Manşet

Alman Prens ve darbeci arkadaşları: Berlin’de hakimler var, ama biri darbeci

Bu hafta Almanya tarihinin en büyük polis baskını düzenlendi. 3.000 polis 130 noktayı bastı, 25 kişi tutuklandı. Polis, Vatansever Birliği adındaki bir terör örgütünü çökertti. 71 yaşındaki Alman bir prens olan 13. Heinrich liderliğindeki örgüt, silahlı eylem ve darbe hazırlığındaydı. Darbe başarılı olsaydı Heinrich, ülkenin yeni lideri olacaktı. Örgütün kabine listesi, ilk 100 gün eylem planları dahi hazırdı. Örgüt üye listesi ise oldukça ilginç, hala görev yapan bir hakim, eski bir milletvekili, ünlü bir restoran şefi ve orduda hala aktif görevde bulunan bir komando. Almanya bu darbeyi kansız bir şekilde bastırmayı başardı, fakat radikalleşmiş gruplarla mücadelesi devam edecek gibi duruyor.

Bildiğimiz insanlık tarihi eksik. Ama ne kadar eksik?

Graham Hancock İngiliz gazeteci, yazar ve araştırmacı. Yayınlanmış 12 kitabının konusu “insanlığın kayıp tarihi ve kültürü”. GrHancock bu sefer Netflix’te yayınlanan bir belgesel hazırlamış. Kadim Uyarlıklar belgeseli insanlığın tarih öncesini inceleyen akademik kurumları hedef alarak, onların teorilerine kışkırtıcı bir şekilde meydan okuyan bir dizi-belgesel. Belgeselin en önemli önermelerinden biri de bu teorinin merkezinde olan Göbeklitepe. Dünyanın ilk gözlem evi olarak anılmaya başlanan Göbeklitepe’nin sadece bir gözlemevi olmak için değil, bin yıllar boyunca; şaşmaksızın, inatla, aynı amaç için yeniden ve yeniden inşa edildiğinin altını çiziyor Graham Hancock. Peki, 12,000 yıl önce bir anda insanlık böyle bir yapıyı neden inşa etsin?

RÖPORTAJ | Tahran’da cop kullanıyorlar, Rojhelat’ta kurşun

İran’da Jina (Mahsa) Amini’nin öldürülmesiyle başlayan ayaklanma analizlerde 2009 yılındaki Yeşil Hareket ve 2019’daki protestoların bağlamında inceleniyor. Uzmanlar bu iki dalga ile bu yılki ayaklanma arasındaki benzerlik ve farklılıklara odaklanıyor. Ayaklanmayı İran’daki kuvvetlenen feminist hareketin uzantısı olarak görenler de artışta. Bu anlatılarda ayaklanmanın Kürt hikayesi genellikle görmezden geliniyor. Bu boşluğu doldurmak için Hengaw ile çalışan Rojhelat (Doğu) Kürdistanlı aktivist Gordyaen Benyamin Jermayi ile konuştuk: “Acem toplumunun protestoları anlatımında tamamen dürüst olmadığını söylemem gerek. Bir İran devriminden bahsederken Kürt özellikleri genelde görmezden geliyorlar. Hareket Kürt bir kadının öldürülmesiyle başladı. Protestolar ilk Kürdistan’da boy gösterdi. Hepsinde ünlü bir Kürt sloganı kullanıldı.”

Sıcak Kafa: “Edinilmiş akıl yürütme yoksunluğu sendromu”yla başa çıkabilecek miyiz?

Devlet, sorunun gerçekten çözülmesi ile ilgilenmiyor, oradan oraya uzanan çok sayıda koluyla yine yeniden sadece kendisiyle meşgul, bildiğimiz güvenlikçi politikaların arkasından koşuyor. Devlet adamları aşina olduğumuz kişisel çıkarların, boş ideolojilerin peşinde. Salgın ilerledikçe, sıkı güvenlik önlemleri alınıyor, abuklar izole edilmeye çalışılıyor ve kentin bazı bölgelerine hapsediliyorlar. Böylece abukların hayatları hiçe sayılırken, “abuklamalar” henüz kontamine olmamış insanlardan uzak tutulmaya çalışılıyor. Devlet hastalığa bir çare bulmaktan gittikçe kopmuş. Salgınla Mücadele Kurumu ve Kanunu sertleştikçe sertleşiyor.
- Advertisement -

ÇEVİRİ | Orhan Pamuk: İskambil oynayanların romanını yazıyorum, 1942’de İstanbul’da geçiyor

Orhan Pamuk: “Şimdi iskambil oynayan kişiler hakkında bir roman yazıyorum. Romandaki olaylar 1942 yılında, İkinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'da geçiyor. Bu yüzden iskambil kartlarının tarihi hakkında belli başlı kitaplar okuyorum. Romanım Masumiyet Müzesi bir dizi olabilir. Şu an başka biri tarafından yazılmış olan senaryoyu kontrol ediyorum.”

En Son Çıkanlar