1757’de Alexis Clairaut’in, Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dönüş tarihini hesaplamak üzere görevlendirdiği iki insan asistana verdiği isimdi “computer”. Bu sadık çıraklar görevlerini itinayla yerine getirmiş, dönemin şartlarında önemli bir başarıya imza atarak Halley Kuyruklu Yıldızı’nın dönüşünü yalnızca birkaç günlük sapmayla tahmin edebilmişlerdi.
Bu hikâye sadece Perplexity’nin son basın duyurusunda kullandığı ilginç bir anekdot değil; şirketin geçtiğimiz yıl duyurduğu yapay zekâ destekli tarayıcısına verdiği Comet isminin de ilham kaynağı.
Comet isimli web tarayıcısını çıkardıktan sonra bir süre sessizliğe gömülen şirket, bambaşka bir iddia ile yeniden adından söz ettirmeyi başardı.
En başından beri Perplexity, farklı ürün ve hizmetleri kombine ederek kendine bir yer açıyor. Sohbet botlarının popüler olduğu bir dönemde arama sonuçlarını da işin içine dahil ederek yapay zekâ destekli araştırma araçlarını devreye alan ilk oyunculardan biri olmuştu.
Ancak OpenAI ve sonrasında Google modellerinin web aramasını kendi sistemlerine entegre etmesiyle Perplexity’nin bir süre gölgede kaldığını söylemek mümkün.
Rekabeti seven genç kurucusunun ise satranç masasından kalkmaya niyeti yoktu. Yeni bir hamle yaptı: Comet.
Comet için yapay zekâ dünyasının ilk “doğal tarayıcısı” demek abartı olmayacaktır. Ancak üzülerek söylemek gerekir ki en azından Türkiyeli kullanıcılar için beklenen etkiyi yaratmadı. Bu esnada Sam Altman da satranç tahtasında bir rok hamlesi yaparak Atlas’ı, yani OpenAI’in tarayıcı girişimini duyurdu.
Perplexity’nin kurucusu havayı koklamak konusunda oldukça mahir görünüyor. Boşluklarda fırsatları görüp ürüne dönüştürmeyi iyi biliyor. Bu kez de model savaşlarının kızıştığı bir noktada adeta “sizin uzmanlığınızı ben paraya çeviririm” dedi ve bir orkestra şefi gibi çalışmasını planladıkları Perplexity Computer’ı 25 Şubat’ta görücüye çıkardı.
Bugün modeller genel işlerde giderek iyileşiyor. Ancak ister istemez bazı modeller bazı hususlarda daha iyi sonuçlar üretiyor. Kimi kodlamada, kimi sözel üretimde, kimi görsel işleme veya genel dünya bilgisi tarafında öne çıkıyor.
Perplexity bu defa, yöneticileri düne kadar aynı sahnede el ele tutuşmayan modelleri bir orkestra şefi gibi tek bir kompozisyonda buluşturmak istiyor.
Perplexity Computer, kendisine verilen görevleri planlayıp küçük parçalara bölüyor; ardından her görevi o iş için en iyi sonucu üretecek modele yönlendirerek sonuca ulaşıyor. Siz dilerseniz o esnada kahvenizi içebilir, dışarı çıkıp arkadaşlarınızla buluşabilirsiniz. Firmanın iddiası o ki saatler, hatta günler sürecek işlemlerin üstesinden gelebilecek bir sistemden söz ediyoruz.
Bu orkestrasyon için 19 farklı modeli gözünü kestiren Perplexity, genel muhakeme için Anthropic’in Opus modellerini; derin arama ve alt ajanların oluşturulmasında Gemini ailesini; imaj üretimi için Google’ın Nano Banana modelini; video için yine aynı şirketin Veo modelini kullanacağını duyurdu.
Hız gerektiren görevlerde Musk’a göz kırparcasına Grok’u tercih edeceğini belirten şirket, geniş bağlam penceresine ihtiyaç duyan çalışmalarda da GPT-5.2 modelini kullanacağını ifade ederek sanki Sam Altman’ın gönlünü alıyor.
Bize düşen ise farklı modellerin farklı yetenekleriyle senfoni tadında iş teslimi yapacağını iddia eden bir şirkete başarılar dilemek.
Sahne senin, Perplexity.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.