Anayasa Mahkemesi (AYM), Anadolu Ajansı’nın (AA) 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri sırasında abonelerine seçim sonuçlarını aktarırken yaptığı veri kesintisini hak ihlali saydı. Karar, KRT Televizyonu’nun bireysel başvurusu üzerine alındı.
“Veri kesintisi yayıncılık faaliyetini olumsuz etkileyebilecek nitelikte”
AYM gerekçesinde, AA’nın yaklaşık 13 saat süren veri kesintisinin oy sayımının kritik aşamalarında gerçekleştiğini belirtti. Kesintinin başvurucunun yayıncılık faaliyetini olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğu vurgulandı.
KRT Televizyonu ile AA arasında 2019 seçimleri için “Seçim TV Ekranı Abonelik Sözleşmesi” imzalanmıştı. Sözleşme karşılığında KRT, AA’ya 2.500 TL ödeme yapmış ve seçim sonuçlarını yayınlama hakkını almıştı. Ancak seçim gecesi veri akışı durdu ve KRT, yayının güvenilirliğinin zarar gördüğünü belirtti.
“13 saatlik kesinti oy sayımının en kritik aşamalarında yaşandı”
Anayasa Hukukçusu Volkan Aslan, karara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hatırlanacağı üzere mahalli idare seçimlerinin yapıldığı gün Türkiye genelinde sandıkların açılmasının ardından saat 23.20’ye kadar Anadolu Ajansından veri akışı sağlanırken İstanbul için %98 oranında sandık sonuçlarına ilişkin oy dağılımı bilgisi sağlanmıştı. Bu saatten sonra yaklaşık 13 saat boyunca veri akışı kesintiye uğramış; Anadolu Ajansı gece yarısı “Seçim yayın sistemine sahadan veri akışı gerçekleşmemektedir. Sahadan veya Yüksek Seçim Kurulundan veriler ulaştığında sonuçların aktarımı sürecektir.” şeklinde bir duyuru yayınlamıştı. Söz konusu bireysel başvuru da yerel seçimlerde Anadolu Ajansıyla seçim sonuçlarına ilişkin veri aktarımı sağlanmasına yönelik hizmet sözleşmesi yapan televizyon kanalının sözleşmenin gereğinin yerine getirilmemesi sebebiyle açtığı tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkin yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesine göre somut olayda Anadolu Ajansının seçim gecesi veri akışını sağlayamamasının siber saldırı altında olması sebebine dayandığı hususundaki iddiasının teknik olarak doğrulanamamıştır. Bu doğrultuda Anadolu Ajansının kusurlu olduğu görülmekte olup veri akışındaki yaklaşık 13 saatlik kesinti oy sayımının en kritik aşamalarında yaşanmıştır. Bu durum da başvurucunun yayıncılık faaliyetini etkileyebilecek niteliktedir. Mevcut başvuruda derece mahkemesi tarafından ortaya konulan ret gerekçesinin, uyuşmazlığın temelini oluşturan maddi ve hukuki sorunları değerlendirme bakımından ilgili ve yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Zira derece mahkemesi, davalının edimi kritik bir anda gecikmeli olarak ifa ettiğine ilişkin tespitleri, bu gecikmenin sebebi ile oluşan kusuru ve gecikmenin başvurucunun basın faaliyeti üzerindeki etkilerine yönelik iddiaları tartışmadan sonuca ulaşmıştır. Sonuç olarak derece mahkemesinin başvurucunun ifade ve basın özgürlükleri ile davalının sözleşmeden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri arasında adil bir denge kurduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar verilmiştir. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia ise başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.