Anasayfa / Haberler / Kadir İnanır’a veda: “Büyük barışı görmeden gitmeye niyetim yok”

Kadir İnanır’a veda: “Büyük barışı görmeden gitmeye niyetim yok”

Sinemanın efsanesi Kadir İnanır, tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybetti. Türk sinemasının “sert ve yakışıklı adamı hayatının son 10 yılını barış mücadelesine adamıştı: “Büyük barışı görmeden gitmeye hiç niyetim yok”

Usta oyuncu Kadir İnanır, bir süredir tedavi gördüğü Fulya Acıbadem Hastanesi’nde 77 yaşında hayatını kaybetti.

İnanır, 14 Mayıs’ta rahatsızlanarak Beşiktaş’ta bir hastaneye kaldırılmış, doktorların kontrolü sonrasında yoğun bakım servisine alınmıştı.

Yapılan tetkiklerin ardından sanatçıya zatürre teşhisi konulmuş, sağlık durumu ciddileşince entübe edilmişti. 43 günlük yaşam mücadelesinin ardından usta oyuncu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Hayat arkadaşı Jülide Kural, 21 Mayıs’taki açıklamasında zatürreye bağlı olarak akciğerin alt bölgesinde bir tümör tespit edildiğini, daha rahat müdahale edilebilmesi ve sanatçının acı çekmemesi için entübasyon kararı alındığını belirtmişti.

Acılı süreçte aileyi bir kayıp daha sarsmıştı: İnanır’ın ablası, şarkıcı Soner Arıca’nın annesi 95 yaşındaki Altun Arıca, 23 Haziran’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde hayatını kaybetmişti.

Fotoromandan Yeşilçam’ın zirvesine

15 Nisan 1949’da Ordu’nun Fatsa ilçesinde dünyaya gelen İnanır, 14 çocuklu kalabalık bir ailenin en küçük ferdiydi. İstanbul Haydarpaşa Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-Televizyon Bölümü’nü bitirdi. 18 yaşındayken “Yedi Adım Sonra” filmindeki küçük bir rolle sinemaya adım atan sanatçı, ilk başrolünü Atıf Yılmaz’ın yönettiği “Kara Gözlüm” filminde üstlendi ve Türkan Şoray ile Yeşilçam’ın unutulmaz çiftlerinden biri haline geldi.

Toplam 182 sinema filminde rol alan İnanır, “Selvi Boylum Al Yazmalım”, “Utanç”, “Yılanların Öcü”, “Tatar Ramazan”, “Dila Hanım”, “72. Koğuş” ve “Ah Güzel İstanbul” gibi yapımlarla nesillerin hafızasına kazındı. “Utanç” filmiyle 5. Altın Koza’da, 1985 tarihli “Yılanların Öcü” ile 1986 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Erkek Oyuncu” ödüllerinin sahibi oldu.

“Benim derdim memlekete barış gelsin”

Kariyerinin son yıllarına asıl damgayı ise oyunculuğundan çok barış mücadelesi vurdu.

Barış çalışmaları yürüten Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün danışma kurulu üyesi olan İnanır, 2013’te çözüm sürecini yürütmek amacıyla kurulan Akil İnsanlar Heyeti’ne Akdeniz Bölgesi temsilcisi olarak katılmıştı.

Birkaç kez hastaneye kaldırıldığında hakkında çıkan “öldü” söylentilerine hasta yatağından inat eden sanatçı, el sıkmanın, tokalaşmanın birleştirici gücünü her fırsatta hatırlatır, “Büyük barışı görmeden gitmeye hiç niyetim yok” demişti.

Bu süreçte, dönemin HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a açık desteğiyle de gündeme geldi. “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş’ı desteklediğimi deklare ettim. Türkiye’nin özlemini o kadar güzel anlattı ki, onu desteklememek bizim kimliğimize yakışmazdı” diyen sanatçı, Demirtaş için “Bu ülkenin yetiştirdiği pırıl pırıl, umut veren tek bir siyasetçi var” ifadelerini kullanmıştı.

2015 seçimleri öncesinde Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder ile bir araya gelen İnanır, “Ülkemizde barış ve demokrasi için HDP’nin barajı mutlaka aşması gerek” diyerek seçmenleri dayanışmaya çağırmıştı.

HDP, kendisine milletvekili adaylığı teklif etmiş, ancak İnanır sağlık gerekçesiyle bu teklife sıcak bakmadığını açıklamıştı.

2020’de Demirtaş’ın “Devran” adlı kitabından uyarlanan okuma tiyatrosunu izlemesi nedeniyle dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hedefi haline gelmiş , buna karşı çıkan insan hakları savunucuları sanatçıya destek için imza kampanyası başlatmıştı.

Siyaset üstü duruşunu vurgulayan İnanır, ülkeye büyük barış gelmeden hiç kimsenin işinin kolay olmayacağını savunmuş, “Güzel günlerin yolu barıştan geçiyor” demişti. Derdini en yalın haliyle özetlemişti: “Benim derdim bu memlekete barış gelsin, sonra işime döneyim.” Aleyhinde konuşanlara ise sitemsiz yanıt vermişti: “Benim aleyhime söyleyen herkes bir gün vicdanıyla baş başa kalacak ve ‘Kadir Abiye ayıp ettik’ diyecekler.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın