Bahçeli, Sabah’a konuştu: “Ahmet Türk görevine iade edilmeli. Aynı şekilde Ahmet Özer de. Yolsuzluk ya da yasadışı davranışlar ayrı konu; geçmişte PKK ilgili bazı düşüncelerini paylaşması ayrı konu. Türkiye barış sürecine girdiyse Ahmet Özer tahliye edilmeli. Türkiye'nin meselesi huzurdur, barıştır. Herkese sorumluluk düşüyor. PKK bu sorumluluğu üstlenmiştir, Türkiye'deki yasal partiler de en az PKK kadar sorumluluk almak zorundadır. (CHP) Dış müdahalelerle başkaları yön vermeye çalışmamalı. Geçmişte bize de benzer bir müdahaleye yapmaya çalıştılar. CHP'de iç meseleleri çözecek çok yetenekli şahsiyetler var. Kendi içerisinde bu durumu aşacağını düşünüyorum. Tartışmalar bizim meselemiz değil.”
ABD Başkanı Donald Trump’ın destekçisi sosyal medya fenomeni Charlie Kirk suikastının faili olmakla suçlanan 22 yaşındaki Tyler Robinson gözaltına alındı.
Suikastın yapıldığı Utah’ın valisi Spencer...
Komisyon, iş dünyası temsilcilerini dinledi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: “Kimsenin inancından, fikrinden, kökeninden ya da aidiyetinden dolayı ayrıştırılmadığı bir ülkenin en sağlam temeli terörsüz Türkiye’dir. Türkiye birinci sınıf bir demokrasiye sahip olmalı, üniter yapısı korunmalıdır.” TÜSİAD Başkan Yardımcısı Bülent Ozan Diren: “Özgürlükler kısıtlanmadan demokratik adımlar hızlıca atılmalıdır. Demokrasi ve hukuk devleti ilkesini tartışılmayacak düzeye getirmek barışın da kalkınmanın da esasıdır.”
Hollanda, İsrail’in katılımı halinde 2026 Eurovision Şarkı Yarışması’ndan çekilme tehdidinde bulunan ülkelere katıldı. Ulusal yayın kuruluşu AvroTros, bugün yaptığı açıklamada kararın, Gazze’de yaşanan can...
Anayasa Hukukçusu Kemal Gözler, CHP Kurultayı'nın iptali için açılan davayı yazdı: "Seçim hukukunun ve seçim yargısının kendine özgü bir mantığı vardır. Bazılarımızın, iyi niyetle, bu mantığı gayri adil bulduğunu biliyorum. Ama seçim yargısı, adlî yargı gibi bir yargı kolu değildir. Seçim itirazları, beğenseniz de beğenmesiniz de, bir iki gün içinde kesin olarak karara bağlanması gereken itirazlardır. Böyle bir alanda adlî yargı mahiyeti gereği çalışamaz. Bu alana adlî yargının sokulması, seçimlerin uzun süre tartışmalı hâlde kalması sonucunu doğurur. Böyle bir şey ise, ülkenin demokrasisini şaibeli hâle getirir ve kamu düzenini de ciddi şekilde tehdit eder."