Anayasa değişikliği referandumunda, en çok kullanılan sözcüklerden biri, "beka" idi. İktidar sözcüleri, "Devletin bekası için evet oyu verilmesi gerekir" dediler.
Bu sözcük, son dönemde çok kullanılıyor. Dış ilişkilerde gerilim mi çıktı… “Beka” gündeme geliyor; “Kürt sorunu” ya da “terörle mücadele”, yine ülkenin “beka”sına bağlanıveriyor.
“Beka”nın sözcük anlamına baktım: "Kalıcılık, ölmezlik, ölümsüzlük" şeklinde bir tanımla karşılaştım. Yani: “Beka” vurgusu yapanlara göre; eğer sonuçlar "hayır" yönünde çıksaydı, memleketimiz elden gidebilecek, devletimiz “ölüm” tehlikesiyle karşı karşıya kalabilecekti.
Benzer şekilde, PYD meselesi de böyle bir dar çerçeve içinde ele alınıyor. Her meseleyi bekaya bağladığınızda, siyaset kırılganlaşıyor. Ülkemize yönelik tehlike büyüyor.
Siyaset etme tarzı
Formül karmaşık değil: Toplumu bir konuya ikna etmek mi istiyor, ya da baskıcı bir sistemi kalıcılaştırmak mı istiyorsunuz; getirirsiniz "beka" sorununu, itirazları susturursunuz.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.