batısında oluşan milliyetçiliğe dayalı konsolidasyonun, Türkiye’nin doğusunda yarattığı bir konsolidasyon sürecini yaşamaya başladık. Bunun ne şekilde olduğunu bilmiyorduk. Ama seçim sonrası bunun nereye evrildiğinin işaretlerini görebiliyoruz. İlginçtir; bu konsolidasyon doğuda HDP’ye oy artışı şeklinde yansımıyor. Tam tersine, HDP’ye oy kaybı yaşatıyor.

 

Ben bunun üç faktörden kaynaklandığını düşünüyorum. Birinci faktör: bölge insanı çözüm sürecini PKK’nin bozduğunu, bu yüzden başının büyük sıkıntıya girdiğini düşünüyor. Âdetâ “siz süreci bozmasaydınız bunlar başımıza gelmeyecekti” tavrı içinde.

 

İkinci faktör: bölge insanının PKK’ye ilişkin algısı değişiyor. Kürtlerde ilk kez PKK’nin bir dış aparata dönüştüğü algısı, sorunu sahiplenen temsilci olduğu intibaının önüne geçiyor. Bu çok önemli. Kürt siyasal hareketi bunun çok ciddi bir muhasebesini yapmazsa, oy kaybı sürecek.

 

Üçüncü faktör, bölge insanında “öfkenin nesnesi” açısından herhangi bir değişiklik olmamasından kaynaklanıyor. Barzani referandumundan sonra, bölgede hendek siyaseti ile oluşan öfkenin nesnesinde bir değişiklik yaşandığı, öfkenin artık PKK’den Erdoğan’a yöneldiği iddia edilmişti. Seçim sonuçları bu gözlemin masa başı bir gözlem olduğunu söylüyor. Seçim sonuçları, öfkenin nesnesine bağlı olarak Kürt siyasal hareketinin tabanında ilginç kümeleşmeler olduğunu da söylüyor.

 

Bu kümeleşme kayıtsızlar, ahlâkçılar ve yorumcular diye tarif edilebilecek üç kategori oluşturmuşa benziyor. Kayıtsızlar hendek siyaseti sonrası PKK-HDP edimlerine ilgisiz durumdalar. Lehte ve aleyhte yorum yapmaktan kaçınıyorlar. Bu kesitin Kürt siyasi hareketinin yarısını oluşturduğu kanaatindeyim.

 

Ahlâkçılar, PKK’nin çözüm masasını devirmesine ve hendek siyasetine gerekçe üreterek PKK’yi meşrulaştırma ve eleştirilerden uzak tutma peşindeler. Diğer yarının yarısını oluşturduklarını düşünüyorum.

 

Kürt siyasal hareketinin üçte birini oluşturan yorumcular ise ikiye ayrılıyor. Yarısı mevcut siyasi çizgiye destek veriyor, ancak desteklerini eleştirerek sahiplenme şeklinde sergiliyor. Diğer yarısı öfkenin nesnesini değiştirmiş değil. Tersine, müeyyideye dönüştürmüş. Zaten HDP’nin bölgede yaşadığı oy kaybını da ancak bu şekilde izah edebiliriz.

 

Ben yorumcuları önemsiyorum. Çünkü bu kesitin varlığı muhafazakâr Kürtlerin mevcut davranış kodlarını (Erdoğan’a oy verme, Türkiye’ye entegre olma) sürdürüp sürdürmemeleri yönünde etkili oluyor. Hattâ toplumsal ekonun ne yöne evrileceğini de belirliyor.

 

Özetle, Kürtlerde aşırı çelişkili bir mahiyet kazanmış bir toplumsal yaşam görüyorum. Bu, ileride çok ciddi alternatif arayışlara da zemin oluşturabilir, HDP içinde ciddi çalkantılara da yol açabilir.

 

Detaylı okuma için dipnot

 

7 Haziran 2015, 1 Kasım 2015, 24 Haziran 2018 seçimlerinde en politize Kürt illerinde yaşanan değişimlerin dökümü:

 

İller

7 Haziran 2015

1 Kasım 2015

24 Haziran 2018

 

Hakkâri

HDP          86.4

83.7

70.1

Demirtaş  

 

70.8

AK Parti      8.8

12.6

19.9

Erdoğan

 

22.7

 

Diyarbakır

HDP          79

72.8

65.6

 

Demirtaş  

 

64.3

 

AK Parti   14   

21.4

21.3

 

Erdoğan

 

27.3

 

Batman

HDP          72.5

68.8

62.1

 

Demirtaş  

 

62.5

 

AK Parti    18.1   

28.4

24.8

 

Erdoğan

 

31.4

 

Ağrı

HDP          78

68.1

62.3

 

Demirtaş  

 

61.2

 

AK Parti    15.8

26.9

21.3

 

Erdoğan

 

28.7

 

Mardin

HDP          73.2

68.4

59.3

 

Demirtaş  

 

58.1

 

AK Parti    19.2

28.5

30.3

 

Erdoğan

 

34.1

 

Şırnak

HDP          85.3

85.5

70.3

 

Demirtaş  

 

72

 

AK Parti      8.7

11.1

18.1

 

Erdoğan

 

21.2

 

Van

HDP          74.8

65.5

59.4

 

Demirtaş  

 

58.3

 

AK Parti    19.3

30

31.3

 

Erdoğan

 

35.4

 

Siirt

HDP          65.8

58.3

51.1

 

Demirtaş  

 

49.2

 

AK Parti    28.1

36.7

38.4

 

Erdoğan

 

42.2

 

Muş

HDP          71.3

61.8

54.4

 

Demirtaş  

 

53.2

 

AK Parti    24.2

33.9

32.4

 

Erdoğan

 

38.4

 

Iğdır

HDP          56.7

52.6

44.2

 

Demirtaş  

 

45.1

 

AK Parti    10.8

31

20.7

 

Erdoğan

 

30

 

 

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(1)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Oğuz27.6.2018 14:59:32
Doğuda artan MHP oylarını ve özellikle de MHP ye verilip de CB lığı için oy kullanmamış kişi sayısındaki oransızlığa baktığımızda zoraki silah zoruyla sandıklara tıkıştırılmış MHP oylarının varlığını ve HDP oylarına rakamsal bakılsa çok da değişen birşey olmadığını görebiliriz. Bu yanıyla yüzdesel düşüş var gibi gözükse de aslında dönen çakallıklar başka boyutta. HDP barajı geçemesin diye yapılan baslılar sonuç veremedi diyelim.