Sayıştay’da Milli Eğitim Bakanlığı’na ilişkin bir denetim raporu üzerinden yaşandığı öne sürülen gerilim kamuoyuna taşındı.
Eski Sayıştay denetçisi Burcu Kozba’nın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaların ardından, bu kez Sayıştay 7. Daire Üyesi Ali Özek’in üyelerin bulunduğu WhatsApp grubunda paylaştığı mesaj kurum içindeki tartışmayı görünür hale getirdi.
Özek, Sayıştay Başkan Yardımcısı Ahmet Tezcan’ı hedef aldığı mesajında, denetim raporlarına müdahale edildiğini, denetçilere baskı yapıldığını ve son olarak Milli Eğitim Bakanlığı dosyasında görev alan üyeler ile denetçiler hakkında “FETÖ’cü” suçlamasında bulunulduğunu öne sürdü.
“Kıymetli Başkanlarım, Üstadlarım, meslektaşlarım” diye başladığı mesajında Özek, Ahmet Tezcan’ın üyelerin yer aldığı WhatsApp grubunda bulunmayı hak etmediğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“Ahmet TEZCAN isimli bu şahıs, göreve geldiği günden beri işgal ettiği kadronun gücünü de kullanarak, yukarıda saydığım değerleri ve ilkeleri yok saymış, bunları örselemek için elinden gelen her türlü gayreti hoyratça sergilemiştir.”
Özek, Tezcan’ın çeşitli raporlara müdahale ettiğine ilişkin kurum içinde yaygın kanaat bulunduğunu da savundu:
“Bilhassa bazı Denetim Raporlarına müdahale ettiği, bulguların raporlara alınmaması ve hatta rapora alınmış bulguların raporlardan çıkartılması için bazı denetçilere tehdit ve baskı yaptığı yönünde birçoğumuz duyumlar almışızdır.”
Kendisinin de geçmişte benzer girişimlere muhatap olduğunu belirten Özek, “RDK Üyeliğim döneminde bazı bulguların rapordan çıkartılması yönünde karar alınması konusunda şahsım nezdinde de kulis faaliyeti yapmıştır” dedi.
“7. Daire’nin çalışmalarına müdahale ettiği yönünde çok güçlü duyumlar var”
Mesajında son dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’na ilişkin dosya nedeniyle yaşanan gerilime de değinen Özek, şu ifadeleri kullandı:
“Gelinen son noktada bu şahsın, yine makamının gücünü kullanarak, Sayıştay 7. Dairesinin yürüttüğü yargı ve görüş verme çalışmalarına da müdahale etmek girişiminde bulunduğu yönünde çok güçlü duyumlar almış bulunmaktayız.”
Özek’e göre asıl kırılma noktası ise Milli Eğitim Bakanlığı raporu hakkında oybirliğiyle verilen tazmin kararının ardından yaşandı.
“7. Daire üyelerine ve denetçilere FETÖ’cü iftirası attı”
Ali Özek, Ahmet Tezcan’ın kendisi ve diğer 7. Daire üyeleri hakkında FETÖ suçlamasında bulunduğunu öne sürerek şu iddiayı dile getirdi:
“Bütün bunların yanında bardağı taşıran son olay ise Ahmet TEZCAN isimli bu şahsın, Milli Eğitim Bakanlığına ait yargı raporu hakkında oybirliği ile tazmin kararını veren 7. Daire üyeleri hakkında ve Milli Eğitim Bakanlığını denetleyen denetim ekibi hakkında ‘FETÖ’cü oldukları yönünde İFTİRADA bulunmuş olmasıdır.”
Özek, bu ithamın sadece kurum içinde değil, Milli Eğitim Bakanlığı yönetimi nezdinde de dile getirildiğini iddia etti:
“Üstelik bu iftirayı hem kurum içinde hem de adı geçen Bakanlığın üst yönetimi nezdinde yapmıştır.”
“15 Temmuz gecesi tankların karşısındaydık”
FETÖ suçlamalarına sert tepki gösteren Özek, mesajının önemli bir bölümünü 15 Temmuz gecesine ayırdı.
“15 Temmuz hain darbe girişiminin olduğu gece bilhassa Hicabi Dursun, Osman Kaya ve bendeniz; evlatlarımız ile birlikte Kızılay Meydanı ve Genelkurmay önünde tanklara karşı mücadele etmiş, ezilme tehlikesi atlatmış, doğrudan hedefi olduğu G3 mermilerinden Allah’ın mucizesi ile yara almadan kurtulmuş insanlarız.”
Özek, Ahmet Tezcan’ın da bunu çok iyi bildiğini belirterek, buna rağmen böyle bir suçlama yöneltmesinin kabul edilemez olduğunu savundu.
“Hodri meydan, derhal soruşturma açtırsın”
Mesajın en sert bölümlerinden birinde Özek doğrudan meydan okudu:
“Hodri meydan!!! Bu heyet ve denetim ekibi FETÖ’cü ise, hakkımızda derhal bir soruşturma açtırsın!”
Ardından şu ifadeleri kullandı:
“Ben şahsen A. TEZCAN isimli bu şahsın da kesinlikle FETÖ’cü olmadığına şahitlik ederim ama hakkımızda haksız yere iftirada bulunmuş olması, bizzat FETÖ’cülerin taktiğidir.”
“Abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun”
Özek, kişisel olarak bu suçlamalardan endişe duymadığını, asıl kaygısının Sayıştay’ın kurumsal itibarı olduğunu belirtti:
“Bu iftira, iftiraya maruz kalan hiçbir mensubumuzun üzerinde kalmaz. ‘Abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun.’”
Ancak kurum açısından tehlikeye dikkat çekerek şöyle devam etti:
“Sayıştay üyeleri arasında gizli FETÖ’cüler varmış şeklindeki bir yanlış algının oluşması ve bu söylentinin başka makamlar, kişiler ve ortamlarda da dile getirilmesi ihtimali hepimizi rahatsız edecektir.”
Burcu Kozba da benzer iddialarda bulunmuştu
Ali Özek’in açıklamaları, eski Sayıştay denetçisi Burcu Kozba’nın 1 Haziran’da yaptığı paylaşımın ardından geldi.

Kozba, Milli Eğitim Bakanlığı’nda tespit edilen yüksek tutarlı kamu zararlarına ilişkin denetim bulgularının etkisiz hale getirilmeye çalışıldığını, Sayıştay yönetiminin sürece müdahale ettiğini ve Ahmet Tezcan’ın denetim ile yargılama süreçlerinde etkili olduğunu iddia etmişti.
Kozba ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı dosyasında ortaya çıkan kamu zararının güncel değerlerle yaklaşık 1 milyar liraya ulaştığını öne sürmüş ve dosyaya ilişkin suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştı.
Sayıştay yönetiminden ve iddiaların merkezindeki Başkan Yardımcısı Ahmet Tezcan’dan ise henüz kamuoyuna yapılmış bir açıklama gelmedi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.