Starmer’ın siyasi çöküşü aslında geçen yıl başladı. Aralık 2024’te Starmer, deneyimli İşçi Partisi’li isim Peter Mandelson’ı ABD büyükelçisi olarak atadı. Ancak daha atama yapılmadan önce İstihbarat Teşkilatı MI6, Mandelson’ın ABD büyükelçiliği için güvenlik taramasından geçemediğini bildirmişti. Gerekçeler arasında Mandelson’ın Çin iş bağlantıları ve çocuk tacizinden mahkûm edilen milyarder Jeffrey Epstein ile olan ilişkisi yer alıyordu.
Eylül 2025’te gün yüzüne çıkan sızdırılmış e-postalarda Mandelson’ın 2008 yılında Epstein’a yazdığı mesajlar ortaya çıktı. Bu mesajlarda Mandelson, Epstein’ı “en yakın dostu” olarak nitelendiriyor, reşit olmayan birinin fuhuşa teşvik edilmesinden mahkûm olan Epstein’ın erken tahliyesi için “savaşmasını” istiyordu.
Starmer başlangıçta 10 Eylül 2025’te parlamentoda Mandelson’ı savundu; ancak e-postaların içeriği netleşince ertesi gün onu görevden aldı. Starmer, e-postaların ayrıntılarından “çok geç” haberdar olduğunu öne sürdü. Muhalefet ve basın bu açıklamayı inanılır bulmadı; ilerleyen aylarda Mandelson tutuklandı, Starmer’ın baş danışmanı Morgan McSweeney de Şubat 2026’da istifa etmek zorunda kaldı. Skandal, hükümetin “karar alma kabiliyeti” ve “ahlaki pusula” sorgulamalarının merkezine oturdu.
Epstein skandalının yaralarını sarmaya çalışan Starmer için 7 Mayıs 2026 yeni bir yıkım günü oldu. İngiltere genelinde 136 yerel yönetim ve 5.000’den fazla meclis koltuğu için oy kullanıldı.
Sonuçlar İşçi Partisi için tarihi bir hezimet niteliği taşıdı. Parti 38 belediyenin kontrolünü yitirdi. Londra’da Lambeth ve Lewisham’ın idaresi Yeşiller Partisi’ne geçti; Kuzey İngiltere’deyse sandalyeler Reform UK’ya kaptırıldı.
Starmer seçim gecesi “Bu sonuçlar ağır, ama ülkeyi kaosa sürükleyip kaçmayacağım” dedi.
Parti içindeki muhalifler bu açıklamayı, kritik bir özeleştiriden yoksun, savunmacı bir tutum olarak değerlendirdi.
Seçim yenilgisinin ardından bastırılan öfke açığa çıktı. Hafta sonu itibarıyla yaklaşık 30 İşçi Partili milletvekili alenen liderlik değişikliği ya da Starmer’ın istifa takvimi açıklaması çağrısında bulundu.
Salı gününe gelindiğinde dört bakan art arda istifasını açıkladı. İlk istifa eden Miatta Fahnbulleh oldu: “Halk, bu değişimi sizin liderliğinizde gerçekleşebileceğine inanmıyor; ben de inanmıyorum” dedi. Onu tanınan kadın hakları savunucusu Jess Phillips, Alex Davies-Jones ve Sağlık Bakanı Streeting’in yakın çevresinden Zubir Ahmed izledi. Salı gecesi itibarıyla 72 milletvekili Starmer’ın ya derhal istifa etmesini ya da bir ayrılış takvimi açıklamasını talep ediyordu.
Starmer, kabine toplantısında bu çağrılara direndi: Seçim yenilgisinin sorumluluğunu üstlendi, ancak koltuğunu bırakmayacağını açıkça ortaya koydu. Öte yandan 100’den fazla milletvekili Starmer’a destek açıklayan bir bildiri imzalayarak “Bu, liderlik yarışı için uygun zaman değildir” dedi.
Kilit İsim: Wes Streeting Kim?
Krizin merkezindeki isim Sağlık Bakanı Wes Streeting. Genç, karizmatik ve reformcu kimliğiyle tanınan Streeting, uzun süredir “Starmer’ın halefi” olarak konumlanıyor. Yakın çevresinden üç ismin istifa etmesi, onun zımni biçimde taraf değiştirdiği şeklinde yorumlandı. Çarşamba sabahı Starmer ile Downing Street’te görüşen Streeting, toplantının ardından kamuoyu önüne çıkmadı. Starmer’ın müttefikleri, Streeting’in liderlik yarışı başlatmak için gereken 81 milletvekili desteğine henüz ulaşamadığını düşünüyor.
Başbakan Yardımcısı David Lammy, meslektaşlarına “Bir nefes alın; Starmer’a karşı çıkacak güçlü bir isim yok” mesajını verdi. Ancak Büyük Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham’ın parlamentoya dönme ihtimali, sahnenin arka planında beklemeye devam ediyor.
Siyasi çalkantı ekonomik göstergelere de yansıdı. 10 yıllık İngiliz devlet tahvili faizi 2008’den bu yana en yüksek seviyeye tırmanırken, 20 ve 30 yıllık borçlanma maliyetleri 1998’den bu yana görülmemiş rakamlara ulaştı. Yatırımcılar hem petrol fiyatlarındaki yükselişi hem de Londra’daki yönetim boşluğu riskini fiyatlamaya başladı.
Starmer şimdilik koltuğunu koruyor. İşçi Partisi, 125 yıllık tarihinde hiçbir zaman görevdeki bir başbakanı koltuğundan indirmeyi başaramamış olsa da, birikmiş skandallar, seçim fiyaskosu ve parti tabanının öfkesi tarihte görülmemiş bir baskı ortamı yaratıyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.