PATRONUMUZ OL
Mücahit Bilici
Üniversitenin geleceği
Değerli bir dost üniversitenin geleceği konusunda yazmam gerektiği konusunda provokatif bir telkinde bulundu. Bir krize dair düşünme lüzumu kendini hissettirdiğinden kayıtsız kalamadım. Akademinin geleceği konusunda olumlu şeyler söylemek gittikçe zorlaşıyor.
Dünya bildiğin gibidir
İnsanlar aleminde iyilik de kötülük de sende kalmıyor, etrafa (kainata) bulaşıyor. İyiliğin taşıyıcısı olmak en büyük imtihanımızdır. Hüsn-ü zan eden etrafını güzelleştirir. Suizan eden ise etrafını güvensizleştirir.
Parça ve Bütün (Vahidiyet ile Ehadiyet)
Bir şiir veya şarkıda denildiği gibi eğer kendin veya birisi için “güneş topla”mak istersen bunu iki şekilde yapabilirsin: Parçaların bütününde parçaları toplayarak (Vahidiyet) veya her parçada bütünü bularak (Ehadiyet).
İnsan ve Gelecek
Sürgüne gönderilen ruhun bedendeki kalıntılarını bugünün bilinç dünyasında psikologlar, sosyologlar çeşitli keşiflerle tekrar piyasaya sunuyorlar. Beden dili yahut habitus gibi derin keşfiyatı işittiğinizde size ruhtan bahs ediliyor.
Ritüel: Kalp kadar kalıp da önemli
Ritüeller bize rağmen bizi iyileştirmek için geleneğin bize ulaştırdığı tutamaklar veya sığınaklardır. Her ritüelde görünmez köklerimiz olan gelenek gelip tek tek içimizden geçer.
Başkasının ağrısı ve insan olmak
Kendinden ve kendi çıkarından ibaret hale gelmiş bir insan artık insan olmaktan çıkmıştır. Zira insan, çıkar hesabının gelip elektrik gibi içinden geçtiği bir iletken değildir.
BELAĞAT: Yerindeliğin kıvamı tutturması
Belağat, kuralı olmayan doğruluktur. Yerindeliğin kıvamı tutturmasıdır. O yüzden doğaya değil, insana ait bir kavramdır.
Şükür: Neden teşekkür ederiz?
Mücahit Bilici, Ramazan boyu yazılarıyla her gün Serbestiyet’te: “Şükür insanın varlığa şahitliğidir. Şükür, olma borcunun ödenme formudur.”
Deccalin görünümleri
Deccal tarih içinde akan kötülüğün yer yer bir suret kazanıp göründüğü bir akıntının adıdır. Mehdi veya Mesih ise tarih içinde akan iyiliğin yer yer bir suret kazanıp göründüğü akıntının adıdır. Bu akıntıların ikisi de bütün dinlerden daha eskidir.
İsmet Özel Said Nursi’yi neden kıskanıyor?
Peki Said Nursi’deki bu radikal yerlilik karşısında İsmet Özel’in durduğu yer neresidir? İsmet Özel’in Said Nursi aleyhinde söyledikleri (çoğu gayriciddi) ifadelerden ne tür bir sonuç çıkarmak gerekir?
İsmet Özel: Bir dava adamının aktif nihilizmi
İsmi gündemden düşmeyen, fikirleri sert tartışmalara yolaçan, şiirleri bütün bir İslamcı (ve İslamcı olmayan) kuşağı etkileyen, günümüz Türkiye'sinin kültürel-politik etosunda derin izler bırakan şair İsmet Özel kimdir, ne yapmak istiyor?
Beleş hamaset, boş balon
Maalesef çoğu kişi tatlı yalanları acı gerçeklere tercih ediyor. Tatlı olduğu için yalana karşı kendini savunmasız bırakan bu tür kitleler doğal olarak fırsatçı demagogların eline düşerler.
Yasa çağı bitti, hayat tekrar başlıyor
Dünya değişti. Yasa çağı bitti, hayat tekrar başlıyor. Bir inkılabın içinde değilsek eğer, eşiğindeyiz. Yasa yasama yapamadığı için hasta ve yasta. Peki, yasanın yerini ne alacak?
Sekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek?
Gökhan Bacık, Müslümanların modernleşme sorunları bağlamında çarpıcı bir örnek veriyor. Bir odada insanların elinde bir balon var, kırmızı bir balon. Onu şişiriyorlar, oynamak için. Şişiriyorlar, sonra biraz daha şişiriyorlar. O kadar ki balon artık oda kadar şişiyor. Yani balon odaya veya odada başka bir şeye izin vermeyecek kadar herşeyleşiyor. Bu örnekte oda dünya veya hayat iken kırmızı balonu da din olarak düşünebilirsiniz. Yani odada hem balona yer var hem de odada balonun bir yeri var. Ama balon oda kadar büyürse (yani din hayatın her alanına yayılan, empoze edilen, herşeyi kapsayan bir konuma getirilirse) bir sorun var denmek isteniyor. Bana kalırsa odadaki balon örneğinde metafor doğru olmakla birlikte ilişkinin tarafları sanki ters tanımlanmış.
Teostrateji yahut Din ve Dünya ilişkisinde kalibrasyon sorunu
Son zamanlarda artan deizm, ateizm, irtidat teşebbüslerinin neden yaygınlaştığı sorusu üzerinde düşünülmesi gereken bir soru. Yeni sorulara eski cevaplar vermekle sorunu çözmek zor. Dinden kaçışın sebebi dünya sevgisi değil, din ve dünya arasında yaşanan kopernik devriminin hesaba katılmaması ve dinden maksadın yenilenememesi.
Savunma Sanayii Repertuarında Kürdîli Hicazkar niye yok?
İsimlerin sosyolojisi üzerine kalınca bir risale yazılabilir. Zira isimler sadece bir isim olmaktan öte bir ağırlığa sahip. İsimlerin yükü altında şekilleniyor hayat, imlasını buluyor karşılaşmalar. Eğer bir toplumun trend falına bakılacaksa isimler bunun için fena bir adres olmaz. En yaygın bebek isimleri sıralamasında Alparslan isminin yakın zamanda Mehmet isminin önüne geçmesi herhalde bize birşeyler anlatıyordur.
Kemalizm’in dindarlarca rehabilitasyonu
Kemalizmin dindarlarca rehabilitasyonu Mustafa Kemal’in yeni statüsünü belirleyecek. Belki de laiklerin Post-Post-Kemalizmi ile dindarların Post-Anti-Kemalizmi buluşup anlaşacaklar. Bu sürecin muhtemel sonucu Kemalizmin dindar bir versiyonu olacak gibi görünüyor.
Heidegger’in Kulübesi’nin Heidegger’in Felsefesi ile ilgisi var mı?
Heidegger’in Avrupalı-olmayanlar nezdinde bu denli yankı bulması bir tesadüf değildir. Heidegger’in Avrupa-dışı gerçekliğe Avrupa’dan açılmış bir dil olması onun Avrupalılar(l)a konuşmak durumunda olan dünyanın başka coğrafyalarındaki insanlarca rağbet görmesine yolaçmıştır. Heidegger’de felsefe Avrupalı olmayana konuşabilir hale gelmiştir. Çünkü Heidegger’de felsefe bir anlamda aslına yani “düşünceye” irca olunuyor. Bu elemental özelliği onu Avrupa-dışı’na da taşıyan şeydir. Heidegger’de merkezilik kazanan şey, seleflerinin açtığı yolun zorunlu yolcusu olan bir “felsefe” değil metafiziğin katılaşmasına izin vermeyen bir başlangıçsal “düşünme”dir.
Akademi hakikatin peşinde midir?
Akademi büyük bir israftır desem haksızlık olur. Ancak acı gerçek şudur: Normalde akademik üretimin yüzde doksanı zayiattır. Kimine göre dolgu malzemesidir, diğer kısım kırılmasın veya taşınabilsin diye. İyimser bir nazarla katlanılması gereken bir ekosistem unsuru olduğu söylenebilir. Birkaç yerde çiçek açsın diye geniş bir bahçede yeşillik lazımdır. Keşke sorun sadece vasatlık olsaydı. Akademideki amaca yabancılaşma düzeyi aslında korkunç boyutlardadır. Ama ağlayanı yoktur.
Tanrı’nın Ölümü, İnsanın Ölümü
Tanrı'nın arkeolojisini yapınca karşınıza insanın insaniyet hakikati çıkıyor. Ya ikisini birden kaybediyorsunuz, ya da birini kazanmaya çalışınca ikinciyi de yeni bir şekilde kurmakla meşgulsünüz.
Türkiye’nin dilleri, İslam’ın lehçeleri, Allah’ın ayetleri
Bir dile düşmanlık yapanlar hakiki medeniyet düşmanlarıdır. Kürtçe, Türkçe (ve hatta Arapça) gibi ve onun yanısıra bu ülkenin bir anadilidir. Kürtçe, Kürtçe'ye dil uzatan herkesten daha yerli, daha kadim, daha buraya aittir.
Üniversitenin krizi
Üniversiteler hiç olmadıkları kadar zor bir zamanda yaşıyor. Hem dünyada hem Türkiye’de kaynakları kıt olabilir, fonları kesilmiş olabilir, politik baskı görüyor olabilirler. Ama bunların hiçbiri yaşadıkları asıl kriz karşısında bir ağırlık ifade etmiyor. Çok daha yapısal bir kriz içindeler: Bilgi üretim silosunun patlaması.
Yapıttan Yapana: Zatî olana yolculuk
Dünya dediğimiz şey iki insan arasında gerilmiş boşluğa verilen isimdir. O boşluğu söz ve eylemlerimizle iskana uğratır, kalabalıklaştırırız. Anlamak, o kalabalığı aşıp, boşluğun oluşturduğu gürültüyü geçip muhataba varmaktır.
Trump-Erdoğan görüşmesine hile karıştı mı?
Erdoğan-Trump görüşmesinin sunum ve algılanma biçimlerini gördükçe insan hayret ediyor. Tarafgirliğin, bariz durumları bile bu kadar çarpıtması insana dair çok şey söylüyor. Amerikan iç siyasetini bilenler gayet iyi bilir ki Trump yıllardır ısrarla seçimlere hile karıştırıldığını söyleyip duruyor. Erdoğan’ı kendi yalnızlık ve mağduriyetine empati yapacak bir lider olarak gördüğü için sen bu işleri bilirsin anlamında kullandı o ifadeleri. Yoksa Trump’ın Türkiye’deki seçimlere dair ne bilgisi var ne de seçimler onun umurunda.
Tektonik Kırılmalar: Liberalizmin Tasfiyesi ve Müslümanlar
Liberal dünya hızla tasfiye ediliyor. Uzunca bir süre demokrasi, sivil toplum, çokkültürlülük gibi sevimli kavramları duymayacağız. Dünyada bir dönem kapandı. Küresel bir engizisyon rejimi perdenin gerisinden perdenin berisine geçiş yaptı.
Panoptikon’dan Palantir’e: İnsan kalesi nasıl düştü
İnternetin değdiği her yere kolları uzanabilen görünmez bir ahtapotvarı canavarın eline düşmüş durumdayız. Panoptikon bir bina idi bu yeni canavar ise yapay zekaya dayalı bir yazılım şirketi. Adı Palantır. Hapishane değil ama bir nezarathane. Hatta bir suikast cihazı. Geleceği görmek, olacağı önceden tahmin etmek iddiasında bir istihbarat şirketi. Her ne kadar sağlık ve idari bazı amaçlar için hedef kitle belirlemek gibi hizmetler de verdiğini iddia etse bile son tahlilde askeri amaçlar ve savaş mantığı için kurulmuş bir şirket.
Plazma Toplumu: Bir sinyal okyanusunda yüzen balıklar gibiyiz
Her neyi kullanırsan o da seni kullanıyor. Kullandığın app’ler seni kullanıyor. Fakat geldiğimiz nokta bundan da öte bir durum. Artık mektubun (mesaj) gideceği bir mesafe kalmadığı için mesaj ve vasat ayırımı anlamını gittikçe yitiriyor. Kullandıkların seni kullanır iken artık kullandığın şeylerden ibaret hale geliyorsun. Bugün bir sinyal okyanusunda yüzen balıklar gibiyiz.
Tanrı ve kötülük sorunu: Özgürlüğün kör noktası
Bu yaklaşımların kimisi Tanrı’yı yüceltmek için insanın, kimisi de insanı sorumlu kılmak için Tanrı’nın elini kolunu bağlama yoluna gitti. Ortayolu tutturmak isteyen devekuşu misali çözümler de itikadi olarak yeterli olsa bile felsefi olarak tatmin edici olamıyor.
Son vatanı Türkiye olanlar ilk vatanı Türkiye olanlara vatanseverlik dersi veremez
Milyonlarca Kürt şunu diyor: Biz Kürdüz, Türkiye bizim vatanımız. Zorla bize Türk dedirtemezsiniz. Bu ülkenin sahibi biziz, daha dün gelip Türklük etiketinin arkasına saklanıp bize Türklük dersi vermeye kalkanlar değil. Sizin ırkçı milliyetçiliğiniz haram, bizim fıtri Kürtlüğümüz ise helaldir. Bize muhatap, vatandaş ve kardeş olmaya hak kazanabilmeniz için istiğfar edip ırkçılığınızı terketmeniz gerekiyor.
Hıristiyanlıktaki “kurtuluş” fikrinin İslamda yeri olabilir mi?
Hıristiyanlıktakine benzer bir “kurtuluş” fikri İslamda var mıdır? İslama nasıl, niye girmiştir ve ne işe yaramaktadır? Hıristiyanlıkta olduğu gibi İslamda da “kurtuluş” fikrine gerçekten ihtiyaç var mı?
EN SON HABERLER