Gözlerinden öpüyorum sevgili yeğenim!

Hangi coğrafyada gazetecilik yaptığını bilen, yaptığı gazeteciliğin bedelini göze alan biri olmuştu.

27.11.2015 09:20
Selami-Gürel

selamigurel@gmail.com

Selami Gürel

 

Erdem Gül’ü bebeklik hallerinden hatırlarım. Babaannesi, dedesi, yaylamız Sisdağı’nda kapı komşumuzdu. Babası (Ziya hocam) yoldaşım, dostumdu. Halen en yakın dostumdur. Akrabalığımız da vardır.

 

12 Eylül’ün karanlık günleri gelip çattığında Ziya abi tutuklanmış, ağır işkenceler görmüş, ben ise “nerede olduğu bilinmeyen” biri olmuştum. Onun cezaevinde geçirdiği acılı süreci, ben de sürgünde geçirmiştim.

 

Geçen sene Sisdağı’nda Erdem’le yeniden karşılaştık. Annesi, babası, onun çocukluk arkadaşı bacım Firdes de oradaydı. Bacımla Erdem çocukluk anılarına dalmış, Ziya hocamla ben onları izleyip, dinlemeyi tercih etmiştik. Bacım, “annem, ‘acaba Selami şimdi nerede’ diye söze başlar, Ziya abinin annesi, acaba Ziya’ya halen işkence yapıyorlar mı diye ürkerdi” derken, sözü Erdem alır, o da konuşmanın Ziya abi tarafını anlatırdı.

 

Malum, bu ülkede anılar bir süre sonra yerini hemen günlük politikaya bırakır. Erdem, “abi gazetede ciddi değişiklikler yaşanıyor, farkında mısın” diye sormuştu. Bir şeylerin “kokusunu alıyordum” ama yine de içimden geldiği gibi yanıt verdim. “Erdem, gazetedeki değişiklik havası bana da yansıyor, ama henüz bana güven vermiyor, sanki ulusalcı çizgiden pek çıkmadı gibi geliyor” dedim. Çok saygılı bir delikanlıydı… “Abi bizi yakından izle lütfen” dedi… Yeğenimi kırma şansım yoktu… Erdem’in imza attığı haberleri, televizyon konuşmalarını daha yakından izledim. Can Dündar’ın öncülüğünde gazete gerçekten değişmeye başlamıştı. Erdem de “armut gibi dibine düşmüştü.”

 

Hangi coğrafyada gazetecilik yaptığını bilen, yaptığı gazeteciliğin bedelini göze alan biri olmuştu.

 

Biraz önce tutuklandığında, oğluyla onur duyan, yıllarca eşinin ardından cezaevi, cezaevi dolaşan ablamı –annesini- izledim televizyonlarda… Babasıyla konuştum uzun uzun…

 

Can Dündar ve Erdem Gül gazetecilik yaptılar. Sadece gazetecilik. O nedenle, onurum onlar benim…

 

Gözlerinden öpüyorum sevgili yeğenim…

“Onur madalyanla” diren sevgili Dündar…

 

Yazarın Tüm Yazıları

Yorumlar(4)

Yorumlarınızı kendi özgün iradenizle yayınlamakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üslenmektesiniz. Yorum yaparak Toplum Kuralları ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş sayılırsınız.

Hilmi27.11.2015 10:19:13
Sayın Gürel, bombalar altında inim inim inleyen, parçalanan Türkmen kadın ve çocukların onuru ne olacak? Onların bu korkunç duruma düşmesinde andığınız gazetecilerin hiç mi günahları yok? Bu ülkeyi arkadan hançerlemek mi gazetecilik? Duygusal bağları bırakıp biraz da bu açıdan baksanız olaya...
27.11.2015 13:31:23
Erdem ve ailesi demokrasi icin bedel odemeye alisiklar ama ben hala inaniyorum bir gun gelecek gercek suclularda bedel odeyecek
sareekmekcioglu1.12.2015 15:36:58
Yalnız, Can Dündar ve Erdem Gül''ün yaptığı sadece gazetecilik değildi!
muhsin12.12.2015 11:06:36
Duygusal yazmışsınız evet ama bu durum, Dündar ile gül un işid yalanını izah etmiyor. Gazetecilik yapmadılar, politik nefretleriyle ülkelerine karşı suç işlediler.