Bloomberg’in ortaya çıkardığı kayıt, Trump’ın özel elçisi Steve Witkoff’un, Ukrayna savaşını bitirmek için hazırlanan 28 maddelik planın daha en başında Kremlin’le koordinasyon içinde çalıştığını, Putin’e Trump’a nasıl yaklaşması gerektiğine kadar tavsiyeler verdiğini gösteriyor. Plan bugün Kiev’e “kabul baskısı” yapılmasının temelini oluşturuyor. Trump: “Ses kaydını duymadım ama standart bir müzakere olduğunu duydum”
4 aydır kayıp olan Irakı Kürt Metin Wehab, ailesine gönderdiği videoda “Ben Rusya'dayım, Ukrayna'ya karşı savaşıyorum' dedi. Ağabeyi: “İşin çok iyi olduğunu, maaşın yüksek olduğunu, evin, pasaportun ve Rus bir eşin ‘garanti’ olduğunu söylemişler. Gençler kanıp gidiyorlar ama onlara savaş cephesine gideceklerini söylemiyorlar.” Aynı şekilde giden başka bir Kürt: “Aramızda çok sayıda Kürt ve Iraklı Arap var.”
Macron açıkladı: “Ukrayna’da güvence güçlerini oluşturuyoruz. Bu şu demek: Fransız ve Avrupalı askerlerin yanı sıra, İngiliz, Fransız ve Türk askerleri de barış imzalandığı gün yani bir savaş bağlamında değil güvenlik ve eğitim faaliyetleri yürütmek üzere orada olacak.”
Trump yönetiminin hazırladığı Ukrayna barış planının basına sızmasının ardından Avrupalı yetkililer ve ABD’li Kongre üyeleri “Rus yanlısı” bularak tepki gösterdi. ABD, anlaşmanın Ukrayna için daha kabul edilebilir olması amacıyla değişiklikler yapmayı kabul etti. Planın 28 maddeden 19 maddeye indirildiği iddia ediliyor.
KCK Yöneticisi Mustafa Karasu: “CHP’nin bu tutumu en başta Selahattin Demirtaş’a saygısızlıktır. O da o heyetin Öcalan’ın yanına gitmesini herkesten çok ister. Selahattin Demirtaş ismini dillerine almasınlar; o da bu halkın içinden çıkmış değerli bir siyasetçi olarak Önder Apo’yu baş müzakereci olarak görüyor. Var mı ana dilde eğitim programınız? Yerel demokrasi veya anayasal güvence vaadiniz var mı? CHP’nin mevcut tutumu demokratik değil, Kürt halkının iradesine saygı göstermeyen bir yaklaşımdır.”