Gökhan Korkmaz

Gülen’in yeğeninin iddiaları cemaati ikiye böldü: “Kalbim acıyor.” “Bir tufan sonrası perişanlığı.” “Suç işleyen varsa yargılanmalı”

Gülen’in yeğeni Ebuseleme Gülen’in, Ahmet Dönmez’e verdiği röportajdaki söyledikleri cemaat içinde tartışılıyor. Fethullah Gülen’in 15 Temmuz’daki rolü, Meral’i Gıdıkla oyunu hakkındaki tanıklıkları ve itirafları üzerine açılan tartışma odalarını 100 binin üstünde kişi takip etti. Bugüne kadar konuşmamış Gülen’in yakın kurmayları videolu ve yazılı açıklamalar yaptı. Eleştirilere karşı Adem Yavuz Arslan, Pensilvanya’daki çiftliğe gidip röportajlar yaptı, bir zamanlar çift kafalı fotoğrafla köşe yazan Emre Uslu, Önder Aytaç’ı blokladı. İşadamı Akın İpek, “Suç işleyen varsa yargılanmalı...”

ÖZEL HABER | 2016’da KHK’yla uzaklaştırılanların kamu binalarına girmesini yasaklayan yazı ortaya çıktı. Gergerlioğlu: ‘Oğlumun okuluna alınmadım’

İzmit Kaymakamlığı’nın 2016’da KHK’yla memuriyetten açığa alınan kişilerin devlet kurumu binalarına girmesini yasaklayan “gizli” ibareli yazısı ortaya çıktı. Devlet hastanesinde doktorluk yaparken 2016’da KHK’yla ihraç edilmesinin ardından oğlunun öğrencisi olduğu ortaokulun okul aile birliği yönetiminden çıkartılmasıyla yazıdan haberdar olan Gergerlioğlu, 8 yıl sonra yazıya ulaştı: “Müdür yardımcısı, ‘Değil Okul Aile Birliği’ne, okula bile giremezsiniz’ dedi. Belgenin bir kopyasını alayım’ dedim. Çekiştirdi, belgeyi elimden aldı. İzmit Kaymakamlığı’na başvurduk, belgeyi veremeyeceklerini söylediler. Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nde dava açıp kazandık, belgeyi de aldık. Bu belgeyi kamu kurumlarına bir talimat olarak gönderen kişiler hakkında yargısal işlemlere başvuracağız.”

ÖZEL HABER | Bu kez de Bölge İdare Mahkemeleri AYM’nin kararını tanımadı: İşe iade edilen imzacı akademisyenler bir kere daha görevlerinden uzaklaştırıldı

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için KHK’yla görevinden uzaklaştırılıp mahkeme kararıyla geri dönen akademisyenler Alphan Telek ile Fatma Bostan Ünsal, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) 26 Temmuz 2019 yılında Barış Akademisyenleri ile ilgili almış olduğu hak ihlali kararının ardından ilk dereceli idare mahkemeleri tarafından görevlerine iade edildi. Ama kararlar Bölge İdare Mahkemeleri (İstinaf) tarafından bozuldu ve iki akademisyen ikinci kez görevlerinden uzaklaştırıldı. Telek: “AİHM de benimle ilgili Türkiye’yi tazminata mahkum etti. Ama istinaf bildiriye imza atmamı terör iltisakı olarak yorumladı.” Ünsal: “Barış Akademisyeni olmamın yanı sıra Bank Asya’da hesabım vardı ve köprü geçişlerinde kullanılan AsyaCard DIT’ı kullanıyordum. Mahkeme bunu da ‘kokteyl’ gibi yeniden ihraç edileme gerekçe göstermiş.”

Lütfü Savaş tartışmaları | CHP yönetimi: ‘Tartışmalar Hataylıları yansıtmıyor, kazanacak’, Tepki gösterenler: “Biz depremde can çekişirken ortada yoktu”

CHP’de Lütfü Savaş tartışmaları devam ediyor. Parti yönetimi, Savaş’la ilgili kamuoyundaki değerlendirmelerin Hataylıların görüşünü yansıtmadığını ve Savaş’ın Hatay’ı kesinlikle kazanacağı düşünüyor. 6 Şubat depremlerinden sonra yaptığı “Kefen bile vermediniz” konuşmasıyla hatırlanan CHP geçen dönem Hatay milletvekili Suzan Şahin: “Bize düşen arkasında durmak ve kazandırmak. Kazanacağına da inanıyorum.” CHP’nin Hatay’daki aday adaylarından Ayhan Kara: “Aday anket formlarını akrabalarına doldurttular. Savaş 59 akrabasını istihdam etti.”

Aleviler Kılıçdaroğlu için CHP’ye kırgın mı?: “Duygusal kırılmalara yol açtı ama partiden soğuma aşamasına gelmez”

Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlığını kaybetmesi, bu süreçte Aleviliğiyle ilgili tartışmalar Alevilerin yerel seçimdeki tutumunu etkiler mi? Türkiye Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ve Alevi Bektaşi Federasyonu eski Başkanı Ali Balkız’a sorduk. Koç: “Kemal Bey’in Aleviliğinin CHP’li üyeler tarafından tartışılması Alevilerde kırgınlık yarattı. CHP’nin düzeltme çabası da yok.” Balkız: “Duygusal kırılmalara yol açmış olabilir ama partiden soğuma aşamasına gelmez.”

ÖZEL RÖPORTAJ | CHP Genel Başkan Yardımcısı ve gölge Gençlik Bakanı Sevgi Kılıç: “3 yılda KYK’nın yurt sayısı 8 azaldı, kapasitesi 173 bin arttı;...

CHP’nin gençlikten sorumlu genel başkan yardımcısı ve gölge kabinenin Gençlik Bakanı Sevgi Kılıç’la, hazırladığı KYK Yurtları İzleme Komisyonu raporu üzerine konuştuk: “Türkiye’de 4 milyondan fazla örgün eğitimde olan üniversite öğrencisi; toplam kapasitesi 876 bin olan 785 KYK yurdu var. Bu sayı da yatak sayısını çoğaltıp, koğuş gibi odalarda kalmaya mahkum ederek mümkün oldu. 2019-2020 döneminden 2022-2023 dönemine geçerken KYK’nın toplam yurt sayısı 8 azaldı, toplam kapasitesi ise 173 bin 767 arttı. Zorda kalınca kapasite üstü yurt çalıştırmaya başladılar. Son iki yılda KYK İstanbul’da 2 tane, İBB ise 14 tane yurt açtı.”

RÖPORTAJ | İlhan Uzgel: “AKP hükümetinin, dış politikayı iç politika için kullanmasını sınırlandırmak istiyoruz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ilk dış ziyaretini KKTC’ye yaptı. Özel’in yanında CHP’nin gölge Dışişleri Bakanı ve Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Uzgel de vardı. Uzgel ile CHP’nin yeni dış politika anlayışını konuştuk: “Dış politikayı AKP hükümetinin çok rahat hareket ettiği, iç politika amaçları için kullandığı bir ilişki şeklini sona erdirmek ya da en azından sınırlandırmak istiyoruz. AB ile temasları artıracağız, başta vize olmak üzere bazı sorunların çözümü konusunda inisiyatif alacağız”

RÖPORTAJ | Mehmet Bekaroğlu: “Genel Başkan’a da Parti Sözcüsü’ne de katılmıyorum; Hamas, Filistin’in Kuva-yı Milliye’sidir”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Hamas bir terör örgütür” ve CHP Sözcüsü Deniz Yücel’in “Bu saldırıların Hamas'ın bir gece sivillere yönelik yaptığı saldırılarla başladığını da unutmamak gerekir” açıklamalarına CHP’li eski milletvekili Mehmet Bekaroğlu’ndan tepki geldi: “Bu konuda Sayın Genel Başkan’ın söylediğine de, Parti Sözcüsü Deniz Yücel’in söylediğine de katılmıyorum. Doğru, İsrail bu katliamları Hamas’ın saldırısından sonra yaptı. Ama İsrail, Hamas hiç saldırmadan da onlarca defa katliam yaptı. Hamas, Filistin’in Kuvâ-yi Milliyesidir. İşgal altındaki vatan topraklarını kurtarmak, halkının canını, malını ve şerefini korumak için savaşanlara başka ne denilebilir? Eğer 7 Ekim’de Hamas bile bile sivilleri öldürmüşse bunu da doğru bulmam. Ancak İsrail’e de inanmam.”

RÖPORTAJ | Orhan Miroğlu: “Kayyumlar dönemi AK Parti’nin belediyeleri kazanmasıyla sona erer, başka yolu yok”

AK Parti ile HEDEP arasında bir görüşme trafiği başladığı iddialarını AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu’yla konuştuk: “2019 yerel seçimlerinde mesele zayıf- güçlü aday gösterilmesi değil, kayıtsız şartsız CHP adaylarının desteklenmesiydi. Bunun HDP’ye hiçbir faydası olmadı. HDP muhasebe yapacağı yerde, aynı hatayı son genel seçimlerde de yaptı, seçmeninden büyük bir tepki aldı. Yedi yıldır devam eden kayyum döneminin sona ermesi herkesin hayrına, sivil siyaset ve demokrasi yararına olur. Ama bunun da yolu HDP’yle filan yapılacak anlaşmalarla olmaz ki zaten yok böyle bir anlaşma. Kayyum döneminin kapanması, seçmenin tercihleriyle alakalı. Bu seçimde de AK Parti ve HDP yarışacak Doğu’da. AK Parti yarışacak ve belediyeleri kazanacak. Başka yolu yok. HDP’nin kazanması demek, yeniden birtakım yasa dışı komitelerin devreye girmesi demek olacak; bu siyasi konjonktürde, belediyelerin sözünü ettiğim bu yasa dışı KCK komitelerinin belediyeleri yönetmesine devlet izin vermeyecek."

ÖZEL HABER | Türkiye’nin üçüncü beşizlerinin anne ve babası “kaçma şüphesi” nedeniyle tutuklandı

Türkiye’nin üçüncü beşizlerinin, daha önce “FETÖ üyeliği”nden hüküm giyen annesi ve babası, Edirne’de gözaltına alınmalarının ardından Sulh Ceza Hakimliği tarafından “kaçma şüphesi" nedeniyle tutuklandı. Anne ve babalarıyla birlikte Edirne’de olan beşizler ve 13 yaşındaki ablalarını karakoldan akrabaları teslim aldı. 2016’da dünyaya gelen beşizlerin zorlu geçen doğumu, medyada haberlere konu olmuştu. Sağlık problemleri bulunan beşizlerin amcası Serbestiyet’e konuştu: “Çocuklardan biri engelli. Çocuklar anne ve babalarına muhtaç durumda. Dosya, Yargıtay aşamasında. Onanmış bir cezaları yok. Keyfi bir tutuklama verilmiş.”

ÖZEL HABER | ‘Kanun Hükmü’ndeki KHK’lı öğretmen Engin Karataş: “50 davadan beraat ettim, ikisi sürüyor”

KHK’yla ihraç edilmiş iki kişinin mücadelesini konu edinen “Kanun Hükmü” filmi, filmde yer alan bir kişinin yargı sürecinin devam etmesi sebebiyle 60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden çıkarılmıştı. 20 juri üyesi karar üzerinden festivalden çekildi, en son Zeki Demirkubuz son filmini festivalden çekti. Tepkiler üzerine festival komitesi “devam eden soruşturma yokmuş” diyerek filmi festivale geri aldı. Filmde hikayesi anlatılan tartışmaların odağındaki KHK’yla ihraç edilen 20 yıllık öğretmen Engin Karataş Serbestiyet’e konuştu: “İhraç edildikten sonra bir döviz aldım ve okulumun yanındaki belediye binasının önüne çıktım. Kısa süre içinde polisler beni gözaltına aldılar. Ertesi gün tekrar çıktım yine gözaltına aldılar. Böyle 3 yıl boyunca çıkmaya başladım Her gözaltı sonrasında davalar açtılar ve bu davalardan yaklaşık 50 tanesinden beraat verildi. Şu anda iki tanesi sürüyor.”

KHK filmi Altın Portakal’dan da ihraç edildi: ‘Kanun Hükmü’nün yönetmeni Nejla Demirci: “Biri iade edildi, diğerinin davası yok”

KHK’yla ihraç edilmiş iki kişinin mücadelesini konu edinen “Kanun Hükmü” filmi, 60. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden çıkartıldı. Festival komitesi başkanının gerekçesi “filmde yer alan bir kişiyle ilgili yargı sürecinin devam etmesi”. Jürideki 20 ünlü isim bir bildiriyle festivalden çekildi. İddiayı reddeden filmin yönetmeni Nejla Demirci, Serbestiyet’e konuştu: “KHK’yla ihraç edilen Yasemin Demirci doktorluk görevine iade edildi. Şu anda bir köyde yaşayan ve ciddi ekonomik zorluklarla mücadele eden öğretmen Engin Karataş’ın da herhangi bir davası yok.”

İstanbul Bienali’nde atanmayan küratör tartışması: İKSV “soykırım” sansürü mü yaptı?

İKSV’nin 18. İstanbul Bianeli’nin küratörlüğüne danışma kurulunun önerdiği Defne Ayas yerine Iwona Blazwick’i ataması sanat camiasında sansür tartışması başlattı. Ayas’ın atanamamasına; 2015 Venedik Bienali’nin İKSV yönetimindeki Türkiye pavyonunda, küratörlüğünü yaptığı sanatçı Sarkis’in “Respiro” sergisinin kataloğu nedeniyle çıkan bir krizin neden olmuş olabileceği konuşuluyor. Katalogda yer alan Rakel Dink’in yazısında geçen “1915 Ermeni Soykırımı” ifadesi hükümet çevresinden tepki almış, İKSV kataloğu sergiden çıkarttırmıştı. Ayas ve Sarkis ise dağıtılmayan katalogları, bir tabutun içine koyup sansürü protesto etmişti. Ayas’ın atanamama sebebini sorduğumuz İKSV, basın açıklaması dışında bir açıklama yapmayacaklarını söyledi.