Ali Fikri Işık

Serdar Bozkurt’u takdimimdir

Amedspor teknik direktörüyken, uzun süre ligi lider olarak önde götürdü, ilk yenigisiyle kovuldu. Sebep, defansif futbol oynatıyormuş. Bugün bile Alagöz Iğdırspor’u şampiyon yaptığı halde, Amedspor’lu kimi taraftarlarca ‘’korkak futbol oynatıyor’’ diye eleştrildi. Kaotik Türk futbolunun ‘’deli fişek’’ oyunlarıyla zehirlenmiş, uçuk kaçık ‘’hücum futbolu’’ bağımlıları, Serdar Bozkurt’un ne yaptığıyla hiç ilgili olmadılar.

Amedspor’da rehavet, Iğdırspor’da gayret vardı

“Sonucun faturasını birilerine kesmeden önce, kendimi sanık sandalyesine oturtmam gerekir. Kastamonu zaferiyle birlikte, duygularıma yenik düştüm ve şampiyonluk ezgilerini her cümlenin kenar süsünde kullandım. Buna rağmen henüz kaybedilmiş bir şey yok; Amedspor üç puan önde ve lider, geriye iki maç kalmış. Bugünkü mağlubiyet bir yol kazasıydı ve telafisi de mümkün. Hepsi bu.”

Amedspor Dicle oldu, Kürtlerin kalbine akıyor

Amedspor tarihinde eşine zor rastlanır bir taraftar kitlesi oluştu. Siyasetler üstü, siyasi ihtilafları tali plana iten, buna itibar etmeyen ve bir amaç uğruna kenetlenen bir taraftar türü bu. Taraftar birleşerek siyasetin beceremediği o büyük, birleşik, bitişik hikâyeyi kendi yazmaya soyundu. Nesnel olarak bunun diğer anlamı ise, siyasetin dar, kalıplaşmış sınırlarının dışına çıkmaktı. Belki klişe ama cidden Amedspor başka bir tarih yazmaya başladı. Bu tarih yazımının karşılığı var. Kürtler artık başarı istiyor. Kürtler artık yetenekleriyle varolmak istiyor. Kürtler kendi köklerinden evrensel insanlık alemine bir şeyler taşımak istiyor. Çok belli ki, biçilen siyasi giysi artık dar geliyor.

Bursa, Amed’den ne istiyor?

Şimdilerde Kürtleri yalnızlaştırıp ötekileştirmeye ihtiyaç var ve bu ihtiyacın gerekleri, organize bir görev bölümü içinde yerine getiriliyor. Amed (Diyarbakır) - Bursa gerginliğinin özü, bu ihtiyacın sahnelenmesinden ibarettir. Bilerek isteyerek kamusal alanda görünür olmasını sağlamaktır. Türk tarafının iknası için bir hikâyeye ihtiyaç vardı ve o hikâye de en keskin uçlarıyla 2010 yılında kurgulandı. 2010 yılının sezon sonunda Bursaspor şampiyon oldu. Aynı yıl aynı sezonda Diyarbakırspor küme düştü. Deyim uygunsa hem şampiyonu belirleyen hem de küme düşmeyi kesinleyen vaka, Diyarbakırspor ile Bursaspor arasında oynanan iki maçtı.

Ancelotti suikastçı Klopp avcıydı

Liverpool modellenebilir bir oyun oynarken, Real, sıkıca skora endeksli yetenek ve fırsat temelli bir oyun oynadı. Liverpool’un oyunu, futbol oyun pratiği bakımından geliştirilebilir, mükemmelleştirilebilir bir oyunun tasarımıydı ama Real her zaman olduğu gibi, yeteneğe angaje olmuştu.

Şehir süper ligde takım 2. sınıf

Amedspor şampiyonlara yakışır, coşkulu bir taraftar karşısında ve desteğinde maçlara çıkıyor. Süper ligde bile, eşine az rastlanır kalabalık ve arzulu bir taraftar topluluğu on ikinci adam görevini neredeyse kusursuzca yerine getiriyor. Taraftar maçın atmosferini değiştiriyor ve Amedspor’a işi bitirme sorumluluğunu bırakıyor. Elinden gelse o taraftar o işi de yapacak ama nafile, yeşil çimlere ayak basmaları yasak!

Aldırma Farioli aldırma…

Alanyaspor teknik direktörü Farioli, futbolun bir oyun olduğunu, bir müzik bestesindeki bütün notaları işaret eden kompozitör gibi, oyunun bütün dinamiklerine tek tek dokunarak herkese...

Avcı kaybetmedi, futbol kazanmadı

Anadolu futbol devriminin potansiyel önderi olarak Trabzonspor, bu maçları otobana dönüştüremiyorsa, o devrim için umutlanmaya hiçbir nedenim kalmaz. Mesele sadece şampiyon olmak değil ki! Mutlaka biri şampiyon olacak, her yıl biri şampiyon oluyor zaten. Bütün mesele nasıl bir şampiyon olduğun. (...) Anlaşılan Avcı için şampiyonluktan daha değerli bir anlam yok; belki de haklıdır. Belki de şampiyon olmak en değerli armağandır.

Bilinç, Yetenek ve Organizasyon

"Söz konusu makûs talihi değiştirmek için ithal edilen deneyimli beyinlerden istenilen sonuçların devşirilemediği de apaçık ortada. Del Bosque geldi gitti. Aragones geldi gitti. Rijkaard geldi gitti. Schuster geldi gitti. Löw geldi gitti. Hiddink geldi gitti. Kimi köylüydü kimi semt kasabıydı kimi de aslında bir futbol cahiliydi. Ne de olsa herkes onlardan çok daha iyi biliyordu."

Trabzonspor ‘adalet’ aramıyor; ‘şampiyon’ olmak istiyor

Trabzonspor 'rakibini alt etmek için hayatını riske eden o şövalye' gibi oynamadı ya da bu maçı ve maçın talebini öyle yorumlamadı. Sahada mağduriyetin enerjisi hiç yoktu. Sanki Trabzonspor şikeci rakibiyle helalleşmiş gibi, saf akla dayanan bir oyun oynadı. Adalet arayışından, tatmin duygusundan zere eser kalmamış gibiydi. O hesap kapanmış ve yeni bir sayfa açılmış gibiydi.

Pep Guardiola

Guardiola’nın kurguladığı futbolun kusursuzluğu ve zenginliği, oynadığı oyunun şaşırtıcı yapısından kaynaklanıyor olmasıdır. Bu oyunun hayranlık uyandıran inceliği, salt hünerli ayakların büyüleyici dokunuşlarından ibaret değildir. Oyunun işleyişinde hünerli ayakların, en çok hüner gerektirmeyen işlere gönüllü soyunmasıdır.

Farioli’nin dramı ve Avcı’nın zekası

Farioli’nin makinası dişlileri yalama yapmış pancar motoru gibi, sadece kuru gürültü çıkararak çalıştı ve yüksek oranda kendi gürültüsünde boğuldu. Farioli doğru bir oyun kurgulamıştı ve bu oyundan sonuç almak mümkündü. Ama oyuncular o oyunu oynayacak beceri ve özgürlük karakterini sergilemeyince, bu oyunun panzehrini elinde tutan Avcı maçı ve oyunu alıp götürdü.

Güvercin ürkekliği şampiyon yapmaz

Trabzonspor maçı kişisel çabalar sonucu aldı demek haksız olmasa bile, gerçeğin sadece yarısını ifade eden bir tespit olur. Trabzonspor kendi kalesini çok doğru biçimde savundu. Top rakibe geçince bütün oyuncular savunma pozisyonlarını güçlendirdi. Zaten bu sezon Trabzonspor'un başarısında en büyük rolü oynayan bu defansif reflekslerdir. Ama sadece savunma bir takımı şampiyon yapmaya yetmez. Yetse bile o şampiyon, şampiyonlar liginde tel, tel dökülür.

Farioli Torrent’e karşı

Galatasaray genç ve dinamik bir takım, bazı şeylerin zaman alacağını ben de biliyorum ama zamanı böyle zırva şeyler ile harcamak hiç doğru değil. Sağlam bir oyun planı için sabretmek doğru ama o oyun, bu oyun değil.

Maçın ruhu Kürtçe aklı Türkçe

Boşuna her maçın ruhunu taraftar temsil ediyor denilmiyor. Amedspor taraftarı maçın ruhu olduğunu bu maçta da kanıtladı. Maçın ruhu kesinlikle Kürtçenin direnişçi karakterinin sonucuydu. Taraftar, nasıl bir hayat yaşıyorsa ve bu hayatın sorunlarını çözmek için nasıl bedeller ödüyorsa öyle ve ona uygun bir direniş ruhunu sahaya taşıdı ve maça egemen kıldı.

Galatasaray umduğumdan daha iyi

Yorgunluktan kaynaklanan iki hata ve iki gol. Tabelaya bu yansıdı. Ama oyun kesinlikle Galatasaray'ın doğru yolda olduğunu gösterdi. Biraz daha fit ve dikkatli bir Galatasaray sadece kazanmaya devam etmeyecek, eğer sabır gösterilirse, bu oyunla Domenec Torrent Galatasaray şahsında belki Türk futbolunun kaderini değiştirecek.

Galatasaray’ın sabırdan başka hiçbir şeye ihtiyacı yok

Barcelona’da Bayern Münih’te ve son olarak Manchester City’de bu baş döndürücü oyunun hamurunu yoğuran adamlardan birisi şimdi Galatasaray fırınında işbaşı yaptı. Bu adamın zamana ihtiyacı var. Herkes bildiklerine ve yaptıklarına saygı duyarak ona ihtiyaç duyduğu zamanı tanımalıdır.

Olympos dağındaki Terim

İddiasına girerim, bu oyunu dünyanın bütün teknik adamlarına göstersek, söyleyecekleri ilk ve belki tek şey zulüm olur. Ne Guardiola ne Klopp ne de Marcello Bielsa, kendi oyuncularını böylesine gayri insani koşullara terk etmez, onlara bunu reva görmez.

Trabzonspor’un oyunu müphemleşiyor mu?

Trabzonspor birinci bölgesine, dört kişiyle baskı yapan Başakşehir, Trabzonun her vuruşundan sonra geriye koşma zahmetine katlanmadan, uzun topları, toplayarak, Trabzonspor yarı sahasında kalmayı başardı. Ve ister inanın ister inanmayın, bu durum doksan dakika sürdü ve maçın o-o bitmesini de sağladı. Okaka, Visca, Aleksiç ve Gulbrandsen’nin gölge ve yalancı birinci bölge baskısı, Trabzon'u gitar teli gibi germeye yetti.

Gövdesiz oyun ve arızalı derbi

Beşiktaş ve Fenerbahçe çok benzer bir yapıda maça çıktı. Her iki takım da oynamak yerine, oynamamayı amaç edinmişti. Çünkü hakikatten o oyuncuların oynayabileceği bir oyun tasarlanmamıştı. Bir an tasarlandığını varsaysak bile, bunu sahaya yansıtacak olgun bir irade görmedik. Bu yanıyla derbi arızalardan geçilmedi. Söz gelimi her iki takım da geriden hedef ve seçenek gözeterek çıkmayı başaramadı.

Abdullah Avcı neden risk alıyor?

Zaten bütün rakiplerin gardı düşmüş. O zaman bu riskli oyun niye? Trabzonspor risksiz bir şampiyonluk istiyorsa, eski normaline geri dönmelidir. Savunmanın öncelikli olduğu o ustalaştığı oyuna.

Bilen aklı bilen akıl, Avcı oldu

Trabzonspor, Hegel’in ifadesiyle, ‘’bilen aklı bilen akıl’’ aklı bildiği için, kendini çok çabuk uyarladı ve maçı cebine koyup evine zaferle döndü. Abdullah Avcı, kendi aklında ısrar etmedi. Aklını geri çekti ve Fransceco’nun aklını okumaya başladı. Bulduğu çözümler de ona üç puan olarak geri döndü.

Terim’in deli fişek oyunu

Taraftarın oyunun temposunda belirleyici bir role sahip olduğu "pandemi futbolu’’ icra edilirken açıkça görüldü. Tribünlerden gelen enerji, oyunun hangi tempoyla oynanması gerektiğini belirliyor. Tempoyu taraftara havale eden Terim, Marsilya maçında, bu akıllı kararlılığının meyvesini ziyadesiyle aldı.

Ağır psikolojik derbi

Pereira, Terim’in bu maçı nasıl yorumlayacağını doğru okumuş; o nedenle dörtlü savunma ile oyuna başladı. Amaç alan savunmasıyla markaja gerek olmadan, Galatasaray hücumcularını etkisiz hale getirmekti. Plan kısmen başarılı oldu.