Anasayfa / Haberler / 15 Temmuz’da polislere darbe mesajları atan emniyet imamının görevine devam etmesi Gülencileri karıştırdı

15 Temmuz’da polislere darbe mesajları atan emniyet imamının görevine devam etmesi Gülencileri karıştırdı

15 Temmuz darbe girişimi sırasında polislere darbeye katılmaları için mesajlar gönderdiği belirtilen Gülencilerin emniyet imamı Temel Alsancak’ın, darbe girişiminden sonra da görevini sürdürdüğü ortaya çıktı.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında polisleri darbeye katılmaya çağıran mesajlar gönderdiği iddia edilen Gülencilerin eski emniyet imamı Temel Alsancak’ın, darbe girişiminden sonra da görevini sürdürdüğü ve Avrupa’daki eski emniyet mensuplarıyla bağlantısını koruduğu iddiaları, Gülenciler arasında yeni bir tartışma başlattı.

Gazeteci Ahmet Dönmez’in YouTube programına katılan KHK ile ihraç edilmiş eski Emniyet Müdürü Ahmet Karaoğlu, Alsancak’ın 15 Temmuz sonrasında da Gülencilerin gizli emniyet yapılanmasındaki faaliyetlerini sürdürdüğünü ileri sürdü.

Karaoğlu’na göre Alsancak, ABD’den Avrupa’ya giderek eski emniyet mensuplarıyla görüşüyor, örgüt içindeki ilişkileri canlı tutmaya çalışıyordu. Bu faaliyetler 2019 yılında da devam ediyordu ve Fethullah Gülen’in bundan haberi vardı.

Karaoğlu’nun açıklamalarının ardından Ahmet Dönmez, Alsancak’ın örgütün üst düzey yöneticilerinden oluşan bir heyet tarafından çağrılarak sorgulandığını ileri sürdü.

Dönmez’in iddiası, Emre Uslu ve Adem Yavuz Arslan tarafından reddedildi. Dönmez ise toplantıya katıldığını söylediği dört ismi açıklayarak iddialarını bu kişilerden doğrulamalarını istedi.

Tartışmaya Abdülhamit Bilici, Kamil Maman ve Ufuk Köroğlu da katıldı. Polemik, 15 Temmuz sonrasında Gülencilerin emniyet yapılanmasının ne ölçüde faaliyetlerine devam ettiği ve örgüt yöneticilerinin geçmişteki faaliyetlerden hesap verip vermediği meselesine uzandı.

Almanya’da eski polise: “Seni bitiririm, sana hayat hakkı tanımam”

Eski Emniyet Müdürü Ahmet Karaoğlu’nun açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri, Temel Alsancak’ın Almanya’da yaptığı ileri sürülen bir görüşmeyle ilgiliydi.

Karaoğlu’na göre Alsancak, 15 Temmuz sonrasında ABD’de yaşamasına rağmen Avrupa’daki eski emniyet mensuplarıyla ilişkisini kesmedi.

Zaman zaman ABD’den Avrupa’ya giderek eski polislerle görüşmeler yapıyordu. Bu görüşmelerin amacı, Gülencilerin Avrupa’daki gizli emniyet yapılanmasının faaliyetlerini sürdürmek ve eski mensuplarla bağlantıyı korumaktı.

Karaoğlu, Almanya’daki bir görüşmede Alsancak’ın kendisiyle çalışmaya devam etmek istemeyen bir kişiyle tartıştığını ileri sürdü.

Anlatımına göre, karşısındaki kişinin işbirliğini reddetmesine öfkelenen Alsancak elini masaya vurdu ve şu sözlerle tehdit etti:

“Seni bitiririm, sana hayat hakkı tanımam.”

Karaoğlu, bu olayın Alsancak’ın eski emniyet mensupları üzerindeki otoritesini sürdürmeye çalıştığını gösterdiğini savundu.

Karaoğlu’nun bir başka iddiası da Alsancak’ın 2019 yılında hâlâ emniyet yapılanmasındaki görevini yürütüyor olmasıydı.

Üstelik Karaoğlu’na göre Fethullah Gülen de Alsancak’ın faaliyetlerinden haberdardı.

Bu iddialar, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Gülencilerin emniyet yapılanmasının gerçekten dağıtılıp dağıtılmadığı ve örgütün eski yöneticilerinin hangi görevlerle faaliyetlerine devam ettikleri sorularını gündeme getirdi.

Ahmet Dönmez: Alsancak’ı çağırıp savunmasını aldılar

Gazeteci Ahmet Dönmez, Karaoğlu’nun açıklamalarının ardından 26 Eylül’de yayımladığı analizde yeni bir iddiayı gündeme taşıdı.

Dönmez’e göre Karaoğlu’nun röportajından sonra Gülencilerin üst düzey isimlerinden oluşan bir heyet, Temel Alsancak’ı çağırarak kendisinden izahat istedi.

İddia edilen toplantıda Alsancak’a hakkındaki suçlamalar sorulmuş ve savunması alınmıştı.

Dönmez, toplantının tarihi ve katılımcıları hakkında bilgi sahibi olduğunu belirterek bu görüşmenin Karaoğlu röportajından sonra gerçekleştiğini savundu.

Dönmez’in iddiasını reddeden isimler ise böyle bir toplantının yapılmadığını, gazetecinin gerçek dışı bilgiler aktardığını ileri sürdü.

Bunun üzerine Dönmez, toplantıya katıldığını iddia ettiği kişilerin isimlerini açıklamaya başladı.

Emre Uslu ile Ahmet Dönmez arasında sert polemik

Tartışmaya katılan Emre Uslu, Ahmet Dönmez’in iddialarını reddederek kendisini gerçekleri çarpıtmakla suçladı.

Dönmez iki isim açıkladı: Abdullah Aymaz ve Mehmet Yavuzlar

Ahmet Dönmez, Emre Uslu’ya yaptığı çağrıda toplantıya katıldığını iddia ettiği ilk iki kişinin adını verdi:

Abdullah Aymaz ve Mehmet Yavuzlar.

Dönmez, Uslu’ya şu sözlerle seslendi:

“Sana önce heyet üyelerinden 2 isim vereceğim. Daha sonra, eğer gerek kalırsa, o toplantıya katılan 2 mahrem birimcinin ismini daha vereceğim. Gerek kalırsa sonra yine isim vermeye devam edeceğim. Ama gerek kalmayacak.”

Dönmez, görüşmelerin mutlaka kayıt altına alınmasını istedi:

“Yalnız daha önce de söylediğim gibi, ne sana ne de ismini vereceğim o insanlara güvendiğim için, bir şartım var. O da şu: Onlarla yapacağın bu görüşmelerin kaydını yayımlayacaksın. Bütün kamuoyu duyacak.”

Dönmez, Abdullah Aymaz ve Mehmet Yavuzlar’a üç soru yöneltilmesini istedi.

İlk soru, toplantının gerçekten yapılıp yapılmadığıyla ilgiliydi:

“Ahmet Dönmez-Ahmet Karaoğlu söyleşisinden sonra, bir heyet olarak, Temel Alsancak’ı çağırıp onun savunmasını aldınız mı?”

İkinci soruda, toplantıda neler konuşulduğunun açıklanmasını istedi:

“O, bu toplantıda size ne cevaplar verdi? Kuran’a el basarak bu söylediklerinizin doğru olduğuna yemin eder misiniz?”

Üçüncü sorusu ise toplantının inkâr edilmesi ihtimaline ilişkindi:

“Eğer bu görüşmeyi yaptığınız ortaya çıkarsa, Adem Kalaç ve Cevdet Türkyolu gibi video çekerek bütün kamuoyundan özür dilemeyi taahhüt ediyor musunuz?”

Dönmez, mesajını şu sözlerle tamamladı:

“Bu soruları sorup cevaplarını bizimle paylaşacağın ilk 2 isim: Abdullah Aymaz, Mehmet Yavuzlar. Süren başladı…”

Dönmez ayrıca Uslu’nun, Temel Alsancak’ın darbe girişimi sırasında gönderdiği ileri sürülen mesajlarla ve arşivleri çıkarıp çıkarmadığıyla ilgilenmediğini savundu.

Emre Uslu, Dönmez’in talep ettiği görüşmeleri yaparak kayıtlarını yayımlamadı.

Adem Yavuz Arslan: “Anlattığı toplantı hiç olmamış”

Emre Uslu’nun ardından tartışmaya gazeteci Adem Yavuz Arslan da katıldı.

Arslan, Ahmet Dönmez’in toplantı hakkındaki iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Dönmez’in sanki toplantıda bulunmuş gibi ayrıntılar anlattığını belirten Arslan, toplantının hiç gerçekleşmediğini ileri sürdü.

Arslan’ın bu açıklaması üzerine Dönmez, toplantıya katıldığını iddia ettiği iki kişinin daha kimliğini açıkladı.

İki isim daha: Medya imamı “Ertuğrul” ve yargı imamı “Ziya”

Ahmet Dönmez, bu kez Adem Yavuz Arslan’a seslenerek toplantıya katıldığını ileri sürdüğü iki kişinin daha adını verdi.

Dönmez’in iddiasına göre bu kişiler, Gülencilerin medya imamı olarak tanımladığı “Ertuğrul” ve yargı imamı olarak tanımladığı “Ziya” kod adlı isimlerdi:

“Bu isimler şunlar: Medya imamı Ertuğrul müstear isimli beyefendi. İsmini zaten biliyorsun. Kendisini tanıyorsun. Yargı imamı olan Ziya müstear isimli beyefendi.”

Dönmez, gerektiğinde toplantıya katıldığını söylediği başka isimleri de açıklayacağını duyurdu:

Temel Alsancak’ın köpeğinin klimalı kulübesi de gündemde

Temel Alsancak hakkındaki tartışmalar yalnızca 15 Temmuz ve emniyet yapılanmasındaki görevleriyle sınırlı kalmadı.

Gazeteci Ahmet Dönmez, 18 Eylül’de Alsancak’ın ABD’nin Teksas eyaletindeki yaşamıyla ilgili bir başka iddiayı gündeme getirdi.

Dönmez’e göre Alsancak, köpeği için klimalı bir kulübe yaptırmıştı.

Bu iddia, Gülencilerin tabanındaki bazı kişilerin de tepkisini çekti.

Örgütün üst düzey yöneticilerinin ABD’deki yaşam koşulları ile 15 Temmuz sonrasında işlerini kaybeden, Türkiye’den ayrılan ve ekonomik zorluklar yaşayan Gülencilerin durumu arasındaki fark tartışılmaya başlandı.

Klimalı köpek kulübesi iddiası, Alsancak’ın geçmişteki görevlerinin yanı sıra örgüt yöneticilerinin yaşam biçimlerinin de sorgulanmasına yol açtı.

15 Temmuz’dan sonra emniyet yapılanmasını kim yönetiyordu?

Temel Alsancak hakkındaki iddialarla başlayan tartışma, Gülencilerin 15 Temmuz sonrasında nasıl yönetildiği ve geçmişte görev yapan isimlerden hesap sorulup sorulmadığı meselesine dönüştü.

Eski Emniyet Müdürü Ahmet Karaoğlu, Alsancak’ın darbe girişiminden sonra da emniyet yapılanmasındaki görevine devam ettiğini, Avrupa’daki eski polislerle bağlantısını koruduğunu ve Fethullah Gülen’in bu faaliyetlerden haberdar olduğunu ileri sürüyor.

Gazeteci Ahmet Dönmez ise Karaoğlu’nun açıklamalarından sonra örgütün üst düzey isimlerinin Alsancak’ı çağırarak savunmasını aldığını iddia ediyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın